Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 271  Aralık 2006 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Ağır travma hastalarında immün işlev bozukluğu (çoklu) organ yetersizliğini uyarabilir. Bu işlev bozukluğu iki aşamalı bir örüntü izleyen iki form halinde kendisini gösterir. İlk aşama sırasında, travmanın oluşturdu ğu hasara ek olarak, sistemik

Travma: Doğal İmmün Sistemin Rolü

Ağır travma hastalarında immün işlev bozukluğu (çoklu) organ yetersizliğini uyarabilir. Bu işlev bozukluğu iki aşamalı bir örüntü izleyen iki form halinde kendisini gösterir. İlk aşama sırasında, travmanın oluşturdu ğu hasara ek olarak, sistemik bir inşamatuar yanıt sırasında immün sistem tarafından organ hasarı gelişir. İkinci aşama sırasında konak savunmasındaki yetersizlik (immün paralizi) nedeniyle hasta sepsise daha yatkın bir hale gelir. Bu derlemede vurgulanan fizyopatolojik modelde etiyolojik etmenlerden bahsedilmekte ve doğal immün sistemin uç organ hasarına katkısı vurgulanmaktadır. Etiolojik etmenler dahili (genetik yatkınlık ve fizyolojik durum) ve harici (hasarın tipi ya da “travma yükü” ve cerrahi ya da “girişim yükü”) bileşenler olarak sınışandırılabilir. Bütün etmenler arasında, girişim yükü ilgili acil doktoru tarafından değiştirilebilecek olan tek etmendir. Terapötik yaklaşımın ayarlanması ve en uygun tedavi stratejisinin seçilmesi immün yanıt tarafından oluşturulan hasarı en aza indirebilir ve immünolojik paralizi gelişmesini engeller. Bu derlemede hasar kontrolü kavramı için fizyopatolojik bir temel oluşturulmaktadır; burada cerrahide aşamalı bir yaklaşım uygulanması travma sonrası immün izlem tedavi protokolünün önemli bileşenleri haline gelmiştir. Doğal immün sistem immün izlemin temel hedefidir çünkü travma sonrasındaki organ yetersizliğinde en belirgin role sahiptir. Organ yetersizliğine yol açan süreçte doğal immün sistemin temel etkileyici hücreleri polimorfonükleer fagositler ve monositlerdir. Bu hücreler sitokinler, kemokinler, kompleman faktörleri ve özgün doku uyarıları tarafından kontrol edilir. Doku engeli bütünlüğünün ve do- ğal immün sistemle etkileşiminin katkısı ileri bir şekilde değerlendirilmiştir.

F Hietbrink,L Koenderman, GT Rijkers ve LPH Leenen

Kapak Resmi:
Trauma: the role of the innate immune system n BMC World Journal of Emergency Surgery 2006, 1:15 doi:10.1186 /1749-7922-1-15 20 May›s 2006

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Kalbi Korumak İçin Aspirin Kullananlarda Yüksek Üst Gastrointestinal Komplikasyon Riski Çalışmalarda düşük doz aspirinden elde edilen kardiyovasküler yarar ve gastrointestinal zararındengelenmesinde her bir birey için sadece koroner kalp hastalığı riski göz önüne alınmış, buna karşın gastrointestinalrisk profili göz ardı edilmiştir. Biz, günlük düşük doz aspirin klinik uygulanmasında olası gastrointestinalrisk profilini belirledik ve farklı gastrointestinal risk profiline sahip hastalarda aspirin kullanımına bağlanabilecek aşırı üst gastrointestinal komplikasyon risk öngörüsünde bulunduk.Yöntemler: Aspirin kullanıcılarını majör gastrointestinal risk etmenleri (yani, ileri yaş, erkek cinsiyet, ülseröyküsü ve nonsteroid antiinşamatuar ilaç kullanımı) açısından değerlendirilmek üzere ‹ngiltere’de GeneralPractice Research Veri Tabanı (GPRD) ve ‹spanya’da Base de Datos para la Investigacíon Farmacoepidemiológicaen Atención Primaria’yı (BIFAP) kullandık. Majör gastrointestinal risk etmenlerine göre baş-langıç üst gastrointestinal komplikasyon riskini ve bu etmenler düzeyinde aspirine bağlanabilecek aşırı riskiöngörmek üzere, üst gastrointestinal komplikasyon mutlak ve göreceli riskleri üzerine yayınlanmış meta-analizlerden yararlandık. Çalışmalarda düşük doz aspirinden elde edilen kardiyovasküler yarar ve gastrointestinal zararın dengelenmesinde her bir birey için sadece koroner kalp hastalığı riski göz önüne alınmış, buna karşın gastrointestinal risk profili göz ardı edilmiştir. Biz, günlük düşük doz aspirin klinik uygulanmasında olası gastrointestinal risk profilin ...
SoniaHernández-Díaz ve LuisAGarcía Rodríguez

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Ailesel Dilate Kardiyomiyopati Dilate kardiyomiyopati (DKM) ventrikül genişlemesi ve sistol fonksiyon bozukluğu ile kendini gösteren birkalp kası hastalığıdır. DKM hastalarında kalp yetersizliği, ritim bozukluğu bulunur ve hastalar erken ölümriski altındadır. DKM prevalansı, 2500 kişide 1’dir ve yıllık insidans 7/100 000’dir (ancak olduğundan dahaaz tanı konabilir). Birçok olguda hastalık kalıtsaldır ve ailesel DKM (ADK) olarak adlandırılır. ADK, DKM olgularının % 20-48’inden sorumlu olabilir. ADK’nin başlıca nedeni, kalp miyositleri içinde hücre iskeletiproteinlerini ve sarkomerik proteinleri kodlayan ADK genlerindeki genetik mutasyonlardır. Dilate kardiyomiyopati (DKM) ventrikül genişlemesi ve sistol fonksiyon bozukluğu ile kendini gösteren bir kalp kası hastalığıdır. DKM hastalarında kalp yetersizliği, ritim bozukluğu bulunur ve hastalar erken ölüm riski altındadır. DKM prevalansı, 2500 kişide 1’dir ve yıllık insidans 7/100 000’dir (ancak olduğundan daha az t ...
Matthew RG Taylor,Elisa Carniel ve Luisa Mestroni

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Astım Tedavisinde Bir Hedef Olarak Hava Yolu Düz Kası: Geçmişi ve Yeni Yönelimler Sonuçta astım hava yolu düz kaslarının (ASM) kasılmasıyla tanımlanan bir hastalık olmuştur. Astım tedavisininerken dönemlerindeki yaklaşım ksantinler ve anti-kolinerjiklerin kullanılmasıydı, daha sonra da anti-histaminler ve anti-lökotrienler devreye girdi. Düz kas membranındaki iyon kanallarına (Ca2+ kanal blokerleri,K+ kanal blokerleri) etki eden ajanlar da denenmiş, ancak etkisiz olarak bulunmuştur. Düz kas içindekihücre içi uyarı yolaklarını düzenleyen fonksiyonel antagonistler (b-agonistler ve fosfodiesteraz inhibitörleri)on yıllarca başarı ile kullanılmıştır, ancak herkeste aynı etkiyi göstermemektedir ve bu ilaçlarıkullanan hastalarda astım alevlenmeleri ortaya çıkmaya devam etmektedir. Sonuçta astım hava yolu düz kaslarının (ASM) kasılmasıyla tanımlanan bir hastalık olmuştur. Astım tedavisinin erken dönemlerindeki yaklaşım ksantinler ve anti-kolinerjiklerin kullanılmasıydı, daha sonra da anti- histaminler ve anti-lökotrienler devreye girdi. Düz kas membranındaki iyon kanallarına (Ca2+ kanal blokerleri, K+ kanal bloke ...
Luke J Janssen veKieran Killian

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Nazofaringeal Karsinom Nazofaringeal karsinom (NFK), nazofarinksin yüzeyini kaplayan epitel hücrelerinden kaynaklanan bir tümördür.İngiltere’de NFK’nin yıllık insidansı, 0-14 yaş arasında 0.3/1 000 000, 15-19 yaş arasında 1-2/1 000000’dur. İnsidans, Çinli ve Tunuslu populasyonlarda daha yüksektir. Her ne kadar, nadir olsa da, NFK çocuklukçağı nazofaringeal neoplazmlarının yaklaşık üçte birinden sorumludur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)sınışamasında NFK’nin üç alt tipi tanımlanmıştır: 1) skuamoz hücreli karsinom; tipik olarak daha yaşlıerişkin populasyonda gözlenir; 2) keratinizan olmayan karsinom; 3) farklılaşmamış karsinom. Tümör, nazofarinksiçinde ya da diğer lateral duvara ve/veya posterosuperior olarak kafatasının tabanına, burun boş-luğuna ya da orofarinkse yayılabilir. Daha sonra servikal lemf düğümlerine metastaz yapar. Nazofaringeal karsinom (NFK), nazofarinksin yüzeyini kaplayan epitel hücrelerinden kaynaklanan bir tümördür. İngiltere’de NFK’nin yıllık insidansı, 0-14 yaş arasında 0.3/1 000 000, 15-19 yaş arasında 1-2/1 000 000’dur. İnsidans, Çinli ve Tunuslu populasyonlarda daha yüksektir. Her ne kadar, nadir olsa da, NFK çocukluk ...
Bernadette Brennan

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kobalt İle Kan Dopingi. Atletlerde Kobalt Düzeyi Ölçülmeli mi? Kan dopingi yasa dışı tekniklerle aerobik performanslarını artırmak isteyen rekabetçi atletlerinsık başvurdukları bir yöntemdir.Hipotezin sunumu: Özellikleri demir ve nikele benzeyen ve doğada kendi başına bulunan bir element olankobalt, eritropoietin geninin daha etkin bir şekilde kopyalanması yoluyla belirgin ve sabit bir polisitemi yanıtı oluşturur.Hipotezin test edilmesi: Günümüze kadar kobalt metabolizmasıyla, referans değer aralıklarıyla ya da atletlerdedestekleyici olarak kullanılmasıyla ilgili pek az bilgi edinilmiş olmasına rağmen, gittikçe artan kanıtlarkobaltın atletlerde destekleyici olarak kullanıldığına ve bazen serum konsantrasyonlarında artış görüldüğüne işaret etmektedir. Kan dopingi yasa dışı tekniklerle aerobik performanslarını artırmak isteyen rekabetçi atletlerin sık başvurdukları bir yöntemdir. Hipotezin sunumu: Özellikleri demir ve nikele benzeyen ve doğada kendi başına bulunan bir element olan kobalt, eritropoietin geninin daha etkin bir şekilde kopyalanması yoluyla belirgin ve sabit bir polisite ...
Giuseppe Lippi,Massimo Franchini ve Gian Cesare Guidi

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Wiki’ler, Blog’lar ve Podcast’lar: Gerçek Katılımcı Klinik Uygulamalar ve Eğitim İçin Web’e Dayanan Yeni Kuşak Araçlar Son yıllarda Web tabanlı ‘işbirliği programlarının’ kullanımında hızlı bir artış gözlenmiştir. BuWeb 2.0 uygulamalarının, özellikle de wiki’ler, blog’lar ve podcast’ların internet bağlantısı yoluyla bazı sağ-lıkla ilişkili profesyoneller ve eğitim hizmetleri tarafından uyarlanması gittikçe artmıştır. Kullanım kolaylıkları ve hızlı yayılmaları nedeniyle, kuvvetli bir bilgi paylaşımı ve işbirliği kolaylığı fırsatı sunarlar. Wiki’lerkendilerine erişimi olan herkes tarafından yazı yazılabilen Web siteleridir. ‘Blog’ kelimesi ‘Web Log’ifadesinin küçültülmüş halidir - kaynak yönünden zengin bir çoklu kitle iletişim araçları ortamı sunabilenve internet bağlantısıyla erişilebilen Web dergileridir. Son yıllarda Web tabanlı ‘işbirliği programlarının’ kullanımında hızlı bir artış gözlenmiştir. Bu Web 2.0 uygulamalarının, özellikle de wiki’ler, blog’lar ve podcast’ların internet bağlantısı yoluyla bazı sağ- lıkla ilişkili profesyoneller ve eğitim hizmetleri tarafından uyarlanması gittikçe artmıştır. Kull ...
Maged N Kamel Boulos,Inocencio Maramba ve Steve Wheeler

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız