Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 324  Mayıs 2011 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Pelvis kırığı ve kontralateral femoral arter yaralanması olan bir çoklu travma hastasında açık diz yaralanması sonrası geç dönemde gelişen bir diz kilitlenmesi olgusu bildiriyoruz. Hastada yaşamı ve ekstremiteyi tehdit eden sorunlar düzeltildikten sonra

Diz içinden artroskopik girişimle çıkarılan plastik meyvesuyu şişesi kapağı: Bir olgu sunumu

Pelvis kırığı ve kontralateral femoral arter yaralanması olan bir çoklu travma hastasında açık diz yaralanması sonrası geç dönemde gelişen bir diz kilitlenmesi olgusu bildiriyoruz. Hastada yaşamı ve ekstremiteyi tehdit eden sorunlar düzeltildikten sonra dize debridman ve yıkama işlemleri uygulandı. Radyografi ve daha sonra yapılan BT incelemelerinde yalnız yerleşik bir patella kırığı belirlendi. Hasta altı ay sonra tekrarlayan diz kilitlenmeleri yakınması ile bir ortopedi uzmanına başvurdu. Hastaya artroskopi yapıldı ve 10 mm boyutunda plastik bir içecek şişesi kapağı belirlenerek çıkarıldı; girişim sonrasında bir komplikasyon oluşmadan belirtileri tümüyle düzeldi. Açık diz yaralanmalarında kapsamlı bir debridman, yıkama ve eklem değerlendirmesi yapılması gerekir. Dizde sonradan gelişen kilitlenme yakınması eklem içinde serbest bir parça ya da yabancı cisim olasılığı düşündürmelidir. Artroskopi, bu olağan dışı sorunun geç dönemde yönetilmesinde tanı için mükemmel bir ilk seçenek girişimdir.

Simon Boyle,Joseph C Talbot*, Quamar Bismil, Ernest Schilders

Kapak Resmi:
Cases Journal 2010,

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Yaşa bağlı maküler dejenerasyon için risk etmenleri: Sistematik bir derleme ve meta-analiz Ön bilgi: Yaşa bağlı maküler dejenerasyon (YMD) Batı ülkelerinde başlıca körlük nedenidir. Çok sayıda risk etmeni bildirilmiştir fakat kanıt ve ilişki gücü değişkendir. Kanıt düzeyi güçlü, koruyucu uygulamaları başlatmak veya güncel davranışları irdelemek amacıyla doktorlar veya göz doktorları nca kolay değerlendirilebilen risk etmenlerini belirlemeyi amaçladık. Yöntem: Sistematik derleme ile 17,236 geç YMD olgusu ve 113,780 kişi içeren ve geç YMD ile önceden belirlenmiş 16 risk etmeninden en az birinin ilişkisine ait sonuç içeren 18 ileriye dönük ve kesitsel çalışma ile 6 olgu-kontrol çalışması belirlendi. Her etmen için araştırma tipine göre çalı şmaların olasılık oranı (OR) ve/veya göreli risk (RR) sonuçlarını birleştirmek için sabit-etki meta- analizler yapıldı. Ön bilgi: Yaşa bağlı maküler dejenerasyon (YMD) Batı ülkelerinde başlıca körlük nedenidir. Çok sayıda risk etmeni bildirilmiştir fakat kanıt ve ilişki gücü değişkendir. Kanıt düzeyi güçlü, koruyucu uygulamaları başlatmak veya güncel davranışları irdelemek amacıyla doktorlar veya göz doktorları nca kolay değerlendirilebilen risk etmenle ...
Usha Chakravarthy1*,Tien Y Wong2,3, Astrid Fletcher4, Elisabeth Piault5, Christopher Evans5, Gergana Zlateva6, Ronald Buggage7, Andreas Pleil6, Paul Mitchell

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Antidepresan tedavisi ve kültürel farklılıklar –İsveç ve Türkiye’deki doktorların ve hastaların tutumları ile ilgili bir araştırma Ön bilgi: Depresyonun kendini gösterdiği belirtiler kültürel farklılıklardan etkilenebilir. Bu araştı rma, birbirinden kültürel olarak farklı iki Avrupa ülkesi olan İsveç ve Türkiye’deki hastaların belirtilerini ve antidepresan tedaviye yanıtlarını karşılaştırmak amacı ile gerçekleştirilmiştir. Yöntemler: Birinci basamak doktorları tarafından depresyon ya da anksiyete bozukluğu tanısı alıp bir antidepresan tedavi başlanmış olan erişkin hastalar çalışmaya alınmıştır. Belirtiler, doktorlar ve hastalar tarafından belirlenmiştir ve antidepresan tedaviye başlamadan hemen önce ve başladıktan sekiz hafta sonra ilgisi olan bazı anketler doldurulmuştur. Ön bilgi: Depresyonun kendini gösterdiği belirtiler kültürel farklılıklardan etkilenebilir. Bu araştı rma, birbirinden kültürel olarak farklı iki Avrupa ülkesi olan İsveç ve Türkiye’deki hastaların belirtilerini ve antidepresan tedaviye yanıtlarını karşılaştırmak amacı ile gerçekleştirilmiştir. Yöntemler: Birinci basamak doktorla ...
Alan G Wade1*,Paul CD Johnson2, Alex McConnachie2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Akne vulgaris, probiyotikler ve barsak-beyin-deri aksi – geleceğe dönüş? Dermatolog John H. Stokes ve Donald M. Pillsbury’nin, depresyon, anksiyete ve akne gibi deri hastalıkları arasındaki örtüşme için bir gastrointestinal mekanizma önermelerinin üzerinden 70 yıldan fazla zaman geçmiştir. Stokes ve Pillsbury’nin hipotezlerine göre, duygusal durum, normal barsak mikroşorasını değiştirebilir, barsak geçirgenliğini arttırabilir ve sistemik inşamasyona katkı da bulunabilirdi. Stokes ve Pillsbury tarafından savunulan tedaviler arasında, Lactobacillus acidophilus kültürleri vardı. Barsak-beyin-deriyi birleştiren bu teorinin birçok yönü yakın geçmişte doğrulanmıştır. Dermatolog John H. Stokes ve Donald M. Pillsbury’nin, depresyon, anksiyete ve akne gibi deri hastalıkları arasındaki örtüşme için bir gastrointestinal mekanizma önermelerinin üzerinden 70 yıldan fazla zaman geçmiştir. Stokes ve Pillsbury’nin hipotezlerine göre, duygusal durum, normal barsak mikroşorasını değiştirebilir, bar ...
Whitney P Bowe1*, Alan C Logan2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Beden sıvıları ve tuz metabolizması – I. Bölüm Çocukluk çağında, diyare ve kusma görülme sıklığı yüksektir. Bunun sonucu olarak, bu derlemenin odağı, farklı beden bölmelerinin tanınması ve dehidrasyonun derecesinin klinik olarak değerlendirilmesi, ekstraselüler sıvı ve intraselüler sıvı arasındaki dengenin nasıl sağlandığının bilinmesi, etkili kan osmolalitesinin hesaplanması ve parenteral sıvı gereksiniminin ve onarımın tartışılmasıdır. Çocukluk çağında, diyare ve kusma görülme sıklığı yüksektir. Bunun sonucu olarak, bu derlemenin odağı, farklı beden bölmelerinin tanınması ve dehidrasyonun derecesinin klinik olarak değerlendirilmesi, ekstraselüler sıvı ve intraselüler sıvı arasındaki dengenin nasıl sağlandığının bilinmesi, etkili kan osmolalitesinin hesaplanması ve pa ...
Mario G Bianchetti1,Giacomo D Simonetti2 ve Alberto Bettinelli*3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Sinestezi ve Migren: Olgu Sunumu Ön bilgi: Sinestezi, sık görülen ve muhteşem bir algı fenomeni olan görsel bir migren aurasıdır. Burada bütünüyle görsel migren auraları sırasında oluşan özgün bir sinestezi olgusu sunuyoruz. Olgu sunumu: Döngüsel duygudurum bozukluğu bulunan 40 yaşındaki bir kadın birkaç yıldır görsel aura eşlik eden migrenden yakınıyordu. Birkaç kez aura sırasında “karışık duygular” yaşadığını belirtti. Güçlü, parlak ışığa baktığında tükürük bezlerinin ağzını sulandırdığı yoğun bir limon tadı algılayabiliyordu. Ön bilgi: Sinestezi, sık görülen ve muhteşem bir algı fenomeni olan görsel bir migren aurasıdır. Burada bütünüyle görsel migren auraları sırasında oluşan özgün bir sinestezi olgusu sunuyoruz. Olgu sunumu: Döngüsel duygudurum bozukluğu bulunan 40 yaşındaki bir kadın birkaç yıldır görsel aura eşlik eden migrenden yakınıyordu. Birkaç kez ...

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız