Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 319  Aralık 2010 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Pnömotoraks, basit bir girişimin yaşam kurtarıcı olabileceği, travma sonrası gelişen önlenebilir bir ölüm nedeni olarak kabul edilmektedir. Servikal omurga hareketinin kısıtlanması zorunlu olan bazı travma hastalarında en kolay uygulanabilir ilk radyogr

Gizli pnömotoraks: Yeni bir bakış

Pnömotoraks, basit bir girişimin yaşam kurtarıcı olabileceği, travma sonrası gelişen önlenebilir bir ölüm nedeni olarak kabul edilmektedir. Servikal omurga hareketinin kısıtlanması zorunlu olan bazı travma hastalarında en kolay uygulanabilir ilk radyografi incelemelerinden biri sırt üstü yatar pozisyonda çekilen AP göğüs radyografisidir. Bununla birlikte pnömotoraksın erken dönemde tanı mlanmasında göğüs BT incelemesi kadar duyarlı değildir. “Gizli” pnömotoraks, var olan, fakat diğer daha ivedi sorunlar çözümlenirken çoğu hastanın tolare edebildiği, klinik ve radyolojik olarak sessiz bir bozukluk şeklinde durması durumunda kabul edilebilir bir tanımdır. Ancak, bazı hastalarda, özellikle mekanik solunum desteği altında olanlarda (bu nedenle uygulanan pozitif bası nç ventilasyonunun plevra için hava basıncını artırmasının sonucu olarak), pnömotoraks tanısı- nın gözden kaçması ölümcül sonuçlar doğurarak tehlikeli olabilir. Bu derlemede gizli pnömotoraks konuya açıklık getirecek şekilde üç radyolojik örnek eşliğinde tartışılacaktır. AP göğüs radyografisinde negatif sonuç, tanı konmasını tehlikeli biçimde geciktirebileceği için acil servise solunum sıkıntısı içinde başvuran her travma hastasında pnömotoraks tanısını gözden kaçırmamak için ya göğüs ultrasonografisi ya da göğüs BT incelemesi ile tarama yapılmasını öneriyoruz.

Hesham R Omar1,2*, Hany Abdelmalak1,Devanand Mangar2,3, Rania Rashad4, Engy Helal5, Enrico M Camporesi2,3,6

Kapak Resmi:
Journal of Trauma Management & Outcomes 2010,

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Hiperemesis gravidarum yönetimi: Çok yönlü bir Sorun Gebe kadınların %90 kadarının bulantı ve kusması olur. Bulantı ve kusmanın uzaması veya ciddi boyutlara ulaşması “hiperemezis gravidarum” olarak bilinir. Bazı olgularda yaşamı tehdit edebilir. Bu bildiride, etiyoloji, tanı ve tedavi stratejileri seçilmiş literatür derlemelerine dayanarak sunulacaktı r. Tedavi stratejileri; ayaktan diyet önerileri ve antiemetik ilaçlar verilmesinden inatçı veya ağır olgularda hastaneye yatırılma ve intravenöz (IV) sıvı replasmanına kadar değişir. Akupunktur gibi alternatif yöntemler henüz kanıta dayalı değildir ama bazen terapötik etki gösterebilirler. Olguları n çoğunda, durum kendiliğinden düzelir ve 20. gebelik haftası civarında geçer. Gebe kadınların %90 kadarının bulantı ve kusması olur. Bulantı ve kusmanın uzaması veya ciddi boyutlara ulaşması “hiperemezis gravidarum” olarak bilinir. Bazı olgularda yaşamı tehdit edebilir. Bu bildiride, etiyoloji, tanı ve tedavi stratejileri seçilmiş literatür derlemelerine dayanarak sunulacaktı r. Tedavi stratejileri; ...
J K Jueckstock,R Kaestner,I Mylonas*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Bir kamu kurumunda alkol temelli el dezenfektanlarının etkililiği: Akut solunum belirtileri ve diyare bağlamında sağlğk ve iş performansı üzerindeki etkileri Ön bilgi: İşe devamsızlığın ekonomik yükü ve akut solunum ve sindirim yolu infeksiyonlarına bağ- lı üretim kaybı normal koşullarda gözetim sistemlerinin odaklanmadığı alanlardır; o nedenle, sanı landan daha fazla olabilir. Ancak, Avrupada ve ABD’de yapılan topluma dayalı büyük çalışmalarda bulaşıcı hastalıkların morbidite üzerinde büyük etkisi olduğunu ve her yıl işte, okulda ve üniversitelerde milyonlarca iş günü kaybına neden olabileceğini göstermiştir. El dezenfeksiyonunun infeksiyon kontrolünde kilit unsur olduğu bilinmektedir, fakat açık iş yeri ortamındaki etkisi belirlenmemiştir. Yöntemler: Çalışmamız, iş yerinde alkol temelli el dezenfektanları kullanılmasının epidemiyolojik ve ekonomik etkilerini değerlendirmek amacıyla, girişim-kontrol grupları bulunan, ileriye dönük olarak tasarlanmış bir araştırmadır. Ön bilgi: İşe devamsızlığın ekonomik yükü ve akut solunum ve sindirim yolu infeksiyonlarına bağ- lı üretim kaybı normal koşullarda gözetim sistemlerinin odaklanmadığı alanlardır; o nedenle, sanı landan daha fazla olabilir. Ancak, Avrupada ve ABD’de yapılan topluma dayalı büyük çalışmalarda bulaşıcı hastalıkların morbidite üzerind ...
Nils-Olaf Hübner1*,Claudia Hübner1,Michael Wodny2,Günter Kampf3 Axel Kramer1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Hughes-Stovin sendromu olan bir kadında masif hemoptizi ve derin ven trombozu: Bir olgu sunumu Giriş: Hughes-Stovin sendromu, yayımlanan otuz kadar olgu ile az karşılaşılan bir hastalıktır. Bu bozukluğun Behçet hastalığının bir değişkeni olduğu düşünülmektedir ve periferik venöz tromboz ile ilişkili pulmoner arter anevrizması bulunması ile tanımlanır. Olgu sunumu: Daha önce sağlıklı olan 23 yaşındaki bir Saudi kadın hastanemize yatırılmadan önceki gün başlayan masif hemoptizi yakınması ile başvurdu. Altı aydır süren yineleyen ateş, öksürük, dispne ve yineleyen oral ülserasyon öyküsü bulunuyordu. Kontrast ile güçlendirilmiş bilgisayarlı göğüs tomografisi ve pulmoner anjiyografide sağ alt lobda tek pulmoner arter anevrizması olduğ u gösterildi. Giriş: Hughes-Stovin sendromu, yayımlanan otuz kadar olgu ile az karşılaşılan bir hastalıktır. Bu bozukluğun Behçet hastalığının bir değişkeni olduğu düşünülmektedir ve periferik venöz tromboz ile ilişkili pulmoner arter anevrizması bulunması ile tanımlanır. Olgu sunumu: Daha önce sağlıklı olan 23 yaşındaki bir Saudi kadın hastanemize ...
HamdanAl-Jahdali

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

İki erkek hastada subplevral lipomanın bilgisayarlı tomografi görüntülemesi: İki olgu sunumu Giriş: Subplevral lipomalar çok az karşılaşılan plevra lezyonlarıdır ve sıklıkla belirtisi bulunmayan hastaların düz radyografilerinde tesadüfen bulunurlar. Olgu sunumu: Bu bildiride iki subplevral lipoma olgusu sunuyoruz ve göğüs radyografisi ile bilgisayarlı tomografide görüntüleme özelliklerini tanımlıyoruz. Beyaz ırktan, 77 ve 62 yaşlarında iki hastayı bildiriyoruz. Sonuçlar: Girişimsel olmayan bir tanı yöntemi olarak bilgisayarlı tomografi, yağa özgü sinyal tutulması özelliği nedeniyle bu tümörlerin tanımlanmasını ve boyutlarının belirlenmesini sağlar. Giriş: Subplevral lipomalar çok az karşılaşılan plevra lezyonlarıdır ve sıklıkla belirtisi bulunmayan hastaların düz radyografilerinde tesadüfen bulunurlar. Olgu sunumu: Bu bildiride iki subplevral lipoma olgusu sunuyoruz ve göğüs radyografisi ile bilgisayarlı tomografide görüntüleme özelliklerini tanımlıyoruz. Beyaz ırktan, 77 ve 62 y ...
Christoph A Karlo, Paul Stolzmann*,Thomas Frauenfelder,Olivio F Donati,Sebastian Leschka

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Çeşitli histolojik örüntüler sergileyen dev bir kistik oluşumla birlikte akciğer adenokarsinomu: Bir olgu sunumu Giriş: Büyük kistik oluşumla birlikte akciğer kanseri göreli nadir bir oluşumdur. Sunduğumuz olgu birden fazla histolojik örüntü sergileyen kistik bir akciğer adenokarsinomudur. Böyle bir akci- ğer adenokarsinomunun daha önce İngilizce yayınlarda bildirilmediğini düşünüyoruz. Olgu sunumu: Dispne yakınması ile hastanemize başvuran 60 yaşındaki bir Japon kadın solunum yetersizliği nedeniyle öldü. Son beş yıldır plevra efüzyonlarının eşlik ettiği akciğer kanseri bulunuyordu. Otopside birden fazla histolojik örüntü sergileyen büyük bir kistik oluşumla beraber akci- ğer adenokarsinomu belirlendi. Giriş: Büyük kistik oluşumla birlikte akciğer kanseri göreli nadir bir oluşumdur. Sunduğumuz olgu birden fazla histolojik örüntü sergileyen kistik bir akciğer adenokarsinomudur. Böyle bir akci- ğer adenokarsinomunun daha önce İngilizce yayınlarda bildirilmediğini düşünüyoruz. Olgu sunumu: Dispne yakınması ile hastanemize başvuran 60 ya ...
Takeshi Kondo

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız