Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 314  Temmuz 2010 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Ön bilgi: Kolesterol granülomu (KG) orta kulağı, mastoid kemiği ve petrous apeksini tutabilir. Ancak, dış kulak kanalını tıkayan bir kitle olarak ortaya çıkan kolesterol granülomu göreli az karşı laşılan bir klinik tablodur ve tanı konması güç olabilir.

Dış kulak yolunu tıkayan bir kitle şeklinde görülen kolesterol granülomu

Ön bilgi: Kolesterol granülomu (KG) orta kulağı, mastoid kemiği ve petrous apeksini tutabilir. Ancak, dış kulak kanalını tıkayan bir kitle olarak ortaya çıkan kolesterol granülomu göreli az karşı laşılan bir klinik tablodur ve tanı konması güç olabilir. Olgu sunumu: Mastoid antrumunu tutan ve dış kulak kanalında bir kitle olarak görülen bir kolesterol granülomu olgusu sunuyoruz. Temporal kemiğin bilgisayarlı tomografi incelemesinde dış kulak kanalının posterior-superior kemik duvarında yıkıma neden olan bir yumuşak doku kitlesi görüldü. Manyetik rezonans görüntüleme incelemesinde ise, gerek T1 gerekse T2- ağırlıklı görüntülerde kitlenin yüksek sinyal verdiği görüldü. Kolesterol granülomu mastoidektomi girişimi ile çıkarıldı ve histopatolojik incelemede kolesterol granülomu tanısı doğrulandı. Hastaya tip III timpanoplasti yapıldı.

Vasilios Nikolaidis*,Hariklia Malliari,Dimosthenis Psifidis,Spyridon Metaxas

Kapak Resmi:
BMC Ear, Nose and Throat Disorders 2010,

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Kanser tedavisi için MEK1/2 inhibitörlerinin temel araştırmalardan klinik uygulamalara kadar olan gelişim süreci Ras-bağımlı Raf/MEK/ERK1/2 mitojen ile aktişeşen protein (MAP) kinaz sinyal yolağı, hücre çoğalmasının ve sağkalımın en önemli düzenleyicisidir. Bu yolağın hiperaktivasyonunun, RAS veya RAF genlerinde reseptör tirozin kinazların veya fonksiyon kazanım mutasyonlarının anormal aktivasyonunun bir sonucu olarak insan malign hastalıklarında sıklıkla gözlenmesi şaşırtıcı değildir. Bu nedenle ERK1/2 yolağı bileşenleri, kanseri hedef alan tedavilerin geliştirilmesi açısından çekici adaylar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bildiride, ERK1/2 yolağının küçük moleküllü inhibitörlerinin klinik geliştirme sürecinin temelini oluşturan ana araştırmalar kısaca gözden geçirilmektedir. Ras-bağımlı Raf/MEK/ERK1/2 mitojen ile aktişeşen protein (MAP) kinaz sinyal yolağı, hücre çoğalmasının ve sağkalımın en önemli düzenleyicisidir. Bu yolağın hiperaktivasyonunun, RAS veya RAF genlerinde reseptör tirozin kinazların veya fonksiyon kazanım mutasyonlarının anormal aktivasyonunun bir sonucu olarak insan malign hastalıklarında ...
Christophe Frémin, Sylvain Meloche

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Radyoterapide yeni gelişmeler Radyasyon tedavisi, kesişen radyografiler üzerinde tümör çevresinde geniş kenarlar bırakılarak planlanan tedavi günlerinden çok farklı bir konuma gelmiştir. Görüntüleme ve radyasyon planlama yazı lımlarında sağlanan gelişmeler üç boyutlu yapıya uyumlu radyoterapinin geliştirilmesine yol açmı ştır ve bunun ardından yoğunluk ayarlı radyoterapi (intensity modulated radyoterapi - IMRT) yöntemi geliştirilmiştir. Yoğunluk yönlendirmeli radyoterapi yöntemi, normal dokuların korunması na olanak tanır ve bu şekilde tümörlere uygulanan dozlar artırılabilir. Yoğunluk yönlendirmeli radyoterapi yöntemi, günümüzde kafa ve prostat kanseri tedavisinde standart yaklaşım olarak kullanı lmaktadır ve diğer bölgelerdeki tümörler üzerinde uygulanması da araştırılmaktadır. Radyasyon tedavisi, kesişen radyografiler üzerinde tümör çevresinde geniş kenarlar bırakılarak planlanan tedavi günlerinden çok farklı bir konuma gelmiştir. Görüntüleme ve radyasyon planlama yazı lımlarında sağlanan gelişmeler üç boyutlu yapıya uyumlu radyoterapinin geliştirilmesine yol açmı ştır ve bunun ardından yoğunluk ayarlı radyo ...
SA Bhide ve CM Nutting*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Menopoz sonrası dönemde apendiks karsinomuna bağlı vajinal kanama: Bir olgu sunumu Giriş: Jinekoloji kliniklerine başvuran hastalar arasında menopoz sonrası dönemde kan kaybı sık karşılaşılan bir yakınmadır. Menopoz sonrası kanama olgularında en sık karşılaşılan malign hastalı k endometriyum kanseridir. Diğer nedenler kadınların genital yollarındaki başka odaklardan ya da başka tümörlerin metastazları olabilir. Bildiğimiz kadarıyla, sunduğumuz olgu menopoz sonrası dönemde vajinal kan kaybı yakınması ile başvuran yayımlanmış ilk birincil apendiks karsinomu hastasıdır. Olgu sunumu: Vajinal histerektomi öyküsü bulunan 75 yaşındaki beyaz ırktan bir kadın hasta on aylık menopoz sonrası kanama öyküsü ile başvurdu. Kapsamlı muayene ve tartışmaların ardından hastada over karsinomu olduğu düşünüldü. . Giriş: Jinekoloji kliniklerine başvuran hastalar arasında menopoz sonrası dönemde kan kaybı sık karşılaşılan bir yakınmadır. Menopoz sonrası kanama olgularında en sık karşılaşılan malign hastalı k endometriyum kanseridir. Diğer nedenler kadınların genital yollarındaki başka odaklardan ya da başka tümörlerin metastazları olabilir. Bildi ...
Hansvan Huisseling*1,Lennievan Hanegem1,Martinvan Dijk2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Allerjik olmayan rinit: Bir olgu sunumu ve gözden geçirme Rinit; kendini burun akıntısı, hapşırma, burun konjesyonu, burun kaşınması ve/veya postnasal akıntı ile gösterir. Sıklıkla tanıya ulaşmak için atılan ilk adım solunan allerjenlere duyarlılık tanı- sını dışlamak ya da koymaktır. Allerjik olmayan rinit, bazı durumlarda allerjik rinit ile eş zamanlı olarak bile bulunabilen birkaç özgün oluşumu kapsar. Bunların klinik görünümü ve tedavileri farklı olabilir. Ayrıca, allerjik olmayan rinitin patogenezi de tam açıklanamamıştır ve olasılıkla çok etmenlidir. Klinik görünümleri allerjik olmayan rinit ya da allerjik rinite benzeyen ve aralarında nasal polipler, anatomik/mekanik etmenler, otoimmün hastalıklar, metabolik bozukluklar, genetik bozukluklar ve immün yetersizlik de yer alan birçok hastalık bulunmaktadır. Rinit; kendini burun akıntısı, hapşırma, burun konjesyonu, burun kaşınması ve/veya postnasal akıntı ile gösterir. Sıklıkla tanıya ulaşmak için atılan ilk adım solunan allerjenlere duyarlılık tanı- sını dışlamak ya da koymaktır. Allerjik olmayan rinit, bazı durumlarda allerjik rinit ile eş zamanlı olarak bile bulunabilen birkaç özgün ol ...
Cyrus H Nozad1*, L Madison Michael2,3, D Betty Lew1,Christie F Michael1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız