Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 318  Kasım 2010 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Son on yıl içinde osteoporoz tanı ve tedavisinde bir devrim yaşanmıştır. Bu, temel kemik biyolojisini daha iyi anladığımızı, kırıkların hastalık ve kısa dönemde yeniden kırık oluşması ve ölüm riski bağlamındaki ciddi sonuçların bilinmesini ve olguların

Osteoporoz ve kırkların önlenmesinde ilerleme:Menopoz sonrası dönemdeki kadınlara odaklanmak

Son on yıl içinde osteoporoz tanı ve tedavisinde bir devrim yaşanmıştır. Bu, temel kemik biyolojisini daha iyi anladığımızı, kırıkların hastalık ve kısa dönemde yeniden kırık oluşması ve ölüm riski bağlamındaki ciddi sonuçların bilinmesini ve olguların klinik riskler, kemik mineral dansitesi, yeni görüntüleme yaklaşımları ve ikincil osteoporoza katkıda bulunan etmenler temelinde tanımlanması nı kapsamaktadır. Kırık riskini azaltan tıbbi girişimler arasında yeterli kalsiyum ve D vitamini alınması ve geniş bir yelpazeyi kapsayan (antiresorptif, anabolik ya da karma etkileri olan) ilaç tedavileri bulunmaktadı r. Kemik metabolismasındaki molekülleri hedef alan geliştirilmekte olan tedavi seçenekleri önümüzdeki on yıl içinde tanı ve tedavi yaklaşımlarımızı daha da iyileştirecek yenilikler konusunda umut vermektedir.

Kenneth G Saag1 ve Piet Geusens2

Kapak Resmi:
14 Ekim 2009 Artrit Research & Therapy 2009, 11:251 (doi:10.1186/ar2 815)

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Ayaktaki ve tırnak birimindeki melanomların tanımlamak için klinik kılavuz Malign melanom, ayakta ortaya çıkabilen yaşamı tehdit eden bir deri tümörüdür. Bu hastalığın prognozu lezyonlara erken tanı konduğunda ve erken tedavi edildiklerinde iyidir. Ancak, ayak tabanı nda ve tırnak biriminde gelişen lezyonları tanımlamak güç olabilir ve bu durum tanı konması nı geciktirebilir. Bu bildiride yer alan kılavuz bilgiler sağlık personelinin bu hastalığın erken belirtilerine dikkatlerini çekmek ve böylece erken tanı konmasını sağlamaktır. Malign melanom, ayakta ortaya çıkabilen yaşamı tehdit eden bir deri tümörüdür. Bu hastalığın prognozu lezyonlara erken tanı konduğunda ve erken tedavi edildiklerinde iyidir. Ancak, ayak tabanı nda ve tırnak biriminde gelişen lezyonları tanımlamak güç olabilir ve bu durum tanı konması nı geciktirebilir. Bu bildiride yer alan kılavuz bil ...
Ivan R Bristow1*,David AR de Berker2,Katharine M Acland3, Richard J Turner4,Jonathan Bowling4

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Bir anoreksiya nervosa hastasında koma göstergesi olarak yükselmiş transaminaz düzeyleri: Bir olgu sunumu ve yayınların gözden geçirilmesi Giriş: Karaciğer hasarı anoreksiya nervosa ile ilişkili sık karşılaşılan bir komplikasyondur ve karaciğ er steatozunun altta yatan büyük patoloji olduğu düşünülmektedir. Ancak, transaminaz düzeylerinin 1000 IU/mL değerinin üzerine çıktığı akut karaciğer yetersizliği ve derin koma çok az karşı laşılan komplikasyonlardır ve patogenez mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Olgu sunumu: Hipoglisemi ya da hiper-amonemi ile ilişkili olmayan akut karaciğer yetersizliği ve karaciğer koması özellikleri sergileyen 37 yaşındaki bir Japon kadın hasta başvurdu. Hastamıza besin desteği sağlandıktan sonra karaciğer fonksiyonlarındaki düzelme ile birlikte bilinç düzeyinde anlamlı düzelme gerçekleşti. Sonuçlar: Bildirdiğimiz olgu, komanın patogenezi büyük ölçüde bilinmemesine karşın, transaminaz düzeylerinin hastanın bilinç düzeyi ile ters ilişkisi olduğunu göstermektedir. Giriş: Karaciğer hasarı anoreksiya nervosa ile ilişkili sık karşılaşılan bir komplikasyondur ve karaciğ er steatozunun altta yatan büyük patoloji olduğu düşünülmektedir. Ancak, transaminaz düzeylerinin 1000 IU/mL değerinin üzerine çıktığı akut karaciğer yetersizliği ve derin koma çok az karşı laşılan komplikasyonlardır ve patogenez mek ...
Shuhei Yoshida1,2*,Masahiko Shimada1,3,Miroslaw Kornek2, Seong-Jun Kim2, Katsunosuke Shimada3, Detlef Schuppan2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız