Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 274  Mart 2007 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Ön bilgi: Her ne kadar, akut lösemisi olan hastalarda lösemik blastların miyokard infiltrasyonu yapabilece- ği bilinen bir durum olsa da, bu fenomenin, miyelodisplazide de görüldüğü literatürde bildirilmemiştir. Miyelodisplazisi olan hastalarda tanımlan

Miyelodisplastik Sendromu Olan Bir Hastada Hemopoiyetik Öncüllerin Neden Olduğu Yoğun Miyokard İnflitrasyonu

Ön bilgi: Her ne kadar, akut lösemisi olan hastalarda lösemik blastların miyokard infiltrasyonu yapabilece- ği bilinen bir durum olsa da, bu fenomenin, miyelodisplazide de görüldüğü literatürde bildirilmemiştir. Miyelodisplazisi olan hastalarda tanımlanan kalp belirtileri sıklıkla anemiye bağlıdır ve buna ek olarak aşırı demir yükü ve terapinin yan etkileri de kalp belirtilerine yol açabilmektedir. Olgu Sunumu: Biz ilk defa, miyelodisplazisi olan bir hastada, kalpte, miyokard nekrozu ile birlikte neoplastik inşitrasyonun olduğu bir olgu bildiriyoruz. Bu nekroz ve infiltrasyon ile birlikte kalpte sol ventrikülde ve interventriküler septumda tek hücreli ve çok odaklı nekroz alanları görüldü. Bizim hastamızda görülen kalp sorununun nedeni lösemik infiltrasyon, aynı anda görülen anemi, kalp genişlemesi, ileti blokları ve miyokard nekrozuna bağlı bir restriktif kardiyomiyopati kombinasyonu olma olasılığı vardı. Miyokard nekrozu büyük olasılıkla anemi, uzamış hipotansiyon ve yoğun lösemik infiltrasyona sekonder oluşan iskemik hasar kombinasyonuna bağlıydı. Hastada %66 olan ejeksiyon fraksiyonunun aniden %33’e düşmesi de iskeminin bir etkisine işaret ediyordu çünkü, lösemik infiltrasyonun 24 saatlik bir süre içinde bu boyutlu bir sistol fonksiyon bozukluğu yaratması beklenen bir durum değildir. Hasta yaşarken, aynı anda görülen anemi, pulmoner infeksiyonlar, perikard ve plevra efüzyonları nedeniyle bu tanıdan şüphelenilmedi. Hasta kalp yetersizliği nedeniyle öldü. Sonuç: Hemopoiyetik hücre infiltrasyonu ayırıcı tanıda düşünülmedi ve bu durum, hastanın morbidite ve mortalitesine katkıda bulundu. Bu olgu miyelodisplazi ve kalp belirtileri olan hastalarda miyokard infiltrasyonun göz önüne alınmasının klinik önemine vurgu yapmaktadır.

Farrah J Mateen,Sheila , R Harding ve Anurag Saxena

Kapak Resmi:
Extensive myocardial infiltration by hemopoietic precursors in a patient with myelodysplastic syndrome BMC Blood Disorders 2006, 6:4 doi:10.1186/1471- 2326-6-4 05 Eylül 2006

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Hollanda’da Bakım Evi Hastalarında Ağrı:Prevalans, Süreç, Klinik İlişkileri, Tanı ve Analjezik Tedavisi – Bir Gözlemsel Kohort Çalışması Ön bilgi: Ağrı bakım evlerinde (BE) oldukça yaygın bir sorundur. Tıbbi bakımın özel eğitimli BE doktorları tarafından sağlandığı Hollanda BE’lerde ağrı hakkında yeterince veri yoktur. Bu çalışmanın amacı ağrı prevalansı, süreci, klinik ilişkileri, tanı ve tedavisini değerlendirmek ve uluslararası verilerle karşılaştırma yapmaktı. Yöntem: Çalışma topluluğu 14 Hollanda BE’sinden 350 yaşlı hastayı içermekteydi. Ağrı (Nottingham Sağlık Profili ağrı alt ölçeği) ve klinik özellikler (cinsiyet, yaş, biliş, depresyon, anksiyete, uyku sorunları, hastalı k ve işlevsel durum) başlangıçta ve 6 ayın sonunda değerlendirildi. Ağrının (bazal ve 6. ayda) klinik özelliklerle ilişkisi ki kare ve çoklu lojistik regresyon analizleriyle değerlendirildi. Ön bilgi: Ağrı bakım evlerinde (BE) oldukça yaygın bir sorundur. Tıbbi bakımın özel eğitimli BE doktorları tarafından sağlandığı Hollanda BE’lerde ağrı hakkında yeterince veri yoktur. Bu çalışmanın amacı ağrı prevalansı, süreci, klinik ilişkileri, tanı ve tedavisini değerlendirmek ve uluslararası verilerle karşılaştırma yapmaktı. ...
Martin Smalbrugge,Lineke K Jongenelis,Anne Margriet Pot,Aartjan TF Beekman ve Jan A Eefsting

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Yağlı Karaciğer İndeksi: Genel Popülasyonda Hepatik Steatozun Basit ve Doğru Bir Göstergesi Ön bilgi: Yağlı karaciğer (YK) Batı Avrupa ülkelerinde en yaygın karaciğer hastalığıdır. Genel popülasyonda YK’yı ön görebilecek basit bir algoritma oluşturmak üzere Dionysos Beslenme & Karaciğer Çalışma verilerini kullandık. Yöntemler: şüpheli karaciğer hastalığı olan 216 ve olmayan 280 katılımcı çalışmaya alındı. YK tanısı ultrasonograş yöntemi kullanılarak kondu ve 7-günlük bir günlükle alkol alımı değerlendirildi. İlgili 13 değiş- ken [cinsiyet, yaş, etanol alımı, alanin transaminaz, aspartat transaminaz, gama-glutamil transferaz (GGT), beden kitle indeksi (BKİ), bel çevresi, 4 deri kıvrımı toplamı, glukoz, insülin, trigliserit ve kolesterol] arası ndan potansiyel göstergelerin belirlenmesi amacıyla Bootstrap uygulanmış basamaklı lojistik regresyon analizi kullanıldı. Ön bilgi: Yağlı karaciğer (YK) Batı Avrupa ülkelerinde en yaygın karaciğer hastalığıdır. Genel popülasyonda YK’yı ön görebilecek basit bir algoritma oluşturmak üzere Dionysos Beslenme & Karaciğer Çalışma verilerini kullandık. Yöntemler: şüpheli karaciğer hastalığı olan 216 ve olmayan 280 katılımcı çalışmaya alındı. YK tanısı ultr ...
Giorgio Bedogni ,Stefano Bellentani ,Lucia Miglioli,Flora Masutti,Marilena Passalacqua, Anna Castiglione ve Claudio Tiribelli

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Miyokard İnfarktüsü Hastalarında Revaskülarizasyon ve Kalp Koruyucu İlaç Tedavisi: Olağan Bakım Olarak Uygulanırsa Hastalarda Sağ Kalımı Nasıl Etkiler Ön bilgi: Randomize klinik araştırmalar, son derece kontrollü girişimlerin yapıldığı seçilmiş topluluklarda, farmakolojik ve revaskülarizasyon tedavilerinin, miyokard infarktüsünün (Mİ) ikincil korunmasındaki yararı nı göstermiştir. Bu çalışmanın amacı, bu tedavilerin, Quebec sınırlarında olağan bakım alan hastalar arasındaki kardiyovasküler mortalite oranı üzerindeki etkisini ölçmektir. Yöntemler: Çalışma popülasyonu, 1998 yılında bir miyokard infarktüsünden (ICD-9:410) kurtulan, Quebec sınırlarında yaşayan ≥ 65 yaşındaki tüm hastaların "doğal" bir kohortundan oluşmuştur. Çalışılan bağımlı değişken, bir kardiyovasküler hastalıktan ölüme kadarki zamandır. Bağımsız değişkenler, revaskülarizasyon işlemi ve kalp koruyucu ilaçlardır. Karşılaştırma için, kardiyovasküler olmayan bir hastalıktan ölüm de çalışılmıştır. Ön bilgi: Randomize klinik araştırmalar, son derece kontrollü girişimlerin yapıldığı seçilmiş topluluklarda, farmakolojik ve revaskülarizasyon tedavilerinin, miyokard infarktüsünün (Mİ) ikincil korunmasındaki yararı nı göstermiştir. Bu çalışmanın amacı, bu tedavilerin, Quebec sınırlarında olağan bakım alan hastalar arasındaki kardiyova ...
Alain Vanasse,Josiane Courteau ve Théopline Niyonsenga

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Erken Artritte Hastalık Sürecinin Tanımlanması: Remisyona Karşı Minimal Hastalık Aktivitesi Romatoid artrit açısından literatürde kullanıldığı haliyle remisyonun iki anlamı bulunmaktadır: belli bir zaman aralığı içinde tedavi verilmeksizin hastalık aktivitesinde klinik ve radyolojik bulguların sürekli eksikli ği ya da antiromatizmal tedavi altında minimum hastalık aktivitesi durumu. ‹lk durum için risk faktörü otoantikor bulunmaması ve en iyi gösterge de anti-CCP-antikoru iken, ilaca bağlı minimum hastalık aktivitesi durumu risk faktörleri tam olarak tanımlanabilmiş değildir. Romatoid artrit açısından literatürde kullanıldığı haliyle remisyonun iki anlamı bulunmaktadır: belli bir zaman aralığı içinde tedavi verilmeksizin hastalık aktivitesinde klinik ve radyolojik bulguların sürekli eksikli ği ya da antiromatizmal tedavi altında minimum hastalık aktivitesi durumu. ‹lk durum için risk faktörü otoantiko ...
Annette HM van der Helm-van Mil, Ferdinand C Breedveld ve Tom WJ Huizinga

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Hipofosfatazide Maligniteyi Taklit Eden Kronik Multifokal Nonbakteriyel Osteomiyelit Ön bilgi: Hipofosfatazi (HP) dokuya özgü olmayan alkalen fosfataz (TNSALP) genindeki bir kusur ile kendini gösterir ve öncelikle otozomal resesif geçişlidir. HP hastalarında kemik mineralizasyonu yetersizdir. Biyokimyasal olarak, serum, dokular ve idrarda piridoksal-5'-fosfat ve inorganik pirofosfat gibi TNSALP sübstrat konsantrasyonları yüksektir. Kronik inşamasyon ve hiperprostaglandinizm ile birliktedir. Olgu sunumu: Malign hastalıkları taklit eden multifokal inşamatuar kemik lezyonları ile başvuran 2 çocuk sunulmuştur: 6 yaşındaki kısa boylu kız çocuğu 6 aydan beri insan büyüme hormonu ile tedavi edilmekteydi. Sol yanağında ağrılı bir şişlik gelişti. MRG’de malign kemik lezyonu tanımlandı. Ancak, kemik biyopsisi sonucu kronik inşamasyon olarak geldi. Kemik taramasında ikinci kostada lezyon saptandı. Biyopsi steril geldiği için, kronik nonbakteriyel osteomiyelit (CNO) tanısı kondu. Büyüme geriliğine yönelik tanı testleri tekrarlandı ve analizlerde TNSALP geninde moleküler kusur belirlendi. İkinci kız hastada (10 yaşında) bisikletten düşme sonrası sırt ağrısı gelişti. Ön bilgi: Hipofosfatazi (HP) dokuya özgü olmayan alkalen fosfataz (TNSALP) genindeki bir kusur ile kendini gösterir ve öncelikle otozomal resesif geçişlidir. HP hastalarında kemik mineralizasyonu yetersizdir. Biyokimyasal olarak, serum, dokular ve idrarda piridoksal-5'-fosfat ve inorganik pirofosfat gibi TNSALP sübstrat konsantrasyonla ...
Hermann J Girschick,Etienne Mornet,Meinrad Beer, Monika-Warmuth-Metz ve PeterSchneider

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız