Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 267  Ağustos 2006 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Son 10 yılda, (Tablo 1 ve 2’de özetlenen) önde gelen klinik çalışmalarda statin tedavisinin kardiyovasküler hastalık öyküsü olan veya olmayanlarda koroner olayları azalttığı gösterilmiştir[ 1-12]. Tablo 3’de verilen son çalışmalarda da, s

Kanıta Dayalı Statin Tedavisi:Gelişen Bir Dünya Bakış Açısı

Son 10 yılda, (Tablo 1 ve 2’de özetlenen) önde gelen klinik çalışmalarda statin tedavisinin kardiyovasküler hastalık öyküsü olan veya olmayanlarda koroner olayları azalttığı gösterilmiştir[ 1-12]. Tablo 3’de verilen son çalışmalarda da, statin dozu artırıldıkça kardiyovasküler olaylar insidansının düştüğü gösterilmiştir[13-17]. Ondört randomize çalışmaya dâhil 90 056 hastayı içeren bir meta-analizde, statin tedavisinin getirilerinin koroner hastalığında düşüşle sınırlı olmadı ğı görülmüştür; tedavi aynı zamanda inme, koroner revaskülarizasyon, koroner ve genel mortalitede de düşüş sağlamaktadır[18]. Ancak statinler pahalı ilaçlardır; klinisyen ve politika üretenler literatürü iyi izlesinler ki, gerekli olduğunda tedaviye başlasınlar ve tedavinin fiyat/yarar oranı kabul edilir olsun. Değişmekte olan yaşam tarzının kardiyovasküler hastalık insidansı nı yükselttiği gelişmekte olan ülkelerde, kabul edilir fiyat/yarar oranına sahip olma gereklili ği daha da önemlidir. Bu bildiride daha fakir toplumlarda daha da önemli olan dört kritik soruya doğru ve kanıta dayalı yanıtlar verilmeye çalışılmıştır: (1) Statin tedavisine kimlerde ve ne zaman başlanmalı? (2) Doktorlar hangi lipid düzeyini hedeşemeli? (3) Farklı etnik gruplar statin tedavisine farklı yanıt veriyor mu? (4) Statinlerin fiyat/yarar oranı kabul edilir mi?

H. T. Ong

Kapak Resmi:
Evidence-based prescribing of statins: A developing world perspective n PLoS Medicine Mart 2006 Volume 3 Issue 3

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Akut Yumuşak Doku İnfeksiyonu Sırasında Makrofajlar İçindeki Canlı Grup A Streptokoklar Ön bilgi: Nekrotizan fassiit gibi grup A streptokokal şiddetli yumuşak doku infeksiyonları, yüksek mortalite ile ilişkili, hızla ilerleyen infeksiyonlardır. Grup A streptokok tipik olarak bir hücre dışı patojen olarak düşünülür, fakat konakçı hücrelerinin içinde bulunduğu gösterilmiştir. Yöntemler ve Bulgular: Yumuşak doku infeksiyonları bulunan 17 hastadan alınan insan biyopsileri (N=70) kullanılarak grup A streptokoklar doğal immun yanıtlarda görev alan hücreler arasındaki in vivo etkileşimler belirlenmiştir. ımmun boyama ve in situ görüntü analizi, uzun süreli antibiyotik tedavisinden sonra alınanlar da dahil olmak üzere biyopsi örneklerinde yüksek miktarlarda bakteri bulunduğunu ortaya koymuştur. Ön bilgi: Nekrotizan fassiit gibi grup A streptokokal şiddetli yumuşak doku infeksiyonları, yüksek mortalite ile ilişkili, hızla ilerleyen infeksiyonlardır. Grup A streptokok tipik olarak bir hücre dışı patojen olarak düşünülür, fakat konakçı hücrelerinin içinde bulunduğu gösterilmiştir. Yöntemler ve Bulgular: Yumuşak doku infeksiyonla ...
Pontus Thulin, Linda Johansson, Donald E. Low2, Bing S. Gan,Malak Kotb, Allison McGeer,Anna Norrby-Teglund

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Relapsing-remitting Multipl Sklerozda Aylık İntravenöz Metilprednizolon: Kontrast Tutan Lezyon Sayısında, T2 Lezyon Volümünde ve Plazma Prolaktin Konsantrasyonunda Gerileme Ön bilgi: İntravenöz metilprednizolon (IV-MP) multipl skleroz ataklarında etkinliği kanıtlanmış, beyin MRI’da gadolinyum tutan (Gd+) lezyonlarda hızlı, ancak geçici azalma sağlayan bir tedavi yöntemidir. Atakları n önlenmesinde immünomodülatörlerle birlikte ya da tek başına IV-MP önerilmektedir, ancak üzerinde yeterince çalışılmış değildir. Yöntemler: Bir açık, tek çapraz çalışmada 9 relapsing-remitting MS (RR-MS) hastasına 12 ay boyunca aylık kontrastlı kraniyal MRI çekimi yapıldı. Altıncı aydan itibaren her MRI sonrası tek doz 500 mg metilprednizolon (ve 3 gün oral doz azaltma) verildi. Birincil sonuç noktası ölçütü tedavi sırasında başlangıca göre ortalama Gd+ lezyon sayısıydı; T2 lezyon volümü ve aylık plazma kortizol ve prolaktin konsantrasyonları da ikincil ölçütler olarak alınmıştı. Ön bilgi: İntravenöz metilprednizolon (IV-MP) multipl skleroz ataklarında etkinliği kanıtlanmış, beyin MRI’da gadolinyum tutan (Gd+) lezyonlarda hızlı, ancak geçici azalma sağlayan bir tedavi yöntemidir. Atakları n önlenmesinde immünomodülatörlerle birlikte ya da tek başına IV-MP önerilmektedir, ancak üzerinde yeterince çalışılmı ...
Florian Then Bergh,Tania Kümpfel, Erina Schumann, Ulrike Held, MichaelaSchwan, Mirjana Blazevic, Axel Wismüller, Florian Holsboer, Alexander Yassouridis, Manfred Uhr, Frank Weber, Martin Daumer, Claudia Trenkwalder, Dorothee P Auer,

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

İnsan Yaşlanmasında Bir İmmun Yetersizlik ve İnflamasyon Paradoksu: Apoptozdan Öğrenilen Dersler Yaşlanma, bir immun yetersizlik ve inşamasyon paradoksunu da (hiperaktif immun sistem bulgusu) beraberinde getirir. Apoptoz, inşamatuar yanıtın engellenmesi ve baskılanması ile ilişkilidir. Bu kısa derlemede, insan yaşlanması ile ilişkili immun yetersizlikte ve paradoksal artmış inşamasyonda artmış apoptozun rolü ile ilgili bulguları sunacağız Yaşlanma, bir immun yetersizlik ve inşamasyon paradoksunu da (hiperaktif immun sistem bulgusu) beraberinde getirir. Apoptoz, inşamatuar yanıtın engellenmesi ve baskılanması ile ilişkilidir. Bu kısa derlemede, insan yaşlanması ile ilişkili immun yetersizlikte ve paradoksal artmış inşamasyonda artmış apoptozun rolü ile ilgili bulguları s ...
Sudhir Gupta, Anshu Agrawal, Sudhanshu Agrawal, Houfen Su, Sastry Gollapudi

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Tromboanjitis Obliterans (Buerger Hastalığı) Tromboanjitis obliterans ya da diğer adıyla Buerger Hastalığı arter ve venlerin segmental tıkayıcı inşamatuar bir hastalığı olup, tutulan damarlarda tromboz ve rekanalizasyon ile kendini gösterir. Üst ve alt ekstremitelerde küçük ve orta boy arter ve venleri tutan, aterosklerotik olmayan bir inşamatuar hastalıktır. Klinik kriterleri: Yaşın 45’in altında olması, öyküde halen ya da son zamanlarda sigara kullanması, klaudikasyon ile belirlenen distal ekstremite iskemisi bulunması, dinlenirken ağrı, noninvaziv damar testleriyle dokümante edilmiş iskemik ülserler ya da gangrenler, otoimmun hastalık, hiperkoagülabilite ve diabet olasılıklarının dışlanmış olması, daha proksimal bir yerleşimde emboli olasılığının ekokardiyografi ya da arteriyografi dışlanması, olaya klinik olarak katılan ve katılmayan ekstermitelerde arteriyografik bulguların uyumlu olmasıdır. Tromboanjitis obliterans ya da diğer adıyla Buerger Hastalığı arter ve venlerin segmental tıkayıcı inşamatuar bir hastalığı olup, tutulan damarlarda tromboz ve rekanalizasyon ile kendini gösterir. Üst ve alt ekstremitelerde küçük ve orta boy arter ve venleri tutan, aterosklerotik olmayan bir inşamatuar hastalıktır. Klinik kriterleri: Y ...
Perttu ET Arkkila

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Çizgiyi Aşmak: Virülans Özelliklerinin Seçimi ve Evrimi Patojenlerin evrimi paradoks bir süreçtir. Patojenik sujlar yayılım açısından evrimsel süreçleri boyunca sıklı kla konak sujlarına mutlak bağımlıdır, buna karşın patojenik yaşam tarzı bu bağımlılık sırasında konağın hasar görmesini gerektirir. Doğada patojenler büyük çeşitliliğe sahip olduğu için patojenik stratejilerin evrimsel açıdan başarılı olduğu söylenebilir. Patojenlerin evrimi paradoks bir süreçtir. Patojenik sujlar yayılım açısından e vrimsel süreçleri boyunca sıklı kla konak sujlarına mutlak bağımlıdır, buna karşın patojenik yaşam tarzı bu bağımlılık sırasında konağın hasar görmesini gerektirir. Doğada patojenler büyük çeşitliliğe sahip olduğu için patojenik stratejilerin evrimsel açıd ...
Nat F. Brown,Mark E. Wickham,Brian K. Coombes,B. Brett Finlay

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kronik Hastalıkların İnfeksiyöz Belirleyicileri Elimizdeki kanıtlar, bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların infeksiyöz ajanlardan köken alabildiğini doğrulamaktadı r. Bunun ötesinde yakın geçmişte tanımlanan 39 infeksiyöz ajandan en az 13’ü kronik sendromları tetikleyebilmektedir. İlişkinin tanımlanması toplumlarda sağlığı etkileyebilir, infeksiyonun engellenmesi ya da tedavisi ile kronik hastalık yükünün azaltılması olasılığı doğabilir. Bu kavramın giderek daha çok kabul görmesiyle birlikte laboratuar teknolojilerinde ve epidemiyolojide gelişmeler kültürü yapılamayan, yeni ve bilinen mikrobiyal kökenlerin tanımlanmasını hızlandırmaktadır. Elimizdeki kanıtlar, bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların infeksiyöz ajanlardan köken alabildiğini doğrulamaktadı r. Bunun ötesinde yakın geçmişte tanımlanan 39 infeksiyöz ajandan en az 13’ü kronik sendromları tetikleyebilmektedir. İlişkinin tanımlanması toplumlarda sağlığı etkileyebilir, infeksiyonun engellenmesi ya da tedavisi ...
Siobhán M.O’Connor*,Christopher E. Taylor,James M. Hughes

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Oral Mukoza Melanomu: Malign Bir Tuzak Oral mukoza melanomları oldukça malign tümörlerdir. Temelde belirti oluşturmayan ‘yavaş ilerleyen’ sunumu, lezyonların nadir oluşu, kötü prognozu ve doğası uzmanlaşmış tedavi gereksinimi, bakımından sorumlu sağlık görevlisi tarafından ciddi olarak düşünülmesi gereken faktörlerdir. Biz kulak burun boğaz bölümüne sevk edilen 75 yaşındaki bir olguyu sunuyoruz. Belirtiler, son bir kaç hafta içerisinde giderek kötüleşen, ses değişimi ve salya akmasıydı. Oral mukoza melanomları oldukça malign tümörlerdir. Temelde belirti oluşturmayan ‘yavaş ilerleyen’ sunumu, lezyonların nadir oluşu, kötü prognozu ve doğası uzmanlaşmış tedavi gereksinimi, bakımından sorumlu sağlık görevlisi tarafından ciddi olarak düşünülmesi gereken faktörlerdir. Biz kulak burun boğaz bölümüne sevk edilen ...
Emmanouil K Symvoulakis,Dionysios E Kyrmizakis,Emmanouil I Drivas,Anastassios V Koutsopoulos,Stylianos G Malandrakis,Charalambos E Skoulakis, John G Bizakis

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız