Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 294  Kasım 2008 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Bu olgu sunumu metatars kırıkları sonrası gelişen tip 1 kompleks bölgesel ağrı sendromu nedeniyle yapı lan fizik tedavi sırasında süregen senkopu olan genç bir erkek hasta konusundadır. Hastanın yönlendirildiği Acil Bölümünde Brugada sendromu tanısı kon

Fizik Tedavi Sırasında Brugada Sendromu:Bir Olgu Sunumu

Bu olgu sunumu metatars kırıkları sonrası gelişen tip 1 kompleks bölgesel ağrı sendromu nedeniyle yapı lan fizik tedavi sırasında süregen senkopu olan genç bir erkek hasta konusundadır. Hastanın yönlendirildiği Acil Bölümünde Brugada sendromu tanısı kondu. Profilaktik olarak kardiyoversiyon defibrilatörü başarılı olarak yerleştirildi. Bu işlem sonrası ayak ağrısı için fizik tedavi almasında herhangi bir kontraindikasyon kalmadı. Bu olgu sunumunda kompleks bölgesel ağrı sendromu tip 1 ya da fizik tedavi ile Brugada arasında belirgin bir nedensel ilişki saptanmadı. Fakat bununla birlikte bu tür tedaviler sırasında hipertermi olabilir bu da genelde ritim bozukluğu ile ilişkili bir durumdur.

Jan Paul M Frölke*1, Almar WA Bruggeman2,Frank PAJ Klomp3 ve Joep LRM Smeets4

Kapak Resmi:
18 Ağustos 2008 Cases Journal 2008, 1:107 doi:10.1186/1757- 1626-1-107

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Herediter Anjiyoödem Fizyopatolojisini Hedef Alan Yeni Tedaviler Herediter anjiyoödem, C1-inhibitör (C-1 esteraz inhibitörü) eksikliğinden kaynaklanan, ciddi bir sağ- lık sorunudur. Bu eksiklik, C1-inhibitör sentezini denetleyen ve plazmadaki çok sayıda ardışık olayları düzenleyen gendeki bir kusur nedeniyledir. Prevalansının düşük olmasına ve 1:10 000 – 1: 50 000 arasında değişmesine rağmen herediter anjiyoödem; hatırı sayılır derecede ağrıyla, asteniyle, yaşam kalitesinin azalmasıyla ve kimi zaman ölümle sonuçlanabilir. Herediter anjiyoödem, C1-inhibitör (C-1 esteraz inhibitörü) eksikliğinden kaynaklanan, ciddi bir sağ- lık sorunudur. Bu eksiklik, C1-inhibitör sentezini denetleyen ve plazmadaki çok sayıda ardışık olayları düzenleyen gendeki bir kusur nedeniyledir. Prevalansının düşük olmasına ve 1:10 000 – 1: 50 000 arasında değişmesine rağmen h ...
Alvin E Davis III

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Histamin ile Tetiklenen Kaşıntı ve Ağrı ile İlişkisi Kaşıntı deri hastalıklarının majör komplikasyonlarından biridir. Kaşıntı ve püriritusa neden olan de- ğişik maddeler olmasına rağmen kaşıntıya yol açan endojen maddeler arasında en iyi bilineni histamindir. Histaminin yol açtığı kaşıntı bir süre çalışılmış olsa da kaşıntının altında yatan mekanizma ancak yeni yeni ortaya çıkmaya başladı. Kaşıntı deri hastalıklarının majör komplikasyonlarından biridir. Kaşıntı ve püriritusa neden olan de- ğişik maddeler olmasına rağmen kaşıntıya yol açan endojen maddeler arasında en iyi bilineni histamindir. Histaminin yol açtığı kaşıntı bir süre çalışılmış olsa da kaşıntının altında yatan mekanizma ancak yeni yeni ortaya çıkmaya başlad ...
Won-Sik Shim1 ve Uhtaek Oh*2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Artrit ve Ağrı Osteoartrit Ağrısının Kontrol Altına Alınması Eklemin kullanılması ve dinlenme sırasında hissedilen ağrı, klinik osteoartrit tablosunda baskın olanbelirtidir. Osteoartrit agrısının nedeni; başlıca mekanik yönlendiricilerin periferik sinirlerde ve merkezsinir sistemindeki agrı yollarında yer aldıgı, patolojik degişikliklere ugramış bir sinir sistemininanormal fonksiyon görmesidir. Eklemin kullanılması ve dinlenme sırasında hissedilen ağrı, klinik osteoartrit tablosunda baskın olan belirtidir. Osteoartrit agrısının nedeni; başlıca mekanik yönlendiricilerin periferik sinirlerde ve merkez sinir sistemindeki agrı yollarında yer aldıgı, patolojik degişikliklere ugramış bir sinir sisteminin anormal fonksiyon görmesidi ...
Andy Dray1 ve Simon J Read2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Akciğer Hastalıklarında Hoover Bulgusu:Moleküler Temel ve Klinik Anlamlılık 1920’lerde Hoover, ağır hava yolu tıkanıklığının bulgusu olarak kabul edilebilecek bir bulgu betimledi.Yatak başında kolayca saptanan bu bulgu yüzeyel bir fizik muayenede gözden kaçabilir. Hooverbulgusu tıkayıcı hava yolu hastalıklarında alt interkostal aralıkların inspiryumda çekilmesidir. Bu bulguaşırı havalanma nedeniyle diyafragmatik dinamiklerdeki değişimden kaynaklanır, düzleşmiş diyaframkot kenarlarında çekilmeye yol açar. 1920’lerde Hoover, ağır hava yolu tıkanıklığının bulgusu olarak kabul edilebilecek bir bulgu betimledi. Yatak başında kolayca saptanan bu bulgu yüzeyel bir fizik muayenede gözden kaçabilir. Hoover bulgusu tıkayıcı hava yolu hastalıklarında alt interkostal aralıkların inspiryumda çekilmesidir. Bu bulgu aşırı havalanma nedeniyle di ...
Chambless R Johnston III*1, Narayanaswamy Krishnaswamy1 ve Guha Krishnaswamy1,2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Yaşlılarda Hemoglobin, Anemi, Demans ve Bilişsel Düşüş: Sistematik Bir Derleme Ön bilgi: Anemi; demans veya bilişsel düşüş riskini artırabilir. Yüksek hemoglobin düzeylerinin inme riskini ve sonunda olası bilişsel bozulmayı artırdığına dair kanıtlar da bulunmaktadır. Yaşlılar daha fazla demans geliştirme riski altındadırlar ve anemiden sıkıntı çekme olasılıkları da daha fazladır, ancak bu ilişkiye değinen görece olarak az uzun süreli yayın bulunmaktadır. Ön bilgi: Anemi; demans veya bilişsel düşüş riskini artırabilir. Yüksek hemoglobin düzeylerinin inme riskini ve sonunda olası bilişsel bozulmayı artırdığına dair kanıtlar da bulunmaktadır. Yaşlılar daha fazla demans geliştirme riski altındadırlar ve anemiden sıkıntı çekme olasılıkları da daha fazladır, ancak bu ilişkiye değinen görece ...
Ruth Peters*1, Lisa Burch1, James Warner2 Nigel Beckett1,Christopher Bulpitt1 Ruth Poulter1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Deferiprone’un Hedefi Akonitaz: Friedreich Ataksisi Tedavisindeki Yeri Önbilgi: Friedreich Ataksisi, mitokondrideki demir kullanım bozukluğuna bağlı olarak demir-sülfür kümesi enzim kusuru gelişiminden köken alan, özellikle akonitaz enziminin etkilendiği, nörolojik bir hastalıktır. Hastalığın ilerlemesini önlemek için serbest mitokondriyal demirin şelasyonu önerilmektedir. Son yıllarda özellikle mitokondriyal demiri hedef alan deferiprone’un varlığı ile bu strateji üzerinde yeni bir ilgi oluşmuştur. Önbilgi: Friedreich Ataksisi, mitokondrideki demir kullanım bozukluğuna bağlı olarak demir-sülfür kümesi enzim kusuru gelişiminden köken alan, özellikle akonitaz enziminin etkilendiği, nörolojik bir hastalıktır. Hastalığın ilerlemesini önlemek için serbest mitokondriyal demirin şelasyonu önerilmektedir. Son yıllarda özellikle mitokondr ...
Sergio Goncalves, Vincent Paupe, Emmanuel P Dassa ve Pierre Rustin*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Dışkıda Aspirine, Nonsteroidal Anti-inflamatuvar İlaçlara ve Selektif Siklo-Oksijenaz-2 Giriş: Dışkı yoluyla kan kaybı 10’larca yıl önce, radyoaktif kromla işaretlenmiş otolog kan ve genellikle benzer yöntemler kullanılarak ölçülmüştür. Aspirin, nonsteroidal anti-inşamatuvar ilaç (NSAID) ve selektif siklo-oksijenaz-2 inhibitörleri kullanımına eşlik eden kan kaybının derecesini belirlemek amacıyla bu teknolojiye kullanan çalışmaları sistematik olarak inceledik. Giriş: Dışkı yoluyla kan kaybı 10’larca yıl önce, radyoaktif kromla işaretlenmiş otolog kan ve genellikle benzer yöntemler kullanılarak ölçülmüştür. Aspirin, nonsteroidal anti-inşamatuvar ilaç (NSAID) ve selektif siklo-oksijenaz-2 inhibitörleri kullanımına eşlik eden kan kaybının derecesini belirlemek amacıyla bu teknolojiye kull ...
R Andrew Moore, Sheena Derry ve Henry J McQuay

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Bebek Dostu İnisiyatifi Politikasının Uygulanması: Yeni Zelanda Devlet Hastanelerinde Durum Ön bilgi: Çalışmalar Bebek Dostu Hastane İnisiyatişeri (BDHİ) uygulandığında emzirme oranlarının arttığını göstermiştir. Bununla birlikte, BDHİ uygulamalarında olasılıkla çeşitli engeller söz konusudur. Bu bildiri Yeni Zelanda devlet hastanelerinde devlet tarafından yönetilmekte olan BDHİ uygulaması ile ilgili ampirik çalışma bildirilmektedir. Temel olarak BDHİ’nin ilk İki Adımının uygulanmasında karşılaşılan engellere odaklanmaktadır: BDHİ politikasının geliştirilmesi ve personele iletilmesi ve gerekli personel eğitiminin sağlanması. Ön bilgi: Çalışmalar Bebek Dostu Hastane İnisiyatişeri (BDHİ) uygulandığında emzirme oranlarının arttığını göstermiştir. Bununla birlikte, BDHİ uygulamalarında olasılıkla çeşitli engeller söz konusudur. Bu bildiri Yeni Zelanda devlet hastanelerinde devlet tarafından yönetilmekte olan BDHİ uygulaması ile ilgili ampirik çalışma bildirilm ...
Trinie Moore1, Robin Gauld*2 ve Sheila Williams1 ams1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Sınırda Gestasyonel Diabetes Mellitus ve Gebelik Sonuçları Ön bilgi: Pozitif oral glukoz yükleme testi (OGYT) ve normal oral glukoz tolerans testi (OGTT) olarak tanımlanan sınırda gestasyonel diabetes mellitusun (SGDM) annenin ve bebeğin sağlığı üzerindeki etkisi bilinmemektedir. Bu çalışmada, SGDM’li kadınlarda annenin ve bebeğin sağlık sonuçları değerlendirilmiş ve bu sonuçlar, gestasyonel diyabet için normal OGYT taramasına sahip kadınlarla karşı- laştırılmıştır. Ön bilgi: Pozitif oral glukoz yükleme testi (OGYT) ve normal oral glukoz tolerans testi (OGTT) olarak tanımlanan sınırda gestasyonel diabetes mellitusun (SGDM) annenin ve bebeğin sağlığı üzerindeki etkisi bilinmemektedir. Bu çalışmada, SGDM’li kadınlarda annenin ve bebeğin sağlık sonuçları değerlendirilmiş ve bu sonuçlar, gestasy ...
Hong Ju1, Alice R Rumbold2,Kristyn J Willson3 ve Caroline A Crowther*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız