Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 327  Ağustos 2011 

Makale Özetleri için Tıklayın.
İnme ve geçici iskemik atak olguları, artan birikmiş ölüm ve hastalık oranları ile batı toplumlarında giderek artan bir sıklıkla görülmektedir [1,4]. Bu durumda klinisyenlerin bu sık görülen nörolojik sorunu olan hastaların perioperatif dönemdeki medika

İnme hastasının perioperatif bakımı

İnme ve geçici iskemik atak olguları, artan birikmiş ölüm ve hastalık oranları ile batı toplumlarında giderek artan bir sıklıkla görülmektedir [1,4]. Bu durumda klinisyenlerin bu sık görülen nörolojik sorunu olan hastaların perioperatif dönemdeki medikal bakımını optimal koşullarda yönetmesi gerekmektedir. Bu derlemede perioperatif dönemin önemine vurgu yapılmaktadır ve birden fazla disiplinden katılım ile oluşturulan bakım ekibinin söz konusu evrelerde pre-optimizasyon için atacağı adımları n belirlenmesi hedeflenmektedir [17-19]. Eldeki veriler bu karmaşık hastalarda erken invaziv izleme girişimlerinin ve yüksek bağımlıklı bakımın anlamlı fizyolojik yararları olduğunu göstermektedir. Bu hasta grubu artmış solunum, gastrointestinal, beslenme ve elektrolit bozuklukları gelişme riski altındadı r erken tanı ve tedavi uygulanması konularında sürekli tetikte bulunulması gereklidir.

Tonny V Veenith*,Asmat H Din,Danielle MJ Eaton, Rowan M Burnstein

Kapak Resmi:
International Archives of Medicine 2010,

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Orta ila şiddetli derecede öznel tinnitus yakınması olan hastalarda neramexane ile tedavinin etkililiğini ve güvenilirliğini değerlendiren randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir klinik çalışma Ön bilgi: Neramexane, α9α10 kolinerjik nikotinik reseptörlerde ve N-metil-D-aspartat reseptörlerinde antagonistik özellikler sergileyen yeni bir maddedir; bu özelliği, tinnitus tedavisinde etkili olabileceğini düşündürmektedir. Yöntemler: Orta ila şiddetli arası (taramadan 3-18 ay önce başlayan) öznel tinnitus yakınması bulunan toplam 431 poliklinik hastası onaltı hafta süre ile rastgele plasebo ya da neramexane mesylate (25 mg/gün, 50 mg/gün ve 75 mg/gün) ile tedavi edildikleri gruplara atandılar; dört haftalı k aralıklarla değerlendirmeler yapıldı. Birincil (tedavi niyeti) etkililik analizi başlangıçtan itibaren onaltı hafta sonra geçerliliği doğrulanmış Almanca kısa sürümü kullanılan Tinnitus Özürlülük Değerlendirme Anketi (THI-12) skorundaki değişiklikleri temel aldı. Ön bilgi: Neramexane, α9α10 kolinerjik nikotinik reseptörlerde ve N-metil-D-aspartat reseptörlerinde antagonistik özellikler sergileyen yeni bir maddedir; bu özelliği, tinnitus tedavisinde etkili olabileceğini düşündürmektedir. Yöntemler: Orta ila şiddetli arası (taramadan 3-18 ay önce başlayan) öznel tinnitus yakınması bulun ...
Markus Suckfüll1*,Althaus2, Barbara Ellers-Lenz2, Alexander Gebauer2,Roman Görtelmeyer2 Pawel J Jastreboff3, Hans J Moebius2, Tanja Rosenberg2,Hermann Russ2,Yvonne Wirth2,Hagen Krueger2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Glukometabolik bozukluklarda eser elementler:Güncelleme Aralarında metallerin de yer aldığı eser elementlerin çoğu, özellikle enzim kofaktörleri olarak çok sayı da biyokimyasal reaksiyonun düzenli işlev görmesi için elzemdir. Bu, özellikle, insülin gibi glikoz metabolizmasında veya hormonların kontrolünde ve glikoz homeostazının düzenlenmesinde yer alan birçok süreç için doğrudur. Krom, çinko, selenyum, lityum ve vanadyum gibi eser elementlerin rolü ve önemi hakkında fazla bilgi yoktur ve eskiden beri tartışılmaktadır. Bu derleme, bu beş eser element hakkındaki gerçek bilgilerimizi güncellemektedir. Bu konuda yapılmış yayınlar dikkatli biçimde gözden geçirildiğinde, bu elementlerin bazı önemli rolleri hakkında elde edilen teorik kurallar, insulin direnci ve diyabet tedavisinde gerçek umutlar yaratırken eldeki verilere dayanan kısıtlı deneyim, güvenli olan ve olmayan dozlar arasındaki dar aralık nedeniyle bunların çoğunun yararlı etkileri ve kullanımları konusunda dikkatli olunması gerektiğini göstermektedir. Aralarında metallerin de yer aldığı eser elementlerin çoğu, özellikle enzim kofaktörleri olarak çok sayı da biyokimyasal reaksiyonun düzenli işlev görmesi için elzemdir. Bu, özellikle, insülin gibi glikoz metabolizmasında veya hormonların kontrolünde ve glikoz homeostazının düzenlenmesinde yer alan birçok süreç için doğrudur. Krom, çin ...
Nicolas Wiernsperger1*,Jean Robert Rapin2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kalıtsal anjiyoödem: Ölümcül olabilen bir hastalık için yeni tedavi seçenekleri Kalıtsal anjiyoödemin biyokimyası günümüzde oldukça iyi anlaşılmış olmasına karşın, tanı konması nda on yıl ya da daha fazla gecikme olması klinisyenlerin bu hastalık konusundaki farkındalığı- nın düşük olduğunu düşündürmektedir. Tanı koymadaki ve dolayısı ile tedavideki bu gecikme hastalığın az görülmesinden ve klinik görünümünün karmaşıklığından kaynaklanmaktadır; allerjik ve allerjik olmayan reaksiyonlarla kolaylıkla karıştırılabilmektedir. Hastalığın belirtileri arasında bedende herhangi bir yerde ya da birkaç yerde birden akut şişme gelişmesi yer alır. Kalıtsal anjiyoödemin biyokimyası günümüzde oldukça iyi anlaşılmış olmasına karşın, tanı konması nda on yıl ya da daha fazla gecikme olması klinisyenlerin bu hastalık konusundaki farkındalığı- nın düşük olduğunu düşündürmektedir. Tanı koymadaki ve dolayısı ile tedavideki bu gecikme hastalığın az görülmesinden ve klinik görünümünün karm ...
Frank J Eidelman

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Tıkayıcı uyku apnesi tanımı, sonuçları ve yönetilmesi ile ilgili bir güncelleme Tıkayıcı uyku apnesi, uykunun kesintiye uğramasının ötesinde yansımaları bulunan uyku sırasında gelişen bir solunum bozukluğudur. Giderek daha fazla olmak üzere, kalp, nörolojik ve perioperatif hastalıklar için bağımsız bir risk etmeni olarak tanımlanmaktadır. Buna karşın bu hastalık toplumun önemli bir kesiminde tanı konmadan durmaktadır. Tutarlı bir şekilde tıkayıcı uyku apnesi bulgu ve belirtileri sergileyen hastaların tanımlanmasında tüm doktorların gerekli sorgulayı- cı tavrı sergilemeleri gerekmektedir. Bu derleme terminoloji ve test uygulamaları alanlarındaki güncellemelere, tedavi edilmeyen tıkayıcı uyku apnesinin komplikasyonlarına, perioperatif özelliklere, tedavi seçeneklerine ve alandaki yeni gelişmelere odaklanmaktadır. Tıkayıcı uyku apnesi, uykunun kesintiye uğramasının ötesinde yansımaları bulunan uyku sırasında gelişen bir solunum bozukluğudur. Giderek daha fazla olmak üzere, kalp, nörolojik ve perioperatif hastalıklar için bağımsız bir risk etmeni olarak tanımlanmaktadır. Buna karşın bu hastalık toplumun önemli bir kesiminde tanı konmadan durmakta ...
John G. Park,MD; Kannan Ramar, MD; Erick J. Olson, MD

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Metastatik skuamöz hücre karsinomunu taklit eden romatoid artrit Boynunda hiyoid kemiğe yakın yerleşmiş metastatik karsinoma benzeyen romatoid bir nodül bulunan bir olgu sunuyoruz. Onbeş yıldır romatoid atriti olan ve methotrexate ile tedavi edilen 74 yaşındaki bir kadın hasta dilinin sağ tabanında duyarlılık yakınması ile başvurdu. Görüntüleme incelemelerinde hiyoid kemikte 1.4 cm boyutlarında kistik yapıda bir kitle belirlendi. Biyopsi girişimleri başarısız oldu ve hastada cerrahi girişimle kitlenin çıkarılması gerekti. Trans-servikal bir yaklaşım kullanıldı. Patoloji incelemesinin sonucu romatoid etiyoloji ile uyumlu nekrotizan bir granülom olduğunu gösterdi. Boynunda hiyoid kemiğe yakın yerleşmiş metastatik karsinoma benzeyen romatoid bir nodül bulunan bir olgu sunuyoruz. Onbeş yıldır romatoid atriti olan ve methotrexate ile tedavi edilen 74 yaşındaki bir kadın hasta dilinin sağ tabanında duyarlılık yakınması ile başvurdu. Görüntüleme incelemelerinde hiyoid kemikte 1.4 cm boyutlarında kist ...
Fernando Gomez-Rivera1, Adel K El-Naggar2, Nandita Guha-Thakurta3and Michael E Kupferman4

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız