Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 281  Ekim 2007 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Ön bilgi: Onkolojide pozitron emisyon tomografi/bilgisayarlı tomografi (PET/BT) tarayıcılarının birlikte kullanımının tümörlerin evrelenmesini ve yinelemelerin tanımlanmasını kolaylaştırdığı gösterilmiştir. Ancak, PET/BT çalışmalarında yanlış çakıştırma

Olgu Bildirimi: PET/BT, Dikkat Çekici Bir Öykü

Ön bilgi: Onkolojide pozitron emisyon tomografi/bilgisayarlı tomografi (PET/BT) tarayıcılarının birlikte kullanımının tümörlerin evrelenmesini ve yinelemelerin tanımlanmasını kolaylaştırdığı gösterilmiştir. Ancak, PET/BT çalışmalarında yanlış çakıştırma hatalarının sık karşılaşılan bir tuzak olduğunun farkına gittikçe daha sık varılmaktadır. Olgu Sunumu: Aşağıda germ hücreli testis tümörü olan, cerrahi çıkarım amacı ile yineleme yerinin tespiti için PET/BT çekimi yapılan bir hasta sunulmuştur. Ancak, PET/BT çekimi tümörü yanlışlıkla T2 vertebra cisminde göstermiştir. Buna karşın, daha sonra yapılan bir endoskopik ultrason incelemesinde tümörün vertebra cisminin anteriorunda olduğu görülmüş, cerrahi girişim de bunu doğrulamıştır. Sonuç: Bu bildirimde, PET/BT görüntülemesinde gerçekleşen artefakta bağlı yanlış konumlandırma hatalarına ve bu çekimlerin gözden geçirilmesi ve doğrulanması gereğine dikkati çekmek istedik.

Jayson Wang1, Gary Cook2, John Frank3,Roberto Dina4,Naomi Livni4,John Lynn5,William Fleming5 ve Michael J. Seckl*1

Kapak Resmi:
3 Ağustos 2007 BMC Cancer 2007, 7:147 doi:10.1186/1471- 2407-7-147

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Hipoksik Hasar Sonucu Piramidal ve Ekstrapiramidal Fonksiyon Bozukluğu: Bir Olgu Bildirimi Ön bilgi: İskemi olmaksızın gelişen hipoksik beyin hasarının klinik ve radyolojik yanları tam olarak belirlenmemiştir. Hipoksik beyin hasarından kurtulan hastalarda klinik belirti yelpazesi kalıcı motor sistem bozukluğu alt setini içermektedir. Eski Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) çalışmalarında bazal gangliya, serebral ve serebellar kortekste anormallikler görülmüştür.
Olgu sunumu: Yirmiüç yaşında bir erkekte uyuşturucu doz aşımı nedeniyle akut solunum yetersizliği gelişti. Klinik durumunda komadan kısmi bir çıkış oldu, alt ekstremitelerde kalıcı kontrol kaybı ve sertlik gelişti. Beyin MRG’de serebellum, globus pallidus ve motor kortekste nörolojik bulgularla uyumlu lezyonlar görüldü.
Ön bilgi: İskemi olmaksızın gelişen hipoksik beyin hasarının klinik ve radyolojik yanları tam olarak belirlenmemiştir. Hipoksik beyin hasarından kurtulan hastalarda klinik belirti yelpazesi kalıcı motor sistem bozukluğu alt setini içermektedir. Eski Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) çalışmalarında bazal gangliya, serebral ve sere ...
Martina Vendrame* ve S Ausim Azizi

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Bir Psikoz Hastasında Araknoid Kist:Olgu Sunumu Ön bilgi: Bir psikotik bozukluğun etiyolojisi fonksiyonel veya organik olabilir. Organik etiyolojiler çeşitlidir ve organ yetersizlikleri, infeksiyonlar, beslenme bozuklukları ve yer kaplayıcı lezyonlar sayılabilir. Araknoid kistler, içinde beyin omurilik sıvısının (BOS) bulunduğu bir araknoid membrandan oluşan az kar- şılaşılan, benign yer kaplayıcı lezyonlardır. Olguların büyük kısmında tanı rastlantı ile konur. Günümüze kadar yayınlanmış araknoid kist ile psikiyatrik bozuklukların birlikteliğine değinilmiş bildiri yoktur. Ancak, araknoid kist ile psikotik belirtiler arasındaki olası bağa yönelik bazı referanslar bu konuya olan ilgiyi artırmış ve etiyopatogenez ve tedavi yaklaşımı konusunda kafalarda soru işareti yaratmıştır. Klinik sunum: Aşağıda, 21 yaşında, sinsi gelişimli değişken yoğunluklu psikotik belirtiler, hipokondriyak içerikli delüzyonel fikirler, ikinci ve üçüncü kişilerde kompleks işitsel/sözel halusinasyonlar ve agressif davranışlarla kendini gösteren bir erkek hasta sunulmuştur. Ön bilgi: Bir psikotik bozukluğun etiyolojisi fonksiyonel veya organik olabilir. Organik etiyolojiler çeşitlidir ve organ yetersizlikleri, infeksiyonlar, beslenme bozuklukları ve yer kaplayıcı lezyonlar sayılabilir. Araknoid kistler, içinde beyin omurilik sıvısının (BOS) bulunduğu bir araknoid membrandan oluşan az kar- şılaşılan, benig ...
JoaquimAlvesda Silva*1, AlexandraAlves2,MiguelTalina1, SusanaCarreiro2, JoãoGuimarães3 and MiguelXavier1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Tıkayıcı Uyku Apnesi: Bir Kronik Öksürük Nedeni Kronik öksürük hem birinci basamak hem de göğüs hastalıkları kliniklerine sık bir başvuru nedenidir. Geniş araştırmalardan sonra bile olguların %25 kadarında neden hala açık değildir. Burada daha sonra tıkayı- cı uyku apnesi olduğu bulunan, izole kronik öksürük ile gelen 4 hastayı sunduk. Gecelik devamlı pozitif hava yolu basıncı tedavisi ile öksürük hızla düzeldi. Bu sık görülen durumların birlikte görülme prevalansları nı araştırmak için ileri çalışmalar gereklidir. Kronik öksürük hem birinci basamak hem de göğüs hastalıkları kliniklerine sık bir başvuru nedenidir. Geniş araştırmalardan sonra bile olguların %25 kadarında neden hala açık değildir. Burada daha sonra tıkayı- cı uyku apnesi olduğu bulunan, izole kronik öksürük ile gelen 4 hastayı sunduk. Gecelik devamlı pozitif hava yolu basıncı tedav ...
Surinder S Birring*3,Alvin J Ing1, Kevin Chan1, Gavina Cossa1,Sergio Matos2, Michael DL Morgan2 ve Ian D Pavord2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Atriyum ve Plasenta Melanom Metastazı: Bir Olgu Sunumu ve Literatür Derlemesi Malign melanom, aslında vücudun neredeyse her organına metastaz yapabilir. Saldırganlığı; başlangıç yeri, dermal invazyonun derinliği, ülserasyon olması ya da olmaması, lemfovasküler infiltrasyon ve bölgesel lemf düğümü tutulumu ile belirlenir. Kalp metastazı ve plasenta melanom infiltrasyonu olan, eski 3. derece melanomalı bir gebe hastayı bildiriyoruz. Malign melanom, aslında vücudun neredeyse her organına metastaz yapabilir. Saldırganlığı; başlangıç yeri, dermal invazyonun derinliği, ülserasyon olması ya da olmaması, lemfovasküler infiltrasyon ve bölgesel lemf düğümü tutulumu ile belirlenir. Kalp metastazı ve plasenta melanom infiltrasyonu olan, eski 3. derece melanomalı bir gebe ha ...
Pradeep Lakshminarayana(*1),Sarah Danson(1),Kim Suvarna(2) ve Barry Hancock(1)

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Sol Taraflı Kalın Barsak Obstrüksiyonu ile Gelen Apendisiyel Adenokarsinom: Bir Olgu Bildirimi ve Yayınların Gözden Geçirilmesi Ön bilgi: Apendisiyel tümörlerle az karşılaşılır; herhangi bir akut veya elektif batın operasyonu sırasında rastlantı sonucu belirlenebilirler; bu tümörlerin bazıları operasyon sırasında anlaşılamayabilir ve ancak apendektomi örneğinin histopatolojik analiziyle saptanabilirler. Aşağıda, sol taraşı kalın barsak obstrüksiyonuyla gelen bir apendisiyel adenokarsinom olgusu sunulmuştur ve aynı zamanda olağan dışı apendisyel tümör sunumları olan yayınlar da gözden geçirilmiştir. Olgu Sunumu: Aşağıda, sol taraşı kalın barsak obstrüksiyonuyla gelen ve tablonun apendisiyel adenokarsinoma ikincil geliştiği tespit edilen bir olgu sunulmuştur. Hasta karın ağrısı, distansiyon ve kabızlık yakınmaları ile geldi; BT incelemesinde sigmoid tümöre bağlı olabileceği düşünülen kalın barsak obstrüksiyonu belirlendi; laparotomide apendiksin de anormal olduğu görüldü. Blok halinde total histerektomi ve bilateral salfingo-ooforektomiyle birlikte düşük Hartman girişimi uygulandı. Ön bilgi: Apendisiyel tümörlerle az karşılaşılır; herhangi bir akut veya elektif batın operasyonu sırasında rastlantı sonucu belirlenebilirler; bu tümörlerin bazıları operasyon sırasında anlaşılamayabilir ve ancak apendektomi örneğinin histopatolojik analiziyle saptanabilirler. Aşağıda, sol taraşı kalın barsak obstrüksiyonuyla gelen bi ...
Moayad M Aljarabah*,Neil R Borley ve James MD Wheeler

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız