Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 273  Şubat 2007 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Ön bilgi: Appendiksin kistadenomlarından kaynaklanan mukosellere oldukça az rastlanmaktadır. Nadir olmakla birlikte herhangi bir abdominal yakınma oluşturarak ya da oluşturmaksızın mukoseller yırtılabilir. Appendiksin kistadenomları ile kolon malign has

Sol Kolon Kanseri Olan Bir Hastada, Sağ İnguinal Herni Olarak Kendini Gösteren Rüptüre Appendiks Kistadenomu: Bir Olgu Sunumu ve Literatürün Gözden Geçirilmesi

Ön bilgi: Appendiksin kistadenomlarından kaynaklanan mukosellere oldukça az rastlanmaktadır. Nadir olmakla birlikte herhangi bir abdominal yakınma oluşturarak ya da oluşturmaksızın mukoseller yırtılabilir. Appendiksin kistadenomları ile kolon malign hastalıkları arasında bağlantı olduğunu gösteren bazı yayınlar bulunmaktadır. Bu Bildiride sol kolon kanseri ile bağlantılı olan ilginç ve alışılmadık bir sağ inguinal herni olgu sunumu yapmaktayız. Olgu sunumu: Yetmiş yaşındaki bir erkek hastada, sağ inguinal herni olarak kendini gösteren, appendiks kistadenomundan kaynaklanan yırtılmış bir mukosel olgusu sunuyoruz. Hastaya kolonoskopi, radyografi, ultrason ve bilgisayarlı tomografi yapılmıştır. İnen kolondaki adenokarsinoma ile bağlantılı olan yerel psödomiksoma peritonei tanısı konmuştur. Hastaya segmental kolon rezeksiyonu, appendektomi, psödomiksomanı n debridmanı ve sağ inguinal kanalın internal halkasına kapatma işlemleri uygulanmıştır. Bir yıllık izlem sonunda hastada herhangi bir belirti gelişmemiştir. Sonuç: Appendikste mukoselleri olan hastalarda aynı zamanda kolon kanserleri de ortaya çıkabilmektedir. Bu tip hastalarda kolon taraması yapılmalı ve yırtılmış mukoseli ve yerel psödomiksoma peritonei olanlarda kolonoskopi yapılmalıdır. Günümüzde tercih edilen tedavi yöntemi cerrahi girişimdir.

Yueh-Tsung Lee,Hurng-Sheng Wu,Min-Chang Hung,Shang-Tao Lin, Yome Shine Hwang ve Min-Ho Huang

Kapak Resmi:
Ruptured appendiceal cystadenoma presenting as right inguinal a hernia in a patient with left colon cancer: A case report and review of literature BMC Gastroenterology 2006, 6:32 doi:10.1186/1471- 230X/6/32 30 Ekim 2006

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

T Dalgası Anormallikleri, Yüksek Beden Kitle İndeksi, Sigara Bağımlılığı ve Yüksek Lipoprotein (a) Düzeyleri, 20 Yıl Sonra Önemli Q/QS Örüntülerinin Gelişeceğini Öngörmektedir.Topluma Dayalı Bir Araştırma Ön bilgi: Koroner kalp hastalığı (KKH) gelişmesindeki risk etmenleri için yapılmış çalışmaların çoğu, KKH klinik sonuçlarını temel almıştır. Amacımız, 70 yaşındaki erkekte, klinik sonuçlardan bağımsız olarak, anormal Q/QS örüntüsü, ST segment çökmesi ve T dalgası anormallikleri gibi, KKH EKG belirteçlerini öngören etmenleri tanımlamaktır. Yöntem: Değişik EKG anormalliklerinin gelişimine ait belirteçler populasyona dayalı bir çalışma ile basamaklı lojistik regresyon kullanılarak tanımlanmıştır. Elli yaşındaki erkeklerde yürütülen sağlık araştırması ndaki antropometrik ve metabolik etmenler, EKG anormallikleri ve vital bulgular aynı kohortta 20 yıl sonra tanımlanan EKG değişiklikleri ile ilişkilendirilmiştir. Ön bilgi: Koroner kalp hastalığı (KKH) gelişmesindeki risk etmenleri için yapılmış çalışmaların çoğu, KKH klinik sonuçlarını temel almıştır. Amacımız, 70 yaşındaki erkekte, klinik sonuçlardan bağımsız olarak, anormal Q/QS örüntüsü, ST segment çökmesi ve T dalgası anormallikleri gibi, KKH EKG belirteçlerini öngören etmenleri tanımlamakt ...
Christina Strom Moller,Liisa Byberg, Johan Sundstrom ve Lars Lind

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Yolculukla İlişkili Venöz Tromboz: Toplum Temelli Geniş Bir Olgu Kontrol Çalışmasının (MEGA Çalışması) Sonuçları Ön bilgi: Son çalışmalar, hava yolculuğu sonrası venöz tromboz riskinin arttığını göstermiştir. Bununla birlikte, riskin derecesi ile ilişkili sorular, altta yatan mekanizma ve düzenleyici etmenler hala karanlıkta kalan konulardır. Yöntemler ve Bulgular: Bu çalışmada, seçilmemiş bir populasyonda venöz trombozun risk faktörleri üzerine yapılan geniş ölçekli bir olgu kontrol çalışmasında (MEGA çalışması) çeşitli yolculuk biçimlerinin ve süresinin venöz tromboz riski üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bunun yanı sıra, yolculuk ile birlikte protrombotik mutasyonların, beden kitle indeksinin, boyun ve oral kontraseptif kullanımının karma etkisi değerlendirilmiştir. Ön bilgi: Son çalışmalar, hava yolculuğu sonrası venöz tromboz riskinin arttığını göstermiştir. Bununla birlikte, riskin derecesi ile ilişkili sorular, altta yatan mekanizma ve düzenleyici etmenler hala karanlıkta kalan konulardır. Yöntemler ve Bulgular: Bu çalışmada, seçilmemiş bir populasyonda venöz trombozun risk faktörleri üzerine ...
Suzanne C. Cannegieter,Carine J. M. Doggen,Hans C. van Houwelin gen,

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Ailesel Delesyon 18p Sendromu: Olgu Sunumu Ön bilgi: Delesyon (silinme) 18p, dismorfik bulgular, gelişme geriliği ve mental retardasyon ile kendini gösteren, sözel performansın kötü olduğu sık görülen bir delesyon sendromudur. fiimdiye kadar sınırlı klinik tanımlama yapılabilmiş beş aile bildirilmiştir. Aşağıda, bir anneden iki kızına delesyon 18p geçiş olgusu bildirdik ve önceki olguları gözden geçirdik. Olgu sunumu: Olgunun kendisi 12 yaşında olup, boyu kısa, dismorfik özellikleri ve orta derecede mental retardasyonu bulunmaktadır. Kız kardeşi 9 yaşındadır ve o da kısa boylu olup, benzer dismorfik özellikleri vardır. Bilişsel performansı sınırda ya da hafif mental retardasyon arasında değerlendirilmiştir. Anne de kısa boyludur. Psikolojik değerlendirmede orta derecede mental retardasyon saptanmıştır. Kız kardeşlerin ve annenin kromozom analizlerinde aynı kromozom delesyonuna rastlanmıştır: 46, XX, del(18)(p11.2). Ön bilgi: Delesyon (silinme) 18p, dismorfik bulgular, gelişme geriliği ve mental retardasyon ile kendini gösteren, sözel performansın kötü olduğu sık görülen bir delesyon sendromudur. fiimdiye kadar sınırlı klinik tanımlama yapılabilmiş beş aile bildirilmiştir. Aşağıda, bir anneden iki kızına delesyon 18p geçiş olgusu bildirdik ve önce ...
Bruno Maranda,Nicole Lemieux ve Emmanuelle Lemyre

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kronik Granulomatöz Hastalık Hakkındaki Bilgilerimizde Temel Adımlar Kronik granulomatöz hastalığın ilk olarak çocukların infeksiyonlardan kurtulamamasına neden olan bir hastalık olarak tanımlanmasının üzerinden 50 yıl geçmiştir. Hasta lökositlerinin mikrobiyal partikülleri yok edememesinden hastalığın kalıtsallığına yol açan genetik eğilimlere kadar farklı köşe taşı keşişerin önemli sonuçları vardır. Uzun süreli antibiyotik profilaksisi ile kronik granulomatöz hastalığa bağlı infeksiyonlarla mücadele etmek mümkün hale gelmişken, kemik iliği transplantasyonundaki devamlı gelişim ve gen terapisi beklentileri uzun süredir beklenen kalıcı tedavi seçenekleri olarak ortaya çıkmaktadır. Kronik granulomatöz hastalığın ilk olarak çocukların infeksiyonlardan kurtulamamasına neden olan bir hastalık olarak tanımlanmasının üzerinden 50 yıl geçmiştir. Hasta lökositlerinin mikrobiyal partikülleri yok edememesinden hastalığın kalıtsallığına yol açan genetik eğilimlere kadar farklı köşe taşı keşişerin önemli sonuçları vardır. U ...
Tracy Assari

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Yaba İle Yaralanma Sonrasında Myceliophthora Thermophila’nın Neden Olduğu Ağır Osteomyelit Ön bilgi: Tarım alanlarında oluşan travmatik yaralanmalar seyrek görülen organizmalarla sıklıkla ilişkilidir. Bu ajanların izole edilmesi, belirlenmesi ve etkin tedavisi güç olabilir. Olgu sunumu: Bir çiftlikte yaba ile yaralanma sonrasında 4 yaşında bir erkek çocukta diz ve distal femuru içeren yaygın infeksiyon gelişti. Primer infeksiyon etkeninin termofilik, melaninli hifomiset olan, insanda seyrek olarak infeksiyon oluşturan ve hayvan çıktılarında bulunan Myceliophthora thermophila olduğu saptandı. Amfoterisin B ve kaspofungin gibi standart antifungal ajanlara dirençli olduğundan tedavide uzun süreyle terbinafin ve vorikonazol kullanıldı. Ön bilgi: Tarım alanlarında oluşan travmatik yaralanmalar seyrek görülen organizmalarla sıklıkla ilişkilidir. Bu ajanların izole edilmesi, belirlenmesi ve etkin tedavisi güç olabilir. Olgu sunumu: Bir çiftlikte yaba ile yaralanma sonrasında 4 yaşında bir erkek çocukta diz ve distal femuru içeren yaygın infeksiyon gelişti. Primer infeks ...
Lauren Destino,Deanna A Sutton,Anna L Helon, Peter L Havens, John G Thometz, Rodney E Willoughby Jr ve Michael J Chusid

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız