Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 124  Nisan 2004 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Başka bir şikayeti olmayan 40 yaşındaki bir erkek ateş hissinin yanı sıra ayaksırtında kızarıklık ve ağrı bildirdi. Hassas ödem ve eritem pretibial bölgeye yayıldı.Ayak parmakları arasında fissürler mevcuttu. Hangi tanı prosedürleri ve tedavi endikedi

Selülit

Selülit dermis ve subkutanöz dokunun akut, yayılan piyogenik bir enflamasyonudur, genellikle yara, ülser veya bir dermatozu güçleştirir. Genellikle bacakta bulunan bu bölge hassas, sıcak, eritematöz ve şişmiş bir haldedir. Etkilenmemiş deriden kesin bir sınırla ayrılmamıştır. Erizipel önemli lenfatik tutulumu olan yüzeysel bir selülittir, normal deriden ayrılmış kabarık bir sınırla birlikte sertleşmiş, “peau d’orange” (portakal kabuğu) bir görünüm sergiler. Anatomik konumu dahil, selülitin ayırıcı özellikleri ve hastanın medikal ve maruz kalma öyküsü uygun antibiyotik tedavisi için yol gösterici olmalıdır (Tablo 1). ANATOMİK ÖZELLİKLER Periorbital selülit orbital septum’un önündeki perioküler dokuları ve göz kapa- ğını kapsar. Periorbital selülit potansiyel komplikasyonları olan orbital selülitten ayırt edilmelidir: azalmış oküler motilite, azalmış görsel keskinlik, ve kavernöz-sinüs trombozu. Küçük çocuklar konjüge Haemophilus influenzae tip b aşısı ile aşılanmaya başlamadan önce, 3-24 aylık çocuklarda H. İnfluenzae tip b’ye bağlı bukkal selülit yüzle ilgili selülit vakalarının %25 kadarından sorumluydu; şimdilerde bu tarz selülit seyrek görülür. Enfeksiyon üst solunum yolunda başlar. Perianal selülit büyük ölçüde küçük çocuklarda oluşur ve genellikle grup A streptococci buna yol açar.[1] Belirtileri arasında perianal kaşıntı ve eritem, anal fisürler, pürülan sekresyonlar ve rektal kanama yer alır. HASTALARI SELÜLİTE YATKIN KILAN MARUZ KALMA TİPLERİ Şiddetli bakteriyel selülitin liposuction’ı n bir komplikasyonu olarak oluştuğu bilinmektedir. Yasa dışı ilaçların subkutanöz enfeksiyonu (“skin popping”) olağandı şı bakteriyel suşlarına bağlı selülitle sonuçlanabilir.[ 2,3] Kimi zaman rekürran olan, farklı bir selülit formu meme kanseri ameliyatından haftalar-aylar sonra oluşabilir. İpsilateral koldaki selülit radikal mastektomi sonrası iyi tanımlanmıştır,[4] burada ilişkili lenfödem yüzünden oluşur; ipsilateral memedeki selülit halihazırda daha yaygındır, meme- konzervasyon tedavisinden sonra olu- şur.[5,6] Parsiyel mastektomi kombinasyonundan elde edilen lokal lenf-ödem, aksiller lenf-nodülü disseksiyonu ve meme ışınlaması predispozan bir faktördür. Selülit aynı zamanda safenöz venden koroner-arter bypass için parça alınmış hastaları n bacaklarında da oluşur.[7] Damarın çıkartılmasıyla lenfatik bozulma ve ödem oluşur. SELÜLİTİN OLAĞANDIŞI BELİRTİLERİ Krepitan selülit gerek clostridal gerekse non-spor-oluşturan anaeroblar (bakteroides suşları, peptostreptococci ve peptococci) tarafından üretilir–tek başına veya özellikle Escherichia coli, klebsiella ve aeromonas gibi fakültatif bakteri ile birlikte karma olarak. Gangrenli selülit subkutanöz dokuların ve altta yatan derinin nekrozunu üretir. Deri nekrozu konvansiyonel selüliti güçleştirebilir veya farklı klinik özelliklerle birlikte oluşabilir (immünokompromize hastalarda necrotizing kutanöz mucormikosis dahil). AYIRICI TANI Selülitin ayrıcı tanısı Tablo 2’de özetlenmiştir. Selülite benzeyen yumuşak-doku enfeksiyonları bundan ayırt edilmelidir, çünkü necrotizan fasiitis veya gazlı gangren tedavisi kapsamlı debridman gerektirir. Necrotizan fasiitis tanısı sadece ameliyatta doğrudan muayene veya frozen section ile biyopsi yoluyla kesin olarak saptanabilir.[23,24] KILAVUZLAR Deri ve yumuşak-doku enfeksiyonlarının (selülit dahil) tedavi kılavuzları Infectious Diseases Society of America tarafı ndan hazırlanmaktadır. ÖZET ve TAVSİYELER Selülit ateş ve kırıklığın eşlik ettiği, eritem, şişme ve lokal hassasiyeti olan deri ve subkutanöz dokuların yayılan tutulumuna dayalı klinik bir tanıdır. Tedavi yaklaşımı gerek lokal (abrasyon veya ülsere sekonder olan veya özel bakteriyel suşlara –sırasıyla, P. multocida ve V. vulnificus– işaret eden, hayvan ısırığı veya deniz suyu gibi bir başka maruz kalmaya bağlı) gerekse yaygın olmayan bir bakteriyemik enfeksiyon yayılımı olarak olası bir kaynağın saptanması nı kapsar. Tedavi kararında hastanın ayırıcı özellikleri (örneğin diyabet veya immünokompromize mevcudiyeti gibi) veya anatomik bölgeler de göz önünde bulundurulmalı dır. Streptococci (grup A, G ve B) ve S. aureus en sık izole edilen bakteriyel suşlardır. Vinyette tanımlanana benzer bir hastada orta düzeyde veya şiddetli selülit için başlangıç ampirik antimikrobiyal tedavi intravenöz sefalosporin (sefazolin veya seftriakson) veya nafsilin (penisiline alerjisi olan hastalarda vankomisin)’ den oluşur. Bunu genellikle 7-14 günlük bir seyir için, dikloksasilin veya bir oral sefalosporin izler. Rekürran bacak selüliti olan hastalarda, nüksleri önlemek için epidermophytosis’in yol açtığı interdijital alanlardaki fisürler topikal antifungal ajanlarla tedavi edilmelidir. Oral penisilin G ile birlikte günlük profilaksi (veya amoksisilin) aynı bölgede ikiden fazla selülit epizodu olan hastalar için düşünülmelidir. KAYNAKLAR 1. Barzilai A, Choen HA. Isolation of group A streptococci from children with perianal cellulitis and from their siblings. Pediatr Infect Dis J 1998;17:358- 360. 2. Binswanger IA, Kral AH, Blumenthal RN, Rybold DJ, Edlin BR. High prevalence of abscesses and cellulitis among community-recruited injection drug users in San Francisco. Clin Infect Dis 2000;30:579-581. 3. Dancer SJ, McNair D, Finn P, Kolsto AB. Bacillus cereus cellulitis from contaminated heroin. J Med Microbiol 2002;51:278-281. 4. Simon MS, Cody RL. Cellulitis after axillary lymph node dissection for carcinoma of the breast. Am J Med 1992;93:543-548. 5. Mertz KR, Baddour LM, Bell JL, Gwin JL. Breast cellulitis following breast conservation therapy: a novel complication of medical progress. Clin Infect Dis 1998;26:481-486. 6. Miller SR, Mondry T, Reed JS, Findley A, Johnstone PA. Delayed cellulitis associated with conservative therapy for breast cancer. J Surg Oncol 1998;67:242-245. 7. Baddour LM, Bisno AL. Non-group A beta-hemolytic streptococcal cellulitis: association with venous and lymphatic compromise. Am J Med 1985;79:155- 159. 8. Dupuy A, Benchikhi H, Roujeau JC, et al. Risk factors for erysipelas of the leg (cellulitis): case-control study. BMJ 1999;318:1591-1594. 9. Woo PCY, Lum PNL, Wong SSY, Cheng VC, Yuen KY. Cellulitis complicating lymphoedema. Eur J Clin Microbiol Infect Dis 2000;19:294-297. 10. Parada JP, Maslow JN. Clinical syndromes associated with adult pneumococcal cellulitis. Scand J Infect Dis 2000;32:133-136. 11. Porras MC, Martínez VC, Ruiz IM, et al. Acute cellulitis: an unusual manifestation of meningococcal disease. Scand J Infect Dis 2001;33:56-59. 12. Chuang Y-C, Yuan C-Y, Liu C-Y, Lan CK, Huang AH. Vibrio vulnificus infection in Taiwan: report of 28 cases and review of clinical manifestations and treatment. Clin Infect Dis 1992;15:271-276. 13. Fernandez JM, Serrano M, De Arriba JJ, Sanchez MV, Escribano E, Ferreras P. Bacteremic cellulitis caused by non-01, non-0139 Vibrio cholerae: report of a case in a patient with hemochromatosis. Diagn Microbiol Infect Dis 2000;37:77-80. 14. Gach JE, Charles-Holmes R, Ghose A. E. coli cellulitis. Clin Exp Dermatol 2002;27:523-525. 15. Kiehlbauch JA, Tauxe RV, Baker CN, Wachsmuth IK. Helicobacter cinaediassociated bacteremia and cellulitis in immunocompromised patients. Ann Intern Med 1994;121:90-93. 16. Horrevorts AM, Huysmans FTM, Koopman RJJ, Meis JFG. Cellulitis as first clinical presentation of disseminated cryptococcosis in renal transplant recipients. Scand J Infect Dis 1994;26:623-626. 17. Nucci M, Anaissie E. Cutaneous infection by Fusarium species in healthy and immunocompromised hosts: implications for diagnosis and management. Clin Infect Dis 2002;35:909-920. 18. Majeed HA, Quabazard Z, Hijazi Z, Farwana S, Harshani F. The cutaneous manifestations in children with familial Mediterranean fever (recurrent hereditary polyserositis): a six-year study. Q J Med 1990;75:607-616. 19. Morgan KW, Callen JP. Sweet's syndrome in acute myelogenous leukemia presenting as periorbital cellulitis with an infiltrate of leukemic cells. J Am Acad Dermatol 2001;45:590-595. 20. Sheard RM, Pandey KR, Barnes ND, Vivian AJ. Kawasaki disease presenting as orbital cellulitis. J Pediatr Ophthalmol Strabismus 2000;37:123-125. 21. Taylor GW, Meltzer A. "Inflammatory carcinoma" of the breast. Am J Cancer 1938;33:33-49. 22. Faber J, Shroeder L, Thill M-P, Jacob F. Carcinoma erysipeloides of the neck. Lancet 2002;359:1025-1025. 23. Stevens DL, Tanner MH, Winship J, et al. Severe group A streptococcal infections associated with a toxic shock-like syndrome and scarlet fever toxin A. N Engl J Med 1989;321:1-7. 24. Stamenkovic I, Lew PD. Early recognition of potentially fatal necrotizing fasciitis: the use of frozen-section biopsy. N Engl J Med 1984;310:1689-1693. 25. Kielhofner MA, Brown B, Dall L. Influence of underlying disease process on the utility of cellulitis needle aspirates. Arch Intern Med 1988;148:2451-2452. 26. Sachs MK. The optimum use of needle aspiration in the bacteriologic diagnosis of cellulitis in adults. Arch Intern Med 1990;150:1907-1912. [Erratum, Arch Intern Med 1991;151:244.] 27. Duvanel T, Auckenthaler R, Rohner P, Harms M, Saurat JH. Quantitative cultures of biopsy specimens from cutaneous cellulitis. Arch Intern Med 1989;149:293-296. 28. Sigurdsson AF, Gudmundsson S. The etiology of bacterial cellulitis as determined by fine-needle aspiration. Scand J Infect Dis 1989;21:537-542. 29. Hook EW III, Hooton TM, Horton CA, Coyle MB, Ramsey PG, Turck M. Microbiologic evaluation of cutaneous cellulitis in adults. Arch Intern Med 1986;146:295-297. 30. Howe PM, Eduardo Fajardo J, Orcutt MA. Etiologic diagnosis of cellulitis: comparison of aspirates obtained from the leading edge and the point of maximal inflammation. Pediatr Infect Dis J 1987;6:685-686. 31. Grayson ML, Gibbons GW, Habershaw GW, et al. Use of ampicillin/sulbactam versus imipenem/cilastatin in the treatment of limb-threatening foot infections in diabetic patients. Clin Infect Dis 1994;18:683-693. [Erratum, Clin Infect Dis 1994;19:820.] 32. Perl B, Gottehrer NP, Ravek D, Schlesinger Y, Rudensky B, Yinnon AM. Cost-effectiveness of blood cultures for adult patients with cellulitis. Clin Infect Dis 1999;29:1483-1488. 33. Schmid MR, Kossmann T, Duewell S. Differentiation of necrotizing fasciitis and cellulitis using MR imaging. AJR Am J Roentgenol 1998;170:615-620. 34. Chao H-C, Lin S-J, Huang Y-C, Lin TY. Sonographic evaluation of cellulitis in children. J Ultrasound Med 2000;19:743-749. 35. Suga K, Ariga M, Motoyama K, Hara A, Kume N, Matsunaga N. Ga-67-avid massive cellulitis within a chronic lymphedematous limb in a survivor of Hodgkin's disease. Clin Nucl Med 2001;26:791-792. 36. Bradsher RW Jr, Snow RM. Ceftriaxone treatment of skin and soft tissue infections in a once daily regimen. Am J Med 1984;77:63-67. 37. Grayson ML, McDonald M, Gibson K, et al. Once-daily intravenous cefazolin plus oral probenecid is equivalent to once-daily intravenous ceftriaxone plus oral placebo for the treatment of moderate-to-severe cellulitis in adults. Clin Infect Dis 2002;34:1440-1448. 38. McKinnon PS, Paladino JA, Grayson ML, Gibbons GW, Karchmer AW. Costeffectiveness of ampicillin/sulbactam versus imipenem/cilastatin in the treatment of limb-threatening foot infections in diabetic patients. Clin Infect Dis 1997;24:57-63. 39. Gentry LO, Ramirez-Ronda CH, Rodriguez-Noriega E, Thadepalli H, del Rosal PL, Ramirez C. Oral ciprofloxacin vs parenteral cefotaxime in the treatment of difficult skin and skin structure infections: a multicenter trial. Arch Intern Med 1989;149:2579-2583. 40. Muijsers RB, Jarvis B. Moxifloxacin in uncomplicated skin and skin structure infections. Drugs 2002;62:967-973. 41. Graham DR, Talan DA, Nichols RL, et al. Once-daily, high-dose levofloxacin versus ticarcillin-clavulanate alone or followed by amoxicillin-clavulanate for complicated skin and skin-structure infections: a randomized, openlabel trial. Clin Infect Dis 2002;35:381-389. 42. Stevens DL, Smith LG, Bruss JB, et al. Randomized comparison of linezolid (PNU-100766) versus oxacillin-dicloxacillin for treatment of complicated skin and soft tissue infections. Antimicrob Agents Chemother 2000;44:3408- 3413. 43. Stevens DL, Herr D, Lamperis H, Hunt JL, Batts DH, Hafkin B. Linezolid versus vancomycin for the treatment of methicillin-resistant Staphylococcus aureus infections. Clin Infect Dis 2002;34:1481-1490. 44. Liu V, Mackool BT. Current diagnosis and management of chronic fungal infection of the feet and nails. In: Remington JS, Swartz MN, eds. Current clinical topics in infectious diseases. Vol. 19. Malden, Mass.: Blackwell Science, 1999:305-26. 45. Groom AV, Wolsey DH, Naimi TS, et al. Community-acquired methicillin-resistant Staphylococcus aureus in a rural American Indian community. JAMA 2001;286:1201-1205. 46. Eady EA, Cove JH. Staphylococcal resistance revisited: community-acquired methicillin resistant Staphylococcus aureus -- an emerging problem for the management of skin and soft tissue infections. Curr Opin Infect Dis 2003;16:103-124. 47. Wang J-H, Liu Y-C, Cheng DL, et al. Role of benzathine penicillin G in prophylaxis for recurrent streptococcal cellulitis of the lower legs. Clin Infect Dis 1997;25:685-689. 48. Kremer M, Zuckerman R, Avraham Z, Raz R. Long-term antimicrobial therapy in the prevention of recurrent soft-tissue infections. J Infect 1991;22:37-40

Morton N. Swartz

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Genital Herpesin Bulaşma Riskini Azaltmak İçin Günde Bir Kez Valasiklovir Uygulaması Herpes simpleks virüse (HSV) karşı geliştirilen nükleozit analoglarının, HSV tip 2'nin (HVS-2) genital mukoza yüzeylerine tutunmasını baskıladığı ve HSV'nin cinsel yolla bulaşmasını önleyebildiği gösterilmiştir. Çalışmamızda ,immun sistemi yeterli olan,heteroseksüel, monogam 1484 çift izlemiştir; bu çiftlerin oluşturduğu gurupların birinde klinik olarak semptomatik HSV-2 enfeksiyonu bulunan çiftler ,sekiz ay boyunce günde bir kez valasiklovir veya plasebo almak üzere randomizeolarak atanmıştır. ...
Lawrance Corey,Anna Wold

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Metisiline Dirençli Staphylococcus aureus’un Neden Olduğu Postoperatif Enfeksiyon ve Sosyoekonomik Arkaplan Enfeksiyon hastalıkları sosyal yoksunlukla ilişkilendirilebilir. Metisiline dirençli postoperatif Staphylococcus aureus (MRSA) enfeksiyonları ile sosyoekonomik durum arasında ilişki olup olmasığını araştırdık. Hastaların sosyal durumu posta koduna göre sırealandı. İzole kroner arer bypass grafti uygulanan ve İngiltere'de yaşayan 1739 kişide yapılan ardışık serilerde,23 kişi (%1.3) (MRSA) ile enfekte bulundu.Enfeksiyon insidansı ile sosyal yoksunluk arasında kadameli bir ilşki olduğunu gösterdik. ...
Jens Peder Bagger ,Dlera Zindrou

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Orta Kulak İltihabı Otitis Media (OM) çocukluk çağında ensık karşılaşılan ve doktor muayenesienfeksiyonlardan biridir.[1] Ayrıca gelişmişülkelerde çocukların antibiyoterapi almalarına ve cerrahi müdahale görmelerine de ensık neden olan durumlardan biridir. Bu durumun A.B.D.’deki yıllık maliyeti 3-5 milyar Amerikan Doları’dır[2,4], ancak bu miktar gerçek maliyeti yansıtmamaktadır, çünkü indirek maliyet bu miktardan çok daha fazladır.[4] Akut OM (AOM) ve effüzyonlu OM (OME), otitis medianın birbirini izleyen farklı evreleridir.[5,6] AOM; otalji, otore, ateş, irritabilite gi ...
Maroeska M. Rovers,Anne G.M.Schiller

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Multipl Miyelom Multipl miyelom, genellikle kemik iliğindeki bir klondan türeyen malign plazma hücrelerinin kümelendiği bir hastalıktır[1]. Kemik iliği mikroçevresi ile miyelomhücreleri arasında karmaşık etkileşimler ortaya çıkar. Tümörün kendisi, ürünleri ve bunlara karşı hasta yanıtı kemik ağrısı, böbrek yetmezliği, enfeksiyonlara eğilim, anemi ve hiperkalsemi dahil miyelom için karakteristik çok sayıdaki semptoma ve organ fonksiyon bozukluklarına neden olur. 1980’lerin başlarına dek, miyelom yaklaşık 2 yıl sonraki ölüme kadar yaşam kalitesinde yavaş ...
Bhawna Sirohi,Ray Powles

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Divertiküler Kolon Hastalığı Kolonik divertikülozis, vasküler perforasyon bölgelerindekikolonik duvar arasından mukozal herniasyonabağlı olarak kolonik lümenden gelişencepler nanlamındadır EPİDEMİYOLOJİ Kolonik divertikülozis prevalansının ölçümü güçtür çünkü hastaların çoğu asemptomatiktir. Eski (1920-1940) otopsi ve baryum lavman serilerinde, %2-10’luk hızlar kaydedildi.[1] Veriler geçen birkaç on sene içerisinde kolonik divertiküla’da önemli bir artış olduğunu göstermektedir. Divertiküler hastalık pre ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Selülit Başka bir şikayeti olmayan 40 yaşındaki bir erkek ateş hissinin yanı sıra ayak sırtında kızarıklık ve ağrı bildirdi. Hassas ödem ve eritem pretibial bölgeye yayıldı. Ayak parmakları arasında fissürler mevcuttu. Hangi tanı prosedürleri ve tedavi endikedi KLİNİK PROBLEM Selülit dermis ve subkutanöz dokunun akut, yayılan piyogenik bir enflamasyonudur, genellikle yara, ülser veya bir dermatozu güçleştirir. Genellikle bacakta bulunan bu bölge hassas, sıcak, eritematöz ve şişmiş bir haldedir. Etkilenmemiş deriden kesin bir sınırla ayrılmamıştır. Erizipel önemli lenfatik tutulumu olan y ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Yaz Mevsiminde 'Hepatit A' Riski Artışına Dikkat! Ateş, halsizlik, bulantı, karnın sağ üst tarafında ağrı ve idrarda koyulaşma halinde belirtilerle ortaya Hepatit A hastalığından korunmak için hijyene dikkat edilmesi gerekiyor. Çocuklar hijyene ve el temizliğine dikkat etmedikleri için Hepatit A hastalığına daha kolay yakalanıyorlar. Hava sıcaklıklarının giderek arttığı bu dönemlerde, çocuklarda Hepatit A’ya yakalanma riski de büyüyor. Hastalık, genellikle tuvaletlerden ve iyi temizlenmemiş gıdalardan bulaşıyor. Hepatit A, vücuttaki en hayati orga ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Acı Çikolata’nın Tatlı Marifeti İtalyan, İngiliz ve Alman bilim adamları, sütsüz çikolatanın tansiyonu düşürücü etkisi bulunduğunu, kalp hastalıklarına karşı da koruduğunu tespit etti. İtalyan ve İngiliz bilim adamlarının, sonuçları Nature dergisinde yayımlanan araştırmasında, sütsüz çikolatanın kalp hastalıklarına karşı koruma sağlayan kandaki antioksidan seviyesini artırdığı belirlendi. Sütlü çikolataya nazaran 100 gram siyah çikolata tüketiminden sonra kandaki antioksidan seviyesi yüzde 20 oranında arttı. Bi ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

İngiltere’de Sigara Yasağı 28Mart geceyarısından itibaren İrlanda’da barlarda ve diğer kamuya ait kapalı yerlerde sigara yasağının yürürlüğe girmesiyle sigara içmeyenler artık rahat nefes alabiliyor. Sağlık kampanyasını yürütenler, sigaranın, siagara içmeyenler ve çocuklar üzerindeki etkilerinin azalmasından memnun olduklarını söylerken, kimi otorite de turizmin bundan olumsuz etkileneceği görüşünde. Buna karşı olan görüştekiler ise insanların publara sadece sigara içmek için gelmediğini, iyi vakit geçirmek ve sohbet, sıcak orta ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Körfez Savaşı’na Katılan Askerlerde Anksiyete Körfez Savaşı’na Katılan Askerlerde Anksiyete riskinde artış kaydedildi. Epidemiology dergisinde yer alan bir makaleye göre (2004; 15: 135-42) ilk Körfez Savaşı’na katılan askerlerde post-travmatik stres bozukuğu, panik bozukluğu ve anksiyete riskinde artış kaydedidi. Araştırmacılar, 1990-91 arasında savaşa katılan ve katılmayan 3695 askerle yaptıkları görüşmelerde savaşa katılanlarda aksiy ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Modern Çağın Hastalığı: Kronik Yorgunluk Sendromu Sürekli 'Kendimi hep yorgun hissediyorum, 24 saat dinlenmeyle bile yorgunluğum azalmıyor' diyorsanız, üstüne bir de boğazınızda yanma... Sürekli 'Kendimi hep yorgun hissediyorum, 24 saat dinlenmeyle bile yorgunluğum azalmıyor' diyorsanız, üstüne bir de boğazınızda yanma, kaslarınızda ağrı ve güçsüzlük hissediyorsanız, uyku bozukluğunuz da varsa dikkat. Bunlar, 'Kronik Yorgunluk Sendromu'nun (KYS) belirtileri. Sendrom, 'uzamış bir yorgunluk durumu' olarak tanımlan ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

“Kaguya Fare” Bilimin Hizmetinde Japon ve Koreli bilim adamları, memelilerde ilk defa denedikleri bir yöntemle, erkeğin genetik katılımı olmadan 2 difli fareden yavrular dünyaya getirdi. Nature dergisinde yer alan araştırmanın sonuçlarına göre, dişilerden biri, ‘DNA’sı bir erkek fareninki gibi hareket edecek’ şekilde mutasyona uğratıldı. DNA’sı mutasyona uğratılan dişi fare ile bir başka dişi farenin dünyaya getirdiği iki yavrudan birine, Japon masal kahramanı ‘Kaguya’ adı veril ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Eski Uykusuz, Yeni Bağımlı! Amerikalı uzmanların araştırmasına göre, bebeklikte yeterince uyumamakla ileride sigara, alkol ve uyuşturucuya başlama eğilimi arasında güçlü bağ var. Bebekliğinde uyku problemi çekenler, ileride alkol, sigara veya uyuşturucuya daha yatkın olabiliyormuş... Uzmanlar, kalitesiz uykunun, daha sonra ortaya çıkabilecek bu tür sorunlar hakkında bir işaret olabileceğini söyledi. ABD'de Michigan Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada 257 erkek bebek ve aileleri, 10 yıl izlendi. Ç ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Pizza ve Çikolata Kokain Gibi! ABD'de yapılan bir araştırma, sevilen yiyeceklerin bağımlılık yaratabileceğini ortaya çıkardı. New York'taki Brookhaven Laboratuvarı'nda yapılan araştırmada, yaklaşık bir gün boyunca aç bırakılan deneklerin sevdikleri yemekleri görüp kokusunu duyduklarında beyinlerinde oluşan hareketlilik tarayıcılarla ölçüldü. Pizza, çikolata gibi sevilen yiyeceklerin beyinde oluşturduğu hareketliliğin, kokain bağımlılarının kokain almayı ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Fazla Kilo Cinsellik Düşmanı Fazla kilo cinselliği olumsuz etkiliyor Amerikalı bilim adamları kolesterol ve kilo problemi olanların cinsel yaşamlarının tehlikede olduğunu belirtti. San Diego Üniversitesi'nden Dr. Elizabeth Barrett, erken yaşlarda kolesterol ve aşırı kilo yani obezite problemiyle karşı karşıya kalan erkeklerin ilerleyen yıllarda ereksiyon sorunları başta olmak üzere, cinsel fonksiyon bozukluklarıyla yüz yüze kalacaklarını söyledi. Barret bu sonuca yaklaşık 20 yıl süren bir araştırmanın sonuc ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız