Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 343  Ocak-Şubat-Mart 

Makale Özetleri için Tıklayın.

EDİTÖRDEN

Kanser hücrelerini alt etmek için bu hücrelerin

hızlı metabolizmalarına odaklanan birçok

yaklaşım bulunmaktadır. Kuramsal olarak

ketojen bir diyet uygulanması böyle bir

yaklaşımdır. Bu konunun irdelendiği bir çalışmada etki

mekanizması ve uygulamadaki güçlükler anlatılmaktadır.

Yazarlar, uygulanabilir bir

yaklaşım olduğunu kabul ederek

bu konunun daha kapsamlı

çalışmalarla araştırılması

gerektiğini önermektedir.

Ayak bileği artriti; diğer artrit

türleri ile kıyaslandığında daha

az görülmesine karşın, ağrı ve

fonksiyon bozukluğuna yol açan

önemli bir hastalıktır. Tedavisine

genellikle cerrahi dışı

yaklaşımlarla başlanmaktadır ve

yeterli yanıtın alınamadığı

durumlarda cerrahi seçenekler

kullanılmaktadır. Sunduğumuz derlemede hastalığa yol açan

nedenler konusunda bilgi verildikten sonra çeşitli tedavi

seçenekleri ayrıntılı şekilde anlatılmaktadır.

 

Warfarin ile antikoagülasyon tedavisinin sık görülen

komplikasyonlarından biri hematüri gelişmesidir. Sıklıkla

INR düzeyinin yükseldiği durumlarda görülen bu belirti,

altta yatan böbrek/idrar yolları patolojisi ile daha ön plana

çıkmaktadır. Bu konuda kapsamlı bir inceleme sunuyoruz.

Özellikle 1960’lı yıllardan sonra olmak üzere, Akdeniz

diyetinin kalp damar hastalığı riskini azalttığını ortaya

koyan çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bu sayımızda yer

alan bu konudaki yeni bir çalışmanın sonuçlarına göre

düzenli kabuklu yemiş tüketimi tüm nedenlere bağlı ölüm

oranını istatiksel yönden anlamlı olarak azaltmaktadır. Bu

etkinin ceviz gibi işlenmeden tüketilen kabuklu yemişlerde

daha yüksek olduğu belirtilmektedir.

Alerjen immunoterapisi ve alerjik rinitle ilişkisi konulu

derleme bu tedavi yaklaşımında yüzüncü yıl tamamlanırken

gelinen nokta konusunda ayrıntılı bilgi sunmaktadır. Sekiz

ana başlık altında toplanan ‘yanlış algılar’ ve sorular klinik

araştırma sonuçları ile açıklanmaktadır. Bu çalışmanın konu

ile ilgili görüşlerinizi etkileyebilecek nitelikte olduğunu

düşünüyorum.

Yazılı tarihten balın binlerce yıldır önemli bir besin kaynağı

olmasının yanında bir tedavi aracı olarak da kullanıldığını

biliyoruz. İçerdiği maddeleri incelediğimizde bunun bilimsel

nedenlerini de anlıyoruz; içinde antienflamatuar,

antioksidan ve antibakteriyel etkileri bulunan maddeler

barındırıyor. Doğal olarak, üretildiği bölgenin bitki yapısı bu

etkilerinin baskınlığını değiştiriyor. Bal konusundaki ilginç

araştırma yazısını okuduğunuzda bu doğal kaynağın sağlık

için taşıdığı olası yansımaları daha iyi göreceksiniz.

Dr. Muzaffer Tuzcu

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Ketojen Diyet: İlerlemiş Kanser Hastalarındaki bir Uygulanabilirlik ve Güvenlilik Çalışması
Normal hücreler vücuttaki doğal durumlarında, başlıca ATP (adenozin trifosfat) ve enerji kaynağı olarak
hücre solunumunu kullanmaktadır. Karbonhidratsız kalan hücreler, yağların metabolize edilmesiyle ortaya
çıkan keton cisimlerini, alternatif enerji kaynağı olarak kolayca kullanır. Açlık konusundaki bu doğal ve
evrimsel uyum, normal hücrelerin açlık ve kıtlık sırasında hayatta kalmalarına olanak tanır. Oysa kanser
hücreleri, bu bakımdan kusurludur ve enerji kaynağı olarak keton cis ...
Jocelyn Tan-Shalaby,1* Thomas Seyfried2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Ayak Bileği Artriti
Ayak bileği artriti birçok hasta için, ağrılı ve hastayı fiziksel bakımdan zayıf düşüren bir sağlık sorunu olabilir.
Kalça (koksofemoral eklem) ve diz artritlerinin aksine, semptomlara neden olan ayak bileği artritlerinin
büyük bölümü travmadan sonra gelişir. Ayak bileğinin anatomisinin, biyomekaniğinin ve hücre biyolojisinin
kalça ve diz eklemlerinden farklı olmasının, bu eklemlerdeki primer ve travma-sonrası artrit oranları
arasındaki farktan sorumlu olduğu öne sürülmüştür. Ayak b ...
Michael Graeser, * John Kent Ellington

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Warfarin Antikoagülasyonuna Eşlik Edebilen Hematüri ve Akut Böbrek Hasarı
Kanama, warfarin antikoagülasyonun sık karşılaşılan bir komplikasyonudur ve yalnızca böbreklerden ve
idrar yollarından kaynaklanmayabilir. Burada, warfarin tedavisi gören hastalarda gelişebilen hematürinin ve
akut böbrek hasarının olası nedenleri araştırılmakta; söz konusu komplikasyonun ürolojik yönleri, yol
açabileceği warfarinle-bağlantılı nefropati ve yine warfarin tedavisine eşlik edebilen ve daha seyrek görülen
böbrek hasarı nedenleri incelenmektedir.
Anahtar kelim ...
Andy KH Lim1,2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

PREDIMED beslenme girişimi çalışmasında sert kabuklu yemiş tüketme sıklığı ve mortalite riski
Temel bilgi: Akdeniz ülkeleri dışındaki ülkelerde yapılan prospektif çalışmalarda, sert kabuklu yemiş
tüketilmesiyle koroner kalp hastalığı mortalitesinin azaltılması arasında beraberlik mevcut olup olmadığı
araştırılmıştır. Küçük bir prospektif çalışmada alınan sonuçlar sert kabuklu yemişlerin tüketilmesinin, tüm
nedenlere bağlı mortalite ve kanser mortalitesi konusunda da koruyucu etki sağladığı izlenimini vermiştir. Bu
çalışma; kişi başına ortalama sert kabuklu yemiş tüketimi nis ...
Marta Guasch-Ferré,1,2 Mònica Bulló,1,2 Miguel Ángel Martínez-González,3 Emilio Ros,2,4 Dolores Corella,5 Ramon Estruch,2,6 Montserrat Fitó,2,7 Fernando Arós,2,8 Julia Wärnberg,9 Miquel Fiol,10 José Lapetra,2,11 Ernest Vinyoles,12 Rosa Maria Lamuela-Raven

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Alerjen immünoterapisi ve alerjik rinit: Hatalı inanışlar
Temel Bilgi. Alerjen immünoterapisi ve bu tedavinin alerjik rinitte kullanılması çevresinde oluşan çok sayıda
kavram hatası ya da ?hatalı inanış?, son yüzyıldan bu yana varlığını inatla devam ettirmektedir. Bunun olası
nedeni; hevesli hekimlerin kompleks alerjen ekstrelerini, farklı atopik sağlık sorunları olan hastalardan
oluşan, heterojen bir hasta popülasyonunda kullanmış ve/veya kullanmakta olmalarıdır. Burada, söz konusu
?hatalı inanışlardan? sekizinin doğru olmadığını ortaya k ...
Moisés A Calderón,1*A William Frankland,2 Pascal Demoly3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Balın Antienflamatuvar, Antibakteriyel ve Antioksidan Özellikleri
Balın yapısında öncelikle, şekerler ve su vardır; bunların yanı sıra vitaminler, özellikle B kompleks vitaminleri
ve C vitamini (askorbik asit), ayrıca pantotenik asit, niasin ve riboflavin; bunların dışında kalsiyum, bakır,
demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum ve çinko mineralleri de mevcuttur. Sahip olduğu iyileştirici,
besleyici ve tedavi edici özellikleri nedeniyle eski zamanlardan beri kullanılan balın; çok sayıda antibiyotiğe
dirençli Staphylococcus aureus, Pseudomonas ...
Natalia G Vallianou,1* Penny Gounari,1Alexandros Skourtis,1John Panagos, 1 Christos Kazazis2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız