Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 320  Ocak 2011 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Toner tozundan alınan karbon nanopartiküllerin bu tozla karşılaşan kişilerin solunum sağlığını etkilediğ i gösterilmiştir. Çalışma ortamındaki yazıcıların karbon nanopartikülleri yaydığı bilinmektedir. Bu bildiride açık bir çalışma ortamında görev yapar

Toner ile karşılaşma sonrası submezotelde karbon nanopartikülü birikmesi: Bir olgu sunumu

Toner tozundan alınan karbon nanopartiküllerin bu tozla karşılaşan kişilerin solunum sağlığını etkilediğ i gösterilmiştir. Çalışma ortamındaki yazıcıların karbon nanopartikülleri yaydığı bilinmektedir. Bu bildiride açık bir çalışma ortamında görev yaparken kilo kaybı ve diyare gelişen bir kadı n hastayı sunuyoruz. Endometriyosis şüphesini dışlamak için yapılan laparoskopi incelemesinde şaşırtıcı bir şekilde periton içinde siyah lekelerle karşılaşıldı. Bu lezyonların ‘scanning’ ve transmisyon elektron mikroskopi incelemesinde 31-67 nm çaplarında submesoteliyal karbon nanopartikül birikimleri içerdiği belirlendi. Kalın barsak biyopsilerinde tipik Crohn hastaları bulguları olan inşamatuar barsak hastalığı görüldü, fakat toz birikimleri yoktu. Karbon nanopartiküllerinin akci- ğer içine solunduktan sonra lemfatik ve kan damarları yoluyla taşınmış olabileceği düşünüldü. Bu olguda solunum belirtileri bildirilmedi, o nedenle akciğer fonksiyon testleri yapılmamıştı. Lazer yazıcıların toner tozu ile karşılaşan çalışanların peritonlarında submesoteliyal karbon nanopartikülleri birikebileceğini gösterdik. Toner tozu ile karşılaşan çalışanlarda bu tozun başka araştırmalarda da şüphelenilen solunum sağlığı üzerindeki etkilerinin daha ileri çalışmalarda değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dirk Theegarten1*,Smail Boukercha2,Stathis Philippou3, Olaf Anhenn1,4

Kapak Resmi:
Diagnostic Pathology 2010,

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Guttaki inflamasyon mekanizmaları Akut gut atagı, piyojenik inflamasyonun aksine akut steril bir inşamasyon örnegidir. Son çalışmalar, lökositlerden IL-1ß salımının tetiklenmesinin, çoklu sitokin ve mediatörleri içeren bir süreçler kaskatının merkezinde yer aldıgını göstermektedir. NLRP3 inşamasomu (inflamasom=caspas aktivasyonu aracılıgı ile inflamatuvar romatoid hastalıklardan sorumlu tutulan multi-protein kompleksi), bu açıdan özel bir role sahip gibi görülmektedir, ancak bu aktivasyona yol açan biyokimyasal olaylar hala daha tam olarak anlaşılabilmiş degildir. Akut gut atagı, piyojenik inflamasyonun aksine akut steril bir inşamasyon örnegidir. Son çalışmalar, lökositlerden IL-1ß salımının tetiklenmesinin, çoklu sitokin ve mediatörleri içeren bir süreçler kaskatının merkezinde yer aldıgını göstermektedir. NLRP3 inşamasomu (inflamasom=caspas aktivasyonu aracılıgı ile inflamatuvar romatoid hast ...
Nathalie Busso ve Alexander So*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Yaralanmalarla ilişkili diz osteoartritinden korunma: Diz osteoartritinden birincil ve ikincil korunma fırsatları Diz ve kalça osteoartritinde (OA) risk etmenleri tanımlanırken, birkaç istisna dışında yararlı oldu- ğu kanıtlanan bir korunma stratejisi yoktur. Diz osteoartritinde majör risk etmenleri ileri yaş, yaralanma ve obezitedir. Bununla birlikte, bu etmenlerin düzenlenebilir olduğu yönünde ya da diz osteoartritinin gelişiminin önlenmesi veya erken osteoartrit olgularında ilerleyen hastalık ile belirtilerin önlenmesi açısından bu etmenlerin hangi derecelerde düzenlenmesinin etkin olduğu yönünde ya hiç kanıt yoktur ya da çok kasıtlı kanıt bulunmaktadır. Kayda değer istisna yaralanmayla ilişkili diz osteoartriti (spor) epidemisinin gittikçe büyümesidir. Diz ve kalça osteoartritinde (OA) risk etmenleri tanımlanırken, birkaç istisna dışında yararlı oldu- ğu kanıtlanan bir korunma stratejisi yoktur. Diz osteoartritinde majör risk etmenleri ileri yaş, yaralanma ve obezitedir. Bununla birlikte, bu etmenlerin düzenlenebilir olduğu yönünde ya da diz osteoartritinin gelişiminin önlenmesi veya ...
Charles R Ratzlaff *1,2 ve Matthew H Liang3,4

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Diyabette böbreğin korunması: ONTARGET® çalışmasından alınacak dersler Hipertansiyon, bobrek hastalığı icin onemli bir bağımsız risk etmenidir. Diyabetes mellitus hastaları nda sık gorulduğu gibi hipertansiyon ve kronik bobrek hastalığı bir arada bulunuyorsa kalp damar hastalığı riski artar. Sıkı kan basıncı kontrolunun onemi, yururlukte olan kılavuzlarda belirtilmektedir. Gezer kan basıncı 24-saatlik hipertansif yuku belirlemek icin daha uygun olabilmesine rağmen poliklinik şartlarında onerilen hedef kan basıncı değeri < 130/80 mmHg’dır. Daha duşuk kan basıncı değerleri, kronik bobrek hastalığının gelişimini daha da azaltabilir ama kalp damar hastalığı olaylarının insidansı artabilir. Hipertansiyon, bobrek hastalığı icin onemli bir bağımsız risk etmenidir. Diyabetes mellitus hastaları nda sık gorulduğu gibi hipertansiyon ve kronik bobrek hastalığı bir arada bulunuyorsa kalp damar hastalığı riski artar. Sıkı kan basıncı kontrolunun onemi, yururlukte olan kılavuzlarda belirtilmektedir. Gezer kan basıncı 24-saatlik hip ...
Eberhard Ritz1,Roland E Schmieder2*,Carol A Pollock3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Bebek mamalarında (hala) çok fazla aluminiyum var Ön bilgi: Bebek mamaları, anne sütünün yerini tutmak için bebeklerin kullanımı için geliştirilen süt temelli karmaşık içeriğe sahiptir. Geçmişte aluminiyum ile kontamine oldukları biliniyordu ve bunları kullanan bebeklerde sağlık sorunları yaşanmasından kaygı duyuluyordu. Yaygın olarak kullanılan çeşitli bebek mamalarında aluminiyum içeriğini ölçerek aluminiyum ile kontaminasyonun devam edip etmediğini ve buna bağlı sağlık yönünden sakıncalar olup olmadığını değerlendirdik. Yöntemler: Hazır sütlerden ve süt yapımında kullanılan tozlardan alınan örneklerin asid/peroksidlerin mikrodalga ile sindirilmesi sonrasında elde edilen karışımlar kullanıldı ve ‘Transversley Heated Graphite Atomiser’ ile içerikleri belirlendi. Ön bilgi: Bebek mamaları, anne sütünün yerini tutmak için bebeklerin kullanımı için geliştirilen süt temelli karmaşık içeriğe sahiptir. Geçmişte aluminiyum ile kontamine oldukları biliniyordu ve bunları kullanan bebeklerde sağlık sorunları yaşanmasından kaygı duyuluyordu. Yaygın olarak kullanılan çeşitli bebek mamalarında aluminiyum iç ...
Shelle-Ann M Burrell1,Christopher Exley2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Oral İnsulin Oral insulin, diyabetolojinin heyecan verici bir araştırma ve geliştirme alanıdır. Bu kısa derleme, oral insulin geliştirme sürecindeki de¤işik yaklaşımları kapsamaktadır ve yeni bir oral insulin preparatı ile ilgili güncel bazı verilere vurgu yapmaktadır. Oral insulin, diyabetolojinin heyecan verici bir araştırma ve geliştirme alanıdır. Bu kısa derleme, oral insulin geliştirme sürecindeki de¤işik yaklaşımları kapsamaktadır ve yeni bir oral insulin preparatı ile ilgili güncel bazı verilere vurgu yapmaktadır. ...
Sanjay Kalra1*,Bharti Kalra1,Navneet Agrawal2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Masif retroperitoneal kanama ile giden olağan dışı bir poliarteritis nodosa hastası: Bir olgu sunumu Ön bilgi ve olgu sunumu: Poliarteritis Nodosa (PAN) orta boyutlu ve bazen de küçük boyutlardaki arterleri tutan sistemik nekrotizan bir vaskülittir; iç ve dış elastik laminanın bozulmasına neden olur ve anevrizma gelişmesine katkıda bulunur. Anerizmalar büyük arterlerin çatallarında oluşurlar; tromboz gelişme, yırtılma ve kanama eğilimleri bulunur. Böbreklerin çevresinde retroperitoneal kanama daha önce PAN hastalarında bildirilmiştir. Bu bildiride 78 yaşında olan bir kadın PAN hastasında inferior pankreatikoduodenal arter anevrizması yırtılmasına bağlı masif retroperitoneal kanama gelişen olguyu sunuyoruz. Ön bilgi ve olgu sunumu: Poliarteritis Nodosa (PAN) orta boyutlu ve bazen de küçük boyutlardaki arterleri tutan sistemik nekrotizan bir vaskülittir; iç ve dış elastik laminanın bozulmasına neden olur ve anevrizma gelişmesine katkıda bulunur. Anerizmalar büyük arterlerin çatallarında oluşurlar; tromboz gelişme, yırtılma ve kanama eğilim ...
Prashanth Peddi1*,Jagadeesh K Kalavakunta2,Madhavi Annakula1, John R Armstrong3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız