Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 312  Mayıs 2010 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Pediyatrik yaş grubunda orbital kitlelerin sık görülen nedenleri arasında psödotümör, lemfomalar, hemanjiyoma ve dermoid kistler bulunmaktadır. Orbital tüberküloz, özellikle çocuklarda az görülen bir hastalıktır. Orbital tüberküloma nedeniyle proptosis

Çocuklukta intrakraniyal uzantısı olan orbital tüberküloz: Bir olgu sunumu

Pediyatrik yaş grubunda orbital kitlelerin sık görülen nedenleri arasında psödotümör, lemfomalar, hemanjiyoma ve dermoid kistler bulunmaktadır. Orbital tüberküloz, özellikle çocuklarda az görülen bir hastalıktır. Orbital tüberküloma nedeniyle proptosis ve görmesinde belirgin bozulma gelişen beş yaşında bir çocuk bildiriyoruz. Sol gözünün oküler muayenesinde göz kürenin aşağıya ve öne doğru itildiği proptosis belirlendi. Görme, yüze yakın parmak sayma idi. BT incelemesinde sol orbitanın posteromediyal tarafında mediyal rektus kasını laterale doğru iten ekstrakonal yumuşak doku kitlesi bulunuyordu. Uygulanan antitüberküloz tedavi sonrasında proptosis geriledi ve altı ayılk izlem dönemi içinde görme bozukluğu düzeldi; son muayenesinde sol gözün görme keskinliği 20/30 idi.

Navneet Tuli*

Kapak Resmi:
Tuli, Cases Journal 2010, 3:38 http://www.casesjournal. com/content/3/1/38

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Gut ve hiperürisemi tedavisinde yeni ilaçlar Son birkaç yılda, gut hastalığının sadece prevalansı değil klinik karmaşıklığı da artmıştır. Klinik karmaşıklık konusu, kısmen, hiperürisemi ve gut artritinin tedavisinde yeni gelişmelerin yokluğu ile ilişkilidir. Neyse ki, son yıllardaki mükemmel dönüşümsel çalışmalara dayanan ve bu yazıda ele alınan son bilgiler, gutun, maliyet etkin ve iyi düzenlenmiş tedavilerle daha iyi yönetimine ışık tutmaktadır. Ek olarak, bu yazıda da ele alındığı gibi, hem üre düşürücü hem de anti-inşamatuvar yeni ilaçların ortaya çıkışı, kronik böbrek hastalığı gibi eş zamanlı hastalı kları olan bireyler dahil olmak üzere, dirençli gut yönetiminin iyileşmesi konusunda umut vermektedir. Son birkaç yılda, gut hastalığının sadece prevalansı değil klinik karmaşıklığı da artmıştır. Klinik karmaşıklık konusu, kısmen, hiperürisemi ve gut artritinin tedavisinde yeni gelişmelerin yokluğu ile ilişkilidir. Neyse ki, son yıllardaki mükemmel dönüşümsel çalışmalara dayanan ve bu yazıda ele alınan son bilgiler, gutun, maliyet etkin ...
Robert Terkeltaub

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kök hücreler, inflamasyon ve allerji Son zamanlarda, allerji ve inşamasyonun gelişmesinde erken hematopoiyetik öncü hücrelerin ve hematopoiyetik kök hücrelerin toplanmasının ve farklılaşmasının rolü olabileceğini düşündüren çok sayıda çalışma yapılmış- tır. Bu görüş, büyük ölçüde allerjik hastalıklarda kök hücrelerin ya da CD34+ öncü hücrelerin inşamasyon bölgesinde toplandığını gösteren kanıtlara dayanmaktadır; bu süreç olasılıkla kök hücrelerin kemik iliğinde yuvalanmaları nı sağlayan çoğu aynı yapışma ve kemokin reseptörleri (PSGL-1, CXCL12, alfa4-beta1 integrin, CD44, vb) aracılığı ile gerçekleşmektedir. Son zamanlarda, allerji ve inşamasyonun gelişmesinde erken hematopoiyetik öncü hücrelerin ve hematopoiyetik kök hücrelerin toplanmasının ve farklılaşmasının rolü olabileceğini düşündüren çok sayıda çalışma yapılmış- tır. Bu görüş, büyük ölçüde allerjik hastalıklarda kök hücrelerin ya da CD34+ öncü hücrelerin inşamasyon bölgesinde topla ...
Marie-ReneeBlanchet* ve KellyMMcNagny

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kalbi Duran 6 Yaşındaki Bir Kız Çocuğu Altı yaşındaki bu çocuk, hastane dışındakikalp durması nedeniyle gönderilmiştir.Futbol antrenmanı sonrası gelişen olay nedeniylehastaneye getirilene kadar herhangi birsağlık sorunu bulunmuyordu. Antrenmanınsonunda, çok soğuk hissettiğini söylemiş veağlamaya başlamıştır. Eve yürüdükten sonrabirden bayılıp düşmüştür. Babası kalp solunumcanlandırmasına başlamış ve sağlık görevlileriçağrılmıştır; nabız alınmadığı görülmüştür.Olay yerinde endotrakeal intübasyonyapılmış ve iki doz epinefrin verilmiştir. Altı yaşındaki bu çocuk, hastane dışındaki kalp durması nedeniyle gönderilmiştir. Futbol antrenmanı sonrası gelişen olay nedeniyle hastaneye getirilene kadar herhangi bir sağlık sorunu bulunmuyordu. Antrenmanın sonunda, çok soğuk hissettiğini söylemiş ve ağlamaya başlamıştır. Eve yürüdükten sonra birden bayılıp düşmüştür. Babası ka ...
Robert Listernick, MD

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Depresyon, ekstrapiramidal belirtiler, demans ve beklenmeyen bir sonuç: Bir olgu sunumu Giriş: Parkinson hastalığı tanısı büyük ölçüde klinik temele dayanır. Güç olgularda DaT SCAN yardımcı olabilir. Depresyon da klinik bir tanıdır ve sık görülür; ayrıca, Parkinson hastalığında sürekli karşılaşılan bir belirtidir. Demans ta Parkinson hastalığınde sık görülür, fakat genellikle erken evrelerinde bulunmaz. Yukarıdaki belirtilerin herbitinin tedavisi güçtür ve çoğu kez hastanın durumuna göre düzenlenir. Olgu sunumu: Hipotiroidism, depresyon ve ankziyete bozukluğu öyküsü olan 64 yaşındaki kadın hasta Üçüncü Nöroloji Bellek ve Demans Kliniği’nin ayaktan tedavi bölümüne başvurdu. Hastanın baskın sorunları fonksiyonel ve bilişsel bozulma, şiddetli ekstrapiramidal belirtiler ve depresyondu. UKPDS Beyin Bankası kriterlerine göre hastada bradikinezi, kas sertliği, postural dengesizlik ve dinlenme durumunda titreme vardı; belirtilerin başlangıcı tek taraşı olup, en fazla sol tarafı etkiliyordu ve ilerleyici bir gidiş sergiliyordu. Giriş: Parkinson hastalığı tanısı büyük ölçüde klinik temele dayanır. Güç olgularda DaT SCAN yardımcı olabilir. Depresyon da klinik bir tanıdır ve sık görülür; ayrıca, Parkinson hastalığında sürekli karşılaşılan bir belirtidir. Demans ta Parkinson hastalığınde sık görülür, fakat genellikle erken evrelerinde bulunmaz. Yukarıdaki belirtil ...
Magda Tsolaki1,2*,Chaido Z Messini2,Marianna Siapera2,Foteini Fotiadou2,Dionysia Delaporta2,Athanasios Karatolias2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

İnce barsağında iki küçük artetiyovenöz malformasyon olan hastada büyük gastrointestinal kanama: Bir olgu sunumu Daha önce gastrointestinal kanama öyküsü olmayan 53 yaşındaki beyaz ırktan bir erkek hasta ani gelişen hematokeziya ve karın ağrısı yakınmaları ile başvurdu; hemoglobin düzeyi 12’den 8.3’e düştü. Kolonoskopi incelemesinde bir divertikül içinde pıhtılaşmış kan gözlendi, fakat lezyon koterize edildikten sonra kanama yeniden başladı. Tekrarlanan üst ve alt gastrointestinal (G‹) endoskopi, viseral selektif anjiyogram, kanama taraması ve Meckel divertikül sintigrafisinde kanama odağı belirlenemedi. Kapsül endoskopi yöntemi ile yapılan daha ileri incelemede ince barsakta iki arteriyovenöz malformasyon belirlendi.. Daha önce gastrointestinal kanama öyküsü olmayan 53 yaşındaki beyaz ırktan bir erkek hasta ani gelişen hematokeziya ve karın ağrısı yakınmaları ile başvurdu; hemoglobin düzeyi 12’den 8.3’e düştü. Kolonoskopi incelemesinde bir divertikül içinde pıhtılaşmış kan gözlendi, fakat lezyon koterize edildikten sonra kanama yeniden b ...
Tatiana B Jacobson*,Victor O Kolade

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Ön kostada meme kitlesini taklit eden dev hücreli tümör: Bir olgu sunumu ve güncel yayınların gözden geçirilmesi Giriş: Dev hücreli tümör; en sık uzun kemiklerin metafizlerinde/epifizlerinde gelişen agresif, fakat genellikle benign doğalı bir kemik neoplasmıdır. Bunlar benign tümörler olarak gruplandırılmakla birlikte, yerel olarak agresif davranabilirler ve klinik olarak metastaz potansiyelleri bulunur. Bu tümörün en sık görüldüğü yerleşimler distal femur, proksimal tibia ve distal radius’tur. Bu bildiride yerleşimi tipik olmayan ve meme kitlesini taklit eden bir dev hücreli tümör olgusu sunulmaktadır. Olgu sunumu: Bu olguya tanı Şoridadaki büyük bir kanser merkezinde konmuştur. ‹lgili klinik bulgular hastanı n dosyası gözden geçirilerek ve bölüm içinde yapılan konsültasyonlarla elde edilmiştir. Giriş: Dev hücreli tümör; en sık uzun kemiklerin metafizlerinde/epifizlerinde gelişen agresif, fakat genellikle benign doğalı bir kemik neoplasmıdır. Bunlar benign tümörler olarak gruplandırılmakla birlikte, yerel olarak agresif davranabilirler ve klinik olarak metastaz potansiyelleri bulunur. Bu tümörün en sık görüldüğü yerleşimler di ...
Nicole D Riddle5*, Hideko Yamauchi1, Jamie T Caracciolo2, David Cheong1, Nazanin Khakpour4, Marilyn M Bui1,3,

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız