Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 342   

Makale Özetleri için Tıklayın.

Editörden... Ekim-Kasım-Aralık 2014

Son otuz yıl içinde cerrahi alanında

gerçekleştirilen en büyük gelişme

minimal invaziv cerrahi tekniklerin

kullanılmaya başlanmasıdır. Öyle ki,

önceleri çekinceli yaklaşılan bu konuya, teknik

alandaki gelişmelerle birlikte

ilgi giderek artmıştır ve

günümüzde artık birçok

cerrahi girişimde standart

tedavi yaklaşımı kabul

edilmektedir. Bunun iki temel

nedeni bulunmaktadır:

Hastaya daha fazla konfor

sağlamaktadır ve açık

girişimlerle kıyaslandığında

daha ekonomiktir. O nedenle,

son on yıl içinde cerrahide

adeta sessiz bir devrim

gerçekleşmiştir ve minimal cerrahi girişimler

artık ilk seçenektir. Bu sayımızda açık ve

laparoskopik apendektomi sonuçlarını kıyaslayan

ve bu tekniği değişik yönleriyle değerlendiren bir

çalışma bulacaksınız.

Adolesan menstruasyon bozuklukları birinci

basmakta sık karşılaşılan sorunlardır. Birinci

basamak doktorlarının ikincil cinsel gelişim

özelliklerini kazanmış olmasına karşın amenore

yakınması ile başvuran hastalarda çok kapsamlı

bir fizik muayene gerçekleştirmeleri gerektiğini

ortaya koyan iki olgu sunumunu dikkatinize

sunuyoruz.

Testis torsiyonu, testis ağrısı ile başvuran

hastaların üçte birinden fazlasında

görülmektedir. Tedavisinde gecikmelerin geri

dönüşsüz olumsuz sonuçları olduğu için

zamanında doğru tanı konması büyük önem

taşır. Buna karşın, her inmemiş testis olgusuna

da cerrahi girişim gerekmemektedir. Bu konunun

incelendiği bir araştırma sunuyoruz.

Erkek epilepsi hastaları arasında cinsel fonksiyon

bozukluğu sık karşılaşılan bir yakınmadır.

Nedeninin hastalığa bağlı mı yoksa tedavisinde

kullanılan ilaçların istenmeyen etkileri mi olduğu

tartışılan bir konudur. Bu soruya yanıt getirmek

için yürütülen klinik çalışmalarda bazı

aydınlatıcı yanıtlar elde edilmiştir.

Bir sonraki sayımızda yeniden buluşmayı diliyoruz. Literatür ile kalın.

 

Dr. Muzaffer Tuzcu

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Testis Torsiyonundan Şüphelenildiğinde Skrotum Eksplorasyonu: Gereksiz Ameliyatları Önleyebilir miliz?
Testis ağrısı, acil ürolojik başvurularda sık karşılaşılan bir nedendir ve kesin teşhis konulamayan birçok
hastada, skrotum eksplorasyonuna gidilir. Ultrason tetkikinin buradaki rolü, herkesçe bilinir ama, bu tetkikin
çalışma saatleri dışında kolay yapılamaması ve yapılıncaya kadar olan, neredeyse kaçınılması olanaksız
gecikme, bu görüntüleme yönteminin pratik olmaktan uzaklaştırır. Bu çalışma, daha iyi uygulanabilmeleri
için, yerel bir skrotum eksplorasyonunu ve ameliyat-öncesi ult ...
Sergiy Tadtayev, M Mazaris*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kronik Hepatit B İnfeksiyonu
Kronik hepatit B, geniş kapsamlı aşılama pogramlarına
rağmen dünyanın her tarafındaki önde gelen sağlık
sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. Hepatit
B virüsüyle (HBV) infekte olan ve gerek hepatosellüler karsinoma,
gerekse siroz gelişme riski artmış durumdaki insanların bütün
dünyadaki sayısı >400 bindir ve gittikçe de artmaktadır. HBV
ile infekte insanların yaşam boyu, düzenli olarak izlenmeleri
gerekir.1,2 Başlıca sonuçlarıyla birlikte ...
Ahmet Uyanıkoğlu*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Epilepsi Hastası Erkeklerde Antiepileptik İlaçlar, Cinsel Fonksiyonlar ve Serum Hormon Profili
Cinsel fonksiyon bozuklukları (disfonksiyonlar),
toplum genelindeki prevalansı %20-22 arasında
değişen ve yaşam kalitesini önemli ölçüde azaltan
sağlık sorunlarıdır. Erektil disfonksiyon, libido azalması,
orgazm bozuklukları ve ejakülasyon disfonksiyonları, en
sık bildirilen cinsel disfonksiyonlardır. Bu gibi cinsel
fonksiyon bozukluklarının etiyolojisinde çoğu zaman
kardiyovasküler hastalıklar, hiperglisemi, hipertansiyon
ve hiperkole ...
Lidia Urso2, Leila Zummo1, Matilde Gammino3, Brigida Fierro1, Carlo Pavone4, Ornella Daniele1*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

PET-CT Görüntülemelerinin Soliter Akciğer Nodüllerinin Değerlendirilmesindeki Rolü
Soliter akci.er nodulleri, akci.er kanserinin erken bir belirtisi olabilir. .yi ve kotu huylu akci.er
nodullerinin radyolojik goruntuleme teknikleriyle ay.rt edilmesindeki zorluk nedeniyle, soliter akci.er
nodulu tan.s. konulan hastalarda PET-CT (pozitron emisyon tomografisiyle bilgisayarl. tomografiyi birle.tiren
bir goruntuleme tekni.i) gibi fonksiyonel goruntuleme tekniklerinin kullan.lmas.na ihtiyac vard.r. Bu cal..ma;
soz konusu tekni.in akci.er tumorlerinin iyi veya kotu huylu ...
Farise Yılmaz1*, Güngör Taştekin2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Karaciğer Hastalığında Adrenal Yetmezlik
Glikokortikoid üretiminin veya etkisinin, adrenallerdeki yapısal bir hasara veya hipotalamus-hipofiz
eksenindeki bozukluğa bağlı yetmezliği olarak tanımlanan (sırasıyla primer ve sekonder) adrenal yetmezlik;
karaciğer hastalarında gittikçe daha sık bildirilmektedir; bazı yazarlar buna ?hepatorenal sendrom? adının
verilmesini teklif etmişlerdir. Adrenal yetmezliğin karaciğer hastalarındaki prevalansı, incelenen çalışma popülasyonuna
bağlıdır ve durumları kritik olan hastalarda %33-92 ...
Giuseppe Fede*, Luisa Spadaro, Francesco Purrello

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Adolesan kızlarda birincil amenore: Normal koitus ya da değil? Daima muayene edin
Ön bilgi: Birinci basamak doktorları sıklıkla adolesan kızlarda güç yansımaları olan birincil amenore
yakınmasını değerlendirme durumunda kalırlar. Bu kadınların yaklaşık %15?inde genital inceleme bulguları
normal değildir; ikinci en sık karşılaşılan neden ?Müllerian agenesis?dir. Üçüncü basamak bir adolesan tıp
merkezine ?Müllerian agenesis? eşliğinde birincil amenore yakınması ve çok az karşılaşılan bir cinsel durum
olan üretral koitus bulgusu ile başvuran iki adolesan olgu sunuyo ...
Flora Bacopoulou1*, George Creatsas2, George P Chrousos1, Nikoleta Papanikolaou1 and Efthimios Deligeoroglou2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Laparoskopik apandektomi: Kalite ve günümüz ekonomosindeki maliyet değerlendirmesi
Temel bilgi. Açık apandektomi, akut apandisitteki geleneksel tedavi olagelmiştir. Laparoskopik apandektominin
akut apandisit tedavisindeki faydaları, günümüzde tartışılmaktadır.
Amaç; Laparoskopik apandektomide kullandığımız tekniği anlatmak ve bu yaklaşımın, herhangi bir akut
apandisit hastasında açık apandektomi yerine kullanılması gereken teknik olup olmadığını belirlemek.
Materyal ve yöntemler: Şubat 2011 ? Şubat 2012 arasında açık veya laparoskopik apandektomiyle ameliyat
...
David Costa-Navarro*, Montiel Jiménez-Fuertes ve Azahara Illán-Riquelme

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Asetilkolin: Nerede yok ki
Asetilkolin (Ach) kurbağa kalbinde yapılan deneyin
ardından, Loewi tarafından ?Vagusstoff? Vagus
maddesi? olarak bildirilmiştir. Otto Loewi ve
Henry Dale, asetikolinin bir nörotransmiter olarak keşfine
yaptıkları katkılar nedeniyle, 1936 Nobel Fizyoloji ve
Tıp ödülünü almışlardır.1 Asetilkolin böylece, 10?larca
yıl boyunca bir nörotransmiter olarak biline gelmiştir.2
Daha sonra bu maddenin, nöron-dışı çeşitli dokulardaki
kolinerjik sis ...
Carlota Saldanha, Ana S Silva-Herdade

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kafa-dışı venöz sistemle merkez sinir sistemi patolojisi arasında ilişki var mı?
Kafa-dışı venöz sistem karmaşıktır ve bireyler arasında farklılıklar gösterir. Yakın zamanlara kadar gelişimsel
çeşitlilikler oldukları kabul edilen bu farklılıkların patolojik bulgular olabileceği düşünülmemekteydi. Fakat
geçtiğimiz 10-yıl içerisinde, tek- veya iki-taraflı jugüler venöz reflüyle; geçici global amnezi, gözlerden
yalnızca birinde iskemi sonucu gelişen geçici körlük; öksürünce birdenbire başlayan, şiddetli baş ağrısı; efor
harcandığında başlayarak kısa süre (birkaç sa ...
Robert Zivadinov1,2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Meme kanseri riski statinler kullanıldığında artıyor ve Akdeniz diyeti uygulandığında azalıyor mu?
Temel Bilgiler: Meme kanserinin önlenebilmesi için, fiziksel aktivite ve sağlıklı diyet alışkanlıkları önerilmektedir,
Tartışma: Diyetteki omega-6 yağ asitlerinin azaltılmasıyla birlikte omega-3 yağ asitlerinin artırılması ve omega-
3/omega-6 oranının Batı-tipi diyetle karşılaştırıldığında azaltılmasıyla, meme kanseri riski arasında zıt
yönde beraberlik vardır. Diyetteki omega-3/omega-6 (n-3/n-6) oranının, ayrıca lif ve polifenol içeriğinin
yüksek olduğu ve glisemi indeksi düşük bes ...
Michel de Lorgeril,* Patricia Salen

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Pasif sigara içiciliği: Çocuklardaki minimal işitme kaybında olası bir risk faktörü
Çoğu zaman gözden kaçan bir sağlık sorunu olan minimal
işitme kaybı, çocukların yaklaşık %5?inde mevcuttur.
Bu çocuklar, gürültülü sınıf ortamında konuşulanları
çok iyi duyup anlayamamaları nedeniyle, öğrenimlerini
tehdit edecek bir riskle karşı karşıya olabilir.1 Genellikle,
hafif işitme kaybı ve tek taraflı işitme kaybı gibi sorunları
kapsayan bir duyu kusuru olarak tanımlanmış olan
minimal işitme kaybı, efüzyonlu orta kulak iltihabı gibi
...
Hossam Sanyelbhaa Talaat*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız