Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 288  Mayıs 2008 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Ön bilgi: Kardiyak fibroz normal yaşlanma ile ortaya çıkar, ancak bu sürecin miktarı ve kalbin işlevi üzerindeki etkisi bilinmemektedir. Hipertansiyonu olmayan yaşlı hastada, fibrozun kollajenin artan birikiminden değil, azalmış yıkımından kaynaklandığı

Normotansif, Yaşlı Bir Atlette Kardiyak Fibroz:Olgu Sunumu ve Yayınların Derlemesi

Ön bilgi: Kardiyak fibroz normal yaşlanma ile ortaya çıkar, ancak bu sürecin miktarı ve kalbin işlevi üzerindeki etkisi bilinmemektedir. Hipertansiyonu olmayan yaşlı hastada, fibrozun kollajenin artan birikiminden değil, azalmış yıkımından kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu azalmış yıkımın nedeni bilinmemektedir. Atletler sıklıkla kardiyak hipertrofi geliştirirler ve güncel kanıtlar uzun dönemli fizik aktiviteyi interstisyel miyokard fibrozu gelişimi ile ilişkilendirmiştir. Bu egzersiz nedenli fibrozun düzenli mi olduğu ya da sadece genetik olarak yatkın kişilerde mi oluştuğu bilinmemektedir. Olgu sunumu: Burada aniden sepsis nedeniyle ölen, hipertansiyonu olmayan yaşlı bir atlet olgusunu sunduk. Otopsi sağ ve sol ventrikül boyunca fibroz odakları ve sol ventrikül boşluğunda belirgin daralma gösterdi. Bu bulgular yaşlanma, atletik aktivite ya da tanı konmamış bir medikal duruma ikincil olabilir. Sonuç: Yaş ve egzersizle ilişkili miyokard fibrozunun önemi ve gerçek insidansı gelecek araştırmaların bir alanıdır.

Shaheen E Lakhan*ve Lindsey Harle

Kapak Resmi:
Diagnostic Pathology 2008, 3:12 doi:10.1186/1746- 1596-3-12

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Hastanın Bakış Açısını Anlayarak Astım Kontrolü İyileştirilebilir mi? Klinik çalışmalar hastaların çoğunda astımın kontrol edilebileceğini göstermektedir, ancak iyi şekilde kontrol edilmeyen hasta hala önemli bir yük altındadır. Ulaşılan astım kontrol düzeyi hem sağlık çalışanlarının hem de hastaların davranışını yansıtır. Sağlık çalışanları için önemli bir güçlük, hastaları uygun tedaviye en iyi bağlılıkla, kendi kendine tedavi davranışları içine sokmaktır. Bu sorunlar özellikle astımın en fazla tedavi edildiği birinci basamakla ilgilidir. Klinik çalışmalar hastaların çoğunda astımın kontrol edilebileceğini göstermektedir, ancak iyi şekilde kontrol edilmeyen hasta hala önemli bir yük altındadır. Ulaşılan astım kontrol düzeyi hem sağlık çalışanlarının hem de hastaların davranışını yansıtır. Sağlık çalışanları için önemli bir güçlük, hastaları uygun tedaviye en iyi bağlıl ...
Rob Horne1, David Price*2, Jen Cleland3, Rui Costa4,Donna Covey5, Kevin Gruffydd-Jones6, John Haughney7, Svein Hoegh Henrichsen8, Alan Kaplan9 Arnulf Langhammer10, Anders Østrem11, Mike Thomas12, Thys van der Molen13, J Christian Virchow14 ve Siân William

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Hızlı İntraoperatif İnsülin İncelemesi: Çocuk Hastalarda İnsulinomanın Nezidiyoblastozisten Ayırt Edilmesi İçin Yeni Bir Yaklaşım Giriş: Bebeklik ve çocukluk çağındaki yineleyen ve kalıcı hipogliseminin en sık görülen nedeni hiperinsulinizmdir. Nedenleri arasında nezidiyoblastozis, insulinoma gibi pankreas adacık hücre tümörleri ve çoklu endokrin neoplazi sendromlarına bağlı olan nedenler yer almaktadır. Yeni olmakla birlikte ilerlemiş olan görüntüleme yöntemleri ile insulinomaların yerleşimlerinin girişimden önce belirlenmesi daha kesin bir şekilde yapılabilmektedir; nezidiyoblastozis ile insulinomanın ayrımı, özellikle çocuklarda çok kolay olmamaktadı r. Giriş: Bebeklik ve çocukluk çağındaki yineleyen ve kalıcı hipogliseminin en sık görülen nedeni hiperinsulinizmdir. Nedenleri arasında nezidiyoblastozis, insulinoma gibi pankreas adacık hücre tümörleri ve çoklu endokrin neoplazi sendromlarına bağlı olan nedenler yer almaktadır. Yeni olmakla birlikte ilerlemiş olan görüntüleme yöntemleri ...
Vivian E Strong*1, Alexander Shifrin2 ve William

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Bipolar Mani Hastasında Tirotoksikozu Fark Etmek: Bir Olgu Sunumu Ön bilgi: Mani belirtileri ile gelen hastalarda hipertiroidi ya da tirotoksikoz gibi altta yatan genel bir medikal sorunu dışlamak için tiroid stimüle edici hormon düzeyi sıklıkla ölçülür. Aslında hastanın başlangıçta bipolar mani nedeni ile tedavi edildiği ancak daha sonra bir tiroid hastalığına sahip olduğu tespit edilen birçok olgu bildirilmiştir. Ön bilgi: Mani belirtileri ile gelen hastalarda hipertiroidi ya da tirotoksikoz gibi altta yatan genel bir medikal sorunu dışlamak için tiroid stimüle edici hormon düzeyi sıklıkla ölçülür. Aslında hastanın başlangıçta bipolar mani nedeni ile tedavi edildiği ancak daha sonra bir tiroid hastalığına sahip olduğu tespit edilen birçok olg ...
Catherine See-Ning Lee*1,2 ve Burton Hutto1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Sistemik Sklerozdaki Terapötik Hedefler Sistemik sklerozun (SSc) kesin etiyolojisi henüz bilinmemektedir fakat son birkaç yılda altta yatan patojenik olaylar konusunda önemli gelişmeler elde edilmiş ve potansiyel olarak tedavi hedefi olabilecek önemli yolaklar ve aracılar bulunmuştur. SSc’nin klinik heterojenliği ve sık karşılaşılan difüz ve sınırlı kutanöz olarak adlandırılan iki tipinin olması, yani hastalığın farklı patogenezi durumu güçleştirmektedir. Sistemik sklerozun (SSc) kesin etiyolojisi henüz bilinmemektedir fakat son birkaç yılda altta yatan patojenik olaylar konusunda önemli gelişmeler elde edilmiş ve potansiyel olarak tedavi hedefi olabilecek önemli yolaklar ve aracılar bulunmuştur. SSc’nin klinik heterojenliği ve sık karşılaşılan difüz ve sınırlı kutanöz olarak adla ...
Christopher P Denton Centre for Rheumatology Royal Free and University College Medical School, Rowland Hill Street, London

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Sol Ventrikül Sistol Fonksiyon Bozukluğu Bulunan Kalp Yetersizliği Tanısında ve Risk Derecelendirmesinde Ekokardiyografinin Rolü Kalp yetersizliği (KY), ventrikülün dolum ya da kan pompalama fonksiyonunu bozan herhangi bir yapısal ya da fonksiyonel kalp hastalığından kaynaklanan karmaşık bir klinik sendromdur. Ekokardiyografi, sol ventrikül (LV) sistol fonksiyon bozukluğunun değerlendirilmesinde ve sistol kalp yetersizliğinin saptanması nda “altın standart”tır, LV dilatasyonu intrakardiyak geometrinin ve hemodinaminin bozulmasına yol açtı ğından morbidite ve mortaliteyi arttırır Kalp yetersizliği (KY), ventrikülün dolum ya da kan pompalama fonksiyonunu bozan herhangi bir yapısal ya da fonksiyonel kalp hastalığından kaynaklanan karmaşık bir klinik sendromdur. Ekokardiyografi, sol ventrikül (LV) sistol fonksiyon bozukluğunun değerlendirilmesinde ve sistol kalp yetersizliğinin saptanması nda “altın standart ...
Quirino Ciampi* ve Bruno Villari

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Çoklu İlaç Direnci Olan Tüberküloz Ön bilgi: Her yıl yaklaşık 9 milyon yeni olgu ile tüberküloz dünyadaki en korkulan hastalıklardan biridir. STOP-TB Oluşumu ve DSÖ’nun teşvikiyle bir kaç ülkede hastalıkla mücadele konusunda önemli gelişme elde edilmiştir. Bununla birlikte Mycobacterium tuberculosis’in ana antitüberküloz ilaçlara dirençli olan mutasyonlu suşlarının ortaya çıkması kontrol sağlanması için gösterilen çabayı tehdit etmektedir. Ön bilgi: Her yıl yaklaşık 9 milyon yeni olgu ile tüberküloz dünyadaki en korkulan hastalıklardan biridir. STOP-TB Oluşumu ve DSÖ’nun teşvikiyle bir kaç ülkede hastalıkla mücadele konusunda önemli gelişme elde edilmiştir. Bununla birlikte Mycobacterium tuberculosis’in ana antitüberküloz ilaçlara dirençli olan mutasyonlu suş ...
Ellen M Zager ve Ruth McNerney*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Analjezik ve Antiinflamatuvar İlaç Kullanımı ve Mesane Kanseri Riski: Topluma Dayalı Bir Olgu Kontrol Çalışması Ön bilgi: Fenasetin ve diğer analjezik ve steroid olmayan antiinşamatuvar ilaçlar (SOAİ) potansiyel olarak mesane kanseri insidansını etkilemektedir, ancak epidemiyolojik kanıtlar sınırlıdır. Yöntemler: Düzenli olarak analjezik ilaçlar ve SOAİ kullananlar üzerinde yapılmış olan New Hampshire’daki bir topluma dayalı olgu kontrol çalışmasından 376 yeni mesane kanseri olgusu ve 463 kontrol olgusundan elde edilmiş verileri inceledik. Ön bilgi: Fenasetin ve diğer analjezik ve steroid olmayan antiinşamatuvar ilaçlar (SOAİ) potansiyel olarak mesane kanseri insidansını etkilemektedir, ancak epidemiyolojik kanıtlar sınırlıdır. Yöntemler: Düzenli olarak analjezik ilaçlar ve SOAİ kullananlar üzerinde yapılmış olan New Hampshire’daki bir topluma dayalı olgu kontrol ç ...
Joan Fortuny1, Manolis Kogevinas1, Michael S Zens2, Alan Schned3,Angeline S Andrew2,John Heaney4, Karl , T Kelsey5 and Margaret R Karagas*2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Apendektomi Örneklerinin Rutin Histopatolojik İncelenmesinin Değeri Ön bilgi: Akut apandisit olduğu şüphelenilen hastalardan çıkarılan apendektomi örnekleri sıklıkla makroskopik olarak normal görünür fakat bu olguların histopatolojik analizi altta yatan daha kötü bir patolojiyi gösterebilir. Biz son üç yılda Norfolk ve Norwick üniversite hastanelerinde ki (NNUH) 1225 apendektomi örneğinin histopatolojik raporlarını inceledik. Yöntem: Mart 2003-Mart 2006 arasında NNHU’ da uygulanan tüm apandisit histopatoloji raporları, olgu notları ile birlikte gözden geçirildi. Ön bilgi: Akut apandisit olduğu şüphelenilen hastalardan çıkarılan apendektomi örnekleri sıklıkla makroskopik olarak normal görünür fakat bu olguların histopatolojik analizi altta yatan daha kötü bir patolojiyi gösterebilir. Biz son üç yılda Norfolk ve Norwick üniversite hastanelerinde ki (NNUH) 1225 apendektomi örneğinin histopatoloji ...
Alun E Jones*,Alexander W Phillips,John R Jarvis ve Kevin Sargen

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Migren ve Gerilim Tipi Baş Ağrısı Olan Hastalarda Bilişsel Strese Verilen Kardiyovasküler Yanıtlar Ön bilgi: Bu araştırmanın amacı günlük yaşamda, ofis ortamını taklit eden bir modelin yarattığı stres kar- şısında migren ve gerilim tipi baş ağrısı ile otonom değişiklikler ve ağrı aktivasyonu arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Yöntemler: Migreni olan 22 hastada, baş ağrısız dönemler sırasında, gerilim tipi baş ağrısı (GTB) olan 18 hastada ve kontrol grubunda bulunan 44 sağlıklı bireyde düşük dereceli, kontrollü bilişsel stresten önce ve sonra ağrı, kan basıncı (KB), kalp hızı (KH) ve deri kan akımı (KA) ölçüldü. Ön bilgi: Bu araştırmanın amacı günlük yaşamda, ofis ortamını taklit eden bir modelin yarattığı stres kar- şısında migren ve gerilim tipi baş ağrısı ile otonom değişiklikler ve ağrı aktivasyonu arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Yöntemler: Migreni olan 22 hastada, baş ağrısız dönemler sırasında, gerilim tipi baş ağrısı (GTB) olan 1 ...
Rune B Leistad*1,2,Trond Sand1,2,Kristian B Nilsen1,2,Rolf H Westgaard3 ve Lars Jacob Stovner1,2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız