Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 264  Mayıs 2006 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Endotel hücresi reseptör etkileyici bir yapı olarak davranır, damar içindeki farklı fiziksel ya da kimyasal uyaranları algılar ve bu nedenle damar duvarını uyarlar ya da uyaranı n etkisini ve homeostazı tersine çeviren gerekli ürünleri serbestleştirir.

ENDOTEL FİOLOJİSİ

Endotel hücresi reseptör etkileyici bir yapı olarak davranır, damar içindeki farklı fiziksel ya da kimyasal uyaranları algılar ve bu nedenle damar duvarını uyarlar ya da uyaranı n etkisini ve homeostazı tersine çeviren gerekli ürünleri serbestleştirir. Endotel hem agonist hem de antagonist olarak çeşitli farklı molekülleri üretme kapasitesine sahiptir, bu nedenle her iki yöndeki etkiler de dengelenir. Endotel vazodilatörleri ve vazokonstriktörleri, prokoagülanları ve antikoagülanları, inflamatuarları ve antiinflamatuarları, fibrinolitikleri ve antifibrinolitikleri, oksidanları ve antioksidanları ve bir çok diğerlerini oluşturur (şekil 3)[1,6]. Endotel hücreleri bu hassas dengeyi sağalama becerilerini yitirdi ğinde, endotelin lipidler ve lökositler (monositler ve Tlemfositler) tarafından istila edilme koşulları gündeme gelir. İnflamatuar yanıt özendirilir ve yağlı çizgiler belirir; bu ateromatöz plağın oluşumunda ilk aşamadır. Eğer koşullar devam ederse, yağlı çizgiler ilerleme gösterir, plak yırtılır ve trombogenez ile damar tıkanıklığının koşulları gelişir.

Ricardo J Esper,Roberto A Nordaby,Jorge O Vilariño,Antonio Paragano,José L Cacharrón veRogelio A Machado

Kapak Resmi:
Cardiovascular Diabetology 23 fiubat 2006

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Sağlık Hizmetleri Sektöründe Emeğin Günümüzdeki Özellikleri:Tartışma Zemini için Giriş Notları Bu yazı, sağlık hizmeti sektöründe emeğin özelliklerini tartışmak amacıyla halk sağlığı, sağlık ekonomisive teknolojik yenilik ekonomisi konularındaki yayınları bir araya getirmektedir.Yöntem ve Çerçeve: Sağlık hizmetlerinin ekonomik özelliklerinin incelenmesi bu araştırmanın başlangıçnoktasıdır.Bulgular ve Tartışma: Bu çalışma iktisadi işbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkelerinde piyasa-dışı sağ-lık hizmetlerinin prevalansının belirlenmesine yönelmiştir. Ayrıca, sağlık hizmeti sistemi diğer ekonomiksistemlerden farklı özelliklere sahiptir: Sosyal refah ile yenilik sistemlerinin kesişme noktasıdır. Bu yazı, sağlık hizmeti sektöründe emeğin özelliklerini tartışmak amacıyla halk sağlığı, sağlık ekonomisi ve teknolojik yenilik ekonomisi konularındaki yayınları bir araya getirmektedir. Yöntem ve Çerçeve: Sağlık hizmetlerinin ekonomik özelliklerinin incelenmesi bu araştırmanın başlangıç noktasıdır. Bulgular ve Tartışma: Bu çalışma ik ...
Francisco Eduardo Campos,Eduardo da Motta e Albuquerque

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Over Folikül Damar Yatağının Düzenlenmesi Anjiyogenez folikül gelişimi ile ilişkilendirilir ve her folikül içerisinde bağımsız olarak düzenlendiği için damaryatağının görevini normal şekilde yürütmesi sonlanımının belirlenmesinde kritik önem taşır. Bu derlemede,folikül anjiyogenezinin izlenmesinde kullanılan bazı yollar ele alınmakta, folikül yerleşimini ve busüreci düzenleyebilen pro- ve anti-anjiyogenik faktörlerdeki değişiklikler ve bunlar›n in vivo fizyolojik rolünüaçıklığa kavuşturmak için antagonistlerin nasıl kullanılabileceği tanımlanmaktadır. Anjiyogenez folikül gelişimi ile ilişkilendirilir ve her folikül içerisinde bağımsız olarak düzenlendiği için damar yatağının görevini normal şekilde yürütmesi sonlanımının belirlenmesinde kritik önem taşır. Bu derlemede, folikül anjiyogenezinin izlenmesinde kullanılan bazı yollar ele alınmakta, folikül yerleşimini ve bu süreci düzenle ...
Hamish M Fraser

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Uyuşturucu Bağımlılığının Evrimsel Kökenleri ve Önemi Uyuşturucu bağımlılığına evrimsel açıdan bakarsak, altta yatan önemini kavrayabilir ve üç aşamalı yapısınıirdeleyebiliriz: Biyoloji, psikoloji ve toplumsal etkenler. Bu incelemede, memeli beyninin ve antik psikotropbitkilerin birlikte gelişimi derinlemesine tetkik edilmiştir. Uyuşturucu bağımlılığına evrimsel açıdan bakarsak, altta yatan önemini kavrayabilir ve üç aşamalı yapısını irdeleyebiliriz: Biyoloji, psikoloji ve toplumsal etkenler. Bu incelemede, memeli beyninin ve antik psikotrop bitkilerin birlikte gelişimi derinlemesine tetkik edilmiştir. Antik dönemde psikotrop madde kullanımı- nın gelişmekte ...
Tammy Saah

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Endotel İşlev Bozukluğu: Kapsamlı Bir Değerlendirme Endotel, kan damarlarının iç yüzeyinin tamamını kaplayan, dolaşımdaki kanı dokulardan ayıran ince ve tekhücreli bir tabakadır. Buna karşın inaktif bir organ değildir. Bir reseptör-etkileyici organ olarak işlev görürve her fiziksel ya da kimyasal uyarana doğru maddenin salımıyla yanıt verir ve böylece vazomotor denge iledamarsal dokudaki homeostazı sürdürebilir. Homeostazı sürdürmeye yardımcı olan hem agonist hem deantagonist etkili maddeleri bağımsız bir şekilde üretir ve sadece otokrin değil, ayrıca parakrin ve endokrinişlevleri de bulunur. Endotel, kan damarlarının iç yüzeyinin tamamını kaplayan, dolaşımdaki kanı dokulardan ayıran ince ve tek hücreli bir tabakadır. Buna karşın inaktif bir organ değildir. Bir reseptör-etkileyici organ olarak işlev görür ve her fiziksel ya da kimyasal uyarana doğru maddenin salımıyla yanıt verir ve böylece vazomotor denge ile damarsal doku ...
Ricardo J Esper,Roberto A Nordaby,Jorge O Vilariño,Antonio Paragano,José L Cacharrón ve Rogelio A Machado

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

İnme Yerleşiminin Larenks Öksürük Refleksi ve Pnömoni Riski Üzerinde Etkileri Bu çalışmanın amacı, erken dönem anatomik inme yerleşimi ile larenks öksürük refleksi (LCR) testinikarşılaştırarak akut inme hastalarında pnömoni gelişme riskini değerlendirmekti.Yöntemler: Refleks öksürük testinin (RCT) uygulandığı 818 akut inme hastasında yapılan bu ileriye dönükçalışmada, inme yerleşimi ve sonraki pnömoni sonlanımı açısından LCR’nin nörolojik durumu ile manyetikrezonans ya da bilgisayarlı tomografi görüntüleme bulguları karşılaştırıldı. ‹nme tanısı nörolog tarafındankondu ve inme yerleşimi de klinik radyolog tarafından yapıldı; her ikisi de RCT sonuçlarına körleştirildiler.Bulgular: Beyin sapı (p<0,007) ve serebral yerleşimli inmelerle (p<0,005) RCT ve pnömoni sonlanımı arasındauyum vardı. İncelenen 818 hastanın 35’inde (% 4,3) pnömoni gelişti. Bu çalışmanın amacı, erken dönem anatomik inme yerleşimi ile larenks öksürük refleksi (LCR) testini karşılaştırarak akut inme hastalarında pnömoni gelişme riskini değerlendirmekti. Yöntemler: Refleks öksürük testinin (RCT) uygulandığı 818 akut inme hastasında yapılan bu ileriye dönük çalışmada, inme yerleşimi ve sonraki pnömoni sonlanı ...
W Robert Addington,Robert E Stephens,John G Widdicombe ve Kamel Rekab

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kasıtlı Yavaş Salınan İbuprofen Alımı Sonrası Ölüm: Bir Olgu Sunumu İbuprofen, ağrı ve inflamasyonun tedavisi için reçetesiz ve reçete ile alınabilen steroid dışı anti-inflamatuarbir ilaçtır. İbuprofen ile kasıtlı kendini zehirleme giriflimi az karşılaşılan bir durumdur ve hastalargenellikle ya hiç belirti olmadan ya da hafif gastrointestinal belirtilerle başvurur. Bildirilmiş dokuz başkaölüm olgusu bulunmasına karşın, bu ölümlerin tümüne olasılıkla eşlik eden etmenler katkıda bulunmuştur.Burada yavaş salınan ibuprofen ile kendini zehirleme girişimi sonucu salt toksisiteye bağlı bir ölüm bildirilmektedir. İbuprofen, ağrı ve inflamasyonun tedavisi için reçetesiz ve reçete ile alınabilen steroid dışı anti-inflamatuar bir ilaçtır. İbuprofen ile kasıtlı kendini zehirleme giriflimi az karşılaşılan bir durumdur ve hastalar genellikle ya hiç belirti olmadan ya da hafif gastrointestinal belirtilerle başvurur. Bildirilmiş dokuz başka ölüm olgusu ...
David Michael Wood,Jane Monaghan, Peter Streete, Alison Linda Jones ve Paul Ivor Dargan

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kanser Kök Hücresi: Hasarlı Otoreaktif T Hücreden Köken Aldığını Düşündüren Deliller Bu derlemede lemfositler ve kanser hücreleri arasındaki benzerlikler irdelenmekte ve insanda kanser oluşumuna yönelik yeni bir model ileri sürülmektedir. Biz, kanser gelişiminde öz antijenleri taklit eden patojenlerleantijen belirleyicilerinin bağışıklık sistemine birlikte sunulması sırasında T hücre toleransını bozaninfeksiyon(lar)a gerek olduğunu öne sürüyoruz. Bir miktar otoimmünite olması normaldir ve patojenin etkilibir şekilde eradikasyonu için otoimmünite gereklidir. Ancak, bağışıklık yanıtı sonlandığında otoreaktifT hücreleri mutlaka apopitozla yok edilmelidir. Çok etkenli nedenlerle zayıflamış bağışıklık sistemi varlığındaapopitoz yetersiz kalabilir. Bazı otoreaktif T hücreleri bu süreçte genomik hasar geçirebilir, ancak sağ kalabilirler.Sonuçta oluşan kanser kök hücresi inflamatuar T hücrelerinin bazı işlevlerini taşımaya devamedebilir, böylece de vücutta inflamasyon alanlarını aramaya devam edebilir Bu derlemede lemfositler ve kanser hücreleri arasındaki benzerlikler irdelenmekte ve insanda kanser oluşumuna yönelik yeni bir model ileri sürülmektedir. Biz, kanser gelişiminde öz antijenleri taklit eden patojenlerle antijen belirleyicilerinin bağışıklık sistemine birlikte sunulması sırasında T hücre toleransını bozan infeksiyon(lar)a ...
Peter Grandics

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız