Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 283  Aralık 2007 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Ön bilgi: Spinal tümörler ve ependimomalar, fekal inkontinans ile sunulan kauda ekina sendromunun özellikle nadir bir nedenidir. Olgu sunumu: İnkontinans ile kolorektal klinik sergileyen 45 yaşında bir erkek hasta sunuyoruz. Sonrasında, fekal kontinans

Bir Spinal Kord Ependimoması Bulgusu Olarak Fekal İnkontinans

Ön bilgi: Spinal tümörler ve ependimomalar, fekal inkontinans ile sunulan kauda ekina sendromunun özellikle nadir bir nedenidir. Olgu sunumu: İnkontinans ile kolorektal klinik sergileyen 45 yaşında bir erkek hasta sunuyoruz. Sonrasında, fekal kontinans nörofizyolojisinin incelemesine ek olarak, özellikle neden oldukları belirtilere ilişkin ependimomaların bir incelemesini sunuyoruz. Sonuç: Diğer etiyolojik nedenlerin yokluğunda, fekal inkontinansın kalın barsak kaynaklı olmayan nedenlerinden şüphelenmelidir. Spinal tümörlerin tanısının konması, nörolojik muayene ve omurga MR görüntülemesi (MRI) ile olur.

Santhini Jeyarajah*,Andrew King ve Savvas Papagrigoriadis

Kapak Resmi:
25 Eylül 2007 World Journal of Surgical Oncology 2007, 5:107 doi:10.1186/1477- 7819-5-107

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Koku Alma Duyusu, Sinyalizasyon Yolları ve Koku Alma Duyusu Hücrelerindeki Titrek Tüy ve Mikrovillüs Farklılığı Primatlarda koku alma duyusu çoğu zaman, görme duyusunun egemenliği altındaki, yardımcı bir duyu gözüylegörülür. Bu yazıda, koku alma fonksiyonunun insan yaşamında taşıdığı önemin bazı yönleri üzerindeduracak ve bu fonksiyonun yaşatılmasında hangi evrim faktörlerinin katkıda bulunduğu konusundakikuramsal düşüncelerimizden söz edecek; daha sonra da, koku alma duyusunu mümkün kılan başlıca faktörlerolarak, koku alma duyusu hücrelerinin fonksiyonel yapısını ve sinyal iletim yollarını ele alacağız. Primatlarda koku alma duyusu çoğu zaman, görme duyusunun egemenliği altındaki, yardımcı bir duyu gözüyle görülür. Bu yazıda, koku alma fonksiyonunun insan yaşamında taşıdığı önemin bazı yönleri üzerinde duracak ve bu fonksiyonun yaşatılmasında hangi evrim faktörlerinin katkıda bulunduğu konusundaki kuramsal düşüncelerimizden söz edecek ...
Rebecca Elsaesser1 ve Jacques Paysan*2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Cinsel İlişki Sırasında Tam Üretra Yırtılmasına Yol Açan Bir Penis Kırılması Olgusu: Olgu Bildirimi Penis kırılması az karşılaşılan bir durumdur. Penis ereksiyon durumunda iken öncelikle korpus kavernosum yırtılır. Yırtılma, aynı zamanda korpus spongiosum ve üretrayı da etkileyebilir. Aşağıda, cinsel ilişki sırasında künt bir travma sonrası akut gelişen penis ağrısı, penisin şişmesi ve idrar yapamama yakınmaları ile gelen 37 yaşında bir hasta sunulmuştur. Acil cerrahi girişim sırasında korpus kavernosumun bilateral kısmen yırtılması ile birlikte üretra ve korpus spongiosumda tam yırtılma gözledik. Penis kırılması az karşılaşılan bir durumdur. Penis ereksiyon durumunda iken öncelikle korpus kavernosum yırtılır. Yırtılma, aynı zamanda korpus spongiosum ve üretrayı da etkileyebilir. Aşağıda, cinsel ilişki sırasında künt bir travma sonrası akut gelişen penis ağrısı, penisin şişmesi ve idrar yapamama yakınmaları ile gelen 37 yaşında ...
Klemen Jagodic*1,Marko Erklavec1, Igor Bizjak1, Sandi Poteko1 ve Helena Korosec1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Alkolün İşitme Eşiği Üzerine Akut Etkileri Ön bilgi: Alkolün tetiklediği işitme kaybı konusundaki bilgi oldukça azdır. Alkol tüketimi ve yükses sese tahammül arasındaki ilişki, akşamın ilerleyen saatlerinde partilerin daha gürültülü olduğu batı dünyasında iyi gözlemlenmiş bir fenomendir. Bu, “işitme yardım kliniklerine” başvuru ve konulan “kokteyl işitme kaybı” tanısının sıklığını artırmaktadır; bu durum da sadece presbiakuzi ya da gürültünün neden olduğu işitme kaybıyla açıklanamaz. Yöntem: Kontrollü akustik bir ortamda yapılan bu çalışma için 30 sağlıklı gönüllü kayıt edildi. fiahısların her birinin önceden belirlenen miktarda alkol alması istendi ve işitmeleri alkol alımı öncesi ve sonrasında 6 frekans aralığında (salt sinuzoidal ton odyogram kullanılarak) ölçüldü. Ön bilgi: Alkolün tetiklediği işitme kaybı konusundaki bilgi oldukça azdır. Alkol tüketimi ve yükses sese tahammül arasındaki ilişki, akşamın ilerleyen saatlerinde partilerin daha gürültülü olduğu batı dünyasında iyi gözlemlenmiş bir fenomendir. Bu, “işitme yardım kliniklerine” başvuru ve konulan “kokteyl işitme kaybı& ...
Tahwinder Upile*1,2,Fabian Sipaul1,2, Waseem,Jerjes1, Sandeep Singh1,2,Seyed Ahmad Reza Nouraei2, Mohammed El Maaytah1, Peter Andrews2, John Graham1,2,Colin Hopper1 ve AnthonyWright1,2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Osteoartrite Bağlı Diz Ağrısında Fiziksel Girişimlerin Kısa Dönemdeki Etkililiği. Plasebokontrollü,Randomize Çalışmaların Sistematik İncelenmesi ve Meta-analizi Ön bilgi: Fiziksel girişimlerin osteoartrite bağlı diz ağrısı tedavisindeki terapötik etkililiği, pek fazla bilinmemektedir; bu sistematik inceleme, söz konusu girişimlerin ağrının giderilmesi konusunda kısa dönemdeki etkinliklerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. Yöntemler: Tedavi uygulanan 1-4 hafta ve tedavinin bitmesini izleyen 1-12 hafta sonrasındaki etkinlik meta- analiziyle gerçekleştirilen, sistematik inceleme. Bulgular: Araştırma sonrasında 1391’inde aktif tedavi uygulanan toplam 2434 hastada gerçekleştirilmiş, randomize, plasebo-kontrollü 36 çalışma bulundu. Otuzüç çalışmada, 5 yöntemsel kriterden (Jadad ölçeği) en az üçü bulunuyordu. Hastaların yaş ortalaması 65.1, tedavi başlangıcındaki ortalama ağrı şiddeti, 100 milimetrelik görsel analog ölçek (VAS) üzerinde 62.9 milimetreydi. Ön bilgi: Fiziksel girişimlerin osteoartrite bağlı diz ağrısı tedavisindeki terapötik etkililiği, pek fazla bilinmemektedir; bu sistematik inceleme, söz konusu girişimlerin ağrının giderilmesi konusunda kısa dönemdeki etkinliklerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. Yöntemler: Tedavi uygulanan 1-4 hafta ve tedavinin bitmesini i ...
Jan M Bjordal*1,2, Mark I Johnson3, Rodrigo AB Lopes-Martins4, Bård Bogen5, Roberta Chow6 ve Anne E Ljunggren2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Serviks Kanserinde Histopatolojinin Prognoz Değeri ve Eğilimler: Bir Popülasyon Çalışması Ön bilgi: Serviks kanseri tanısının temel taşlarından biri olmasına rağmen histopatolojinin prognoz değeri tartışmalıdır. Yöntemler: Histolojik olarak doğrulanmış primer, invaziv serviks uteri kanseri tanısı konulan ve aktif olarak izlenen kadınlar, ABD’deki bir izleme, epidemiyoloji ve sonuç noktaları sisteminin (SEER; Surveillance, Epidemiology and End Results) 1973-2002 yılı arasındaki kayıtlarından derlendi ve en az 100 kadında konmuş olan histolojik tanılar ele alındı. Katılımcıların kayıt bölgesi, yaşı, evlilik durumu, ırkı, tanı yılı, tümör histolojisi, derecesi, evresi, tümörün büyüklüğü, pozitif nodül sayısı, histolojik olarak incelenen nodül sayı sı, nodül tutulma olasılığı, ameliyat kapsamı ve radyoterapi faktörleri; Akaike Bilgi Kriterleriyle basamaklı seçim yapılarak Cox modellerinde değerlendirildi. Ön bilgi: Serviks kanseri tanısının temel taşlarından biri olmasına rağmen histopatolojinin prognoz değeri tartışmalıdır. Yöntemler: Histolojik olarak doğrulanmış primer, invaziv serviks uteri kanseri tanısı konulan ve aktif olarak izlenen kadınlar, ABD’deki bir izleme, epidemiyoloji ve sonuç noktaları sisteminin (SEER; Surveilla ...
Vincent Vinh-Hung*1,2,Claire Bourgain1, Georges Vlastos3,Gábor Cserni4,Mark De Ridder1, Guy Storme1 ve Anne-Thérèse Vlastos3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız