Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 309  Şubat 2010 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Asbestle-ilişkili yaygın plevra kalınlaşması ya da viseral plevranın asbeste ikincil, geniş kapsamlı fibrozu, daha önce asbeste (amyanta) maruz kalmış olan işçi sayısının fazla olması nedeniyle, gittikçe daha sık karşımıza çıkmaktadı r. Yaygın plevra ka

Asbestle-ilişkili yaygı plevra kalınlaşmasının klinik sonuçları

Asbestle-ilişkili yaygın plevra kalınlaşması ya da viseral plevranın asbeste ikincil, geniş kapsamlı fibrozu, daha önce asbeste (amyanta) maruz kalmış olan işçi sayısının fazla olması nedeniyle, gittikçe daha sık karşımıza çıkmaktadı r. Yaygın plevra kalınlaşması, plevra plaklarıyla birlikte görülebilirse de bunlar farklı patolojilerdir. Yaygı n plevra kalınlaşmasının plevra plaklarından farklı olan patogenezi, yavaş yavaş daha iyi anlaşılmaktadır. Asbeste yanıt olarak aktif oksijen ve azot türlerinin, profibrotik sitokinlerin ve büyüme faktörlerinin oluşması, fibrinöz intraplevral matriks oluşumunda rol oynuyor olabilir. Yaygın plevra kalınlaşmasından önce çoğu zaman, asbestle ilişkili plevra efüzyonları gelişir. Asbeste çevresel veya meslek nedenleriyle maruz kalınması da, özellikle asbestiform toprak minerallerinin doğal olarak bulunduğu ülkelerde olmak üzere plevra fibrozuyla sonuçlanabilir. Plevra sorunları ayrıca, asbeste ev ortamında maruz kalınmasını da izleyebilir. Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi, yaygın plevra kalınlaşmasının tanısında göğüs filmlerinden daha duyarlı ve daha özgüldür ve asbestle-ilişkili hastalıklarında kullanılmak üzere çeşitli sınışandırma sistemleri geliştirilmiştir. Manyetik rezonans (MR) görüntülemesi ve şorodeoksiglikoz (FDG) pozitron emisyon tomografisi (PET), yaygın plevra kalı nlaşmasıyla malign mezotelyomanın ayırıcı tanısında faydalı olabilir. Yaygın plevra kalınlaşmasına dispne ve göğüs ağrısı gibi belirtiler eşlik edebilir. Akciğer fonksiyonunda restriktif kusura yol açan, solunum yetersizli- ğiyle ve ölümle nadiren sonuçlanan bu hastalıkta, öncelikle destek tedavisi uygulanır.

Susan E Miles1,2,Alessandra Sandrini1,2,Anthony R Johnson1 ve Deborah H Yates*

Kapak Resmi:
Journal of Occupational Medicine and Toxicology 2008, 3:20 doi:10.1186/1745- 6673 3-20

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Gebelikte over karsinomu: Yirmiüç olgunun klinikopatolojik analizi ve literatür taraması Ön bilgi: Bu araştırmada merkezimizde tedavi edilmiş olan, gebe ve over kanserli olguların analiz edilmesi ve tanı mlanması, ilgili literatürün taranması ve terapinin mantığının tartışılması amaçlanmıştır. Yöntemler: 1991-2002 yılları arasında Vali-e Asr Hastanesinde, gebelik sırasında over kanseri tespit edilmiş yirmi üç hasta tedavi edilmiştir. Bu hastalara ait tedavi ve izlem bilgileri değerlendirilmiştir. Bulgular: Bizim serimizde gebelikte görülen over karsinomu insidansı 0.083/1000 doğumdu. Olgulardan on bir tanesinde (%47.8) malign germ hücreli over tümörleri, beş tanesinde (%21.7) malignansi potansiyeli düşük tümörler, dört tanesinde (%17.4) invazif epitel tümörler ve üç tanesinde (%13) cinsiyet kordu stroma tümörleri saptandı. Ön bilgi: Bu araştırmada merkezimizde tedavi edilmiş olan, gebe ve over kanserli olguların analiz edilmesi ve tanı mlanması, ilgili literatürün taranması ve terapinin mantığının tartışılması amaçlanmıştır. Yöntemler: 1991-2002 yılları arasında Vali-e Asr Hastanesinde, gebelik sırasında over kanseri tespit edilmiş yirmi üç hasta tedavi ...
Nadereh Behtash1, 3,Mojgan Karimi Zarchi*2, Mitra Modares Gilani3,Fatemeh Ghaemmaghami3,Azamsadat Mousavi3 ve FahimehGhotbizadeh3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Osteoporozda en uygun ilaç uygulaması ve etkinliği için oral kalsitonin ile kemik geri emilimindeki günlük değişkenliğin araştırılması Özet Ön bilgi: Kemik geri emilimi belirgin günlük değişkenlik göstermektedir. Kemik geri emiliminin geri dönebilir baskılanması en iyi olası etkinlikte kemik geri emilimi doruk yaptığında sonuçlanabilir. Çalışmanın amacı 0.8 mg oral somon kalsitonininin (sCT) farmakokinetik (FK) ve farmakodinamik (FD) profilleri ile ilaç alımının zamanlaması nın etkisini değerlendirmektedir. Yöntemler: Çalışma sağlıklı menopoz sonrası kadınlarda 0.8 mg oral somon kalsitonininin farmokinetik (FK) ve farmokodinamik (FD) profillerini değerlendirmek üzere randomize, çift-kör, çift boş, plasebo kontrollü, faz I çalışmasıdır. Özet Ön bilgi: Kemik geri emilimi belirgin günlük değişkenlik göstermektedir. Kemik geri emiliminin geri dönebilir baskılanması en iyi olası etkinlikte kemik geri emilimi doruk yaptığında sonuçlanabilir. Çalışmanın amacı 0.8 mg oral somon kalsitonininin (sCT) farmakokinetik (FK) ve farmakodinamik (FD) profilleri ile ilaç alımının zaman ...
MA Karsdal*1, I Byrjalsen1, BJ Riis1 and C Christiansen2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Bellek dengesizliği: Otizm tipi bozukluklar yelpazesi konusunda biliflsel bir kuram Özet Otizm, sosyal etkileşim, iletişim kapasitesi ve davranışsal esneklikte bozulmalar ile kendini gösterir. Bu bozuklu ğa neden olan biyolojik mekanizmalar arasındaki olası bir ilişkiyi bulmada bazı bilişsel kuramlar faydalı olabilir. Bu kuramlar arasında zihinselleştirme kusuru, ayrıntılardan bütün oluşturmada yetersizlik ve yürütücü iş- lev bozukluğu sayılabilir, ancak bunların hiçbiri tanı koyduran üç otizm belirtisini birlikte açıklayamaz. Bu bilişsel bozukluklar birbiriyle kusurlu öğrenme yoluyla bağlantılı olabilir, zira bazı araştırma çalışmalarında otistik bireylerin beyinlerinde işlemsel öğrenmede bir rolü olan serebellumda anormallikler olduğu gösterilmiştir. Özet Otizm, sosyal etkileşim, iletişim kapasitesi ve davranışsal esneklikte bozulmalar ile kendini gösterir. Bu bozuklu ğa neden olan biyolojik mekanizmalar arasındaki olası bir ilişkiyi bulmada bazı bilişsel kuramlar faydalı olabilir. Bu kuramlar arasında zihinselleştirme kusuru, ayrıntılardan bütün oluşturmada yetersizlik ve yürütücü ...
MiguelÁngelRomero-Munguía1,2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Statinler fibratlardan farklı olarak aterojenik anti aterojenik lipoprotein partikül oranında iyileşme sağlar:Randomize bir çapraz geçişli çalışma Özet Ön bilgi: Bu güne kadar yapılmış olan çalışmalar, düşük yoğunluklu lipoprotein partikül (LDLP) boyutlarının aterosklerozu öngören bir etken olduğunu öne sürmüşlerdir. Lipid düşürücü ilaçların, lipoprotein alt sınışarı üzerinde etkilerini bilmek faydalı olacaktır. Hiperlipidemisi olan kişileri lipid düşürücü tedavinin iki ana sınıfı olan statin ve fibratlarla ardışık olarak tedavi ettik ve değişiklikleri NMR lipoprotein alt sınışarında çalıştık. Yöntemler: Bir çapraz geçişli çalışmaya 35 kişi (21 erkek; 60±12 y) alındı. Katılımcıların lipid ve apoB profili değerleri başlangıçta değerlerdi. Lipoprotein alt sınışarı, partikül sayı ve boyutları NMR spektroskopi ile değerlendirildi. Katılımcılar simvastatin 20 mg ya da fenofibrat 200 mg gruplarına rastgele bir şekilde ayrıldı. On ikinci haftada test tekrarlandı. Özet Ön bilgi: Bu güne kadar yapılmış olan çalışmalar, düşük yoğunluklu lipoprotein partikül (LDLP) boyutlarının aterosklerozu öngören bir etken olduğunu öne sürmüşlerdir. Lipid düşürücü ilaçların, lipoprotein alt sınışarı üzerinde etkilerini bilmek faydalı olacaktır. Hiperlipidemisi olan kişileri lipid düşürücü tedavinin iki ana sınıf ...
SammyYChan*1,2,GB JohnMancini1,2,AndrewIgnaszewski1,2 ve JiriFrohlich2,3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Dört Yaşındaki Erkek Çocukta Strabismus ve Nistagmus Hasta fenotip olarak sağlıklı bir ailenin beşinci çocuğu olarak, komplike olmamı ş bir gebeliğin ardından 39. gebelik haftasında 3,750 kg. doğum ağırlığı ile doğdu. Maternal diyabet öyküsü yoktu. Yenidoğan dönemi sorunsuzdu. ‹lk kez altı aylıkken tanı konan nistagmus ve strabismus nedeniyle dört yaşında başvurdu. Altı aylıkken yapılan fundoskopi incelemesi normal bildirilmişti. Muayenemizde kilosu 15.5 kg., boyu 1.01 m. ve baş çevresi 50 cm; tümü 25. persentilde idi. Yüzünün her iki yanında preauriküler çekilme vardı. Reşeksleri canlı ve sağ bacakta daha belirgindi. Oftalmolojik inceleme atrofik papilla ve görme keskinliğinde azalma saptadı. Hasta fenotip olarak sağlıklı bir ailenin beşinci çocuğu olarak, komplike olmamı ş bir gebeliğin ardından 39. gebelik haftasında 3,750 kg. doğum ağırlığı ile doğdu. Maternal diyabet öyküsü yoktu. Yenidoğan dönemi sorunsuzdu. ‹lk kez altı aylıkken tanı konan nistagmus ve strabismus nedeniyle dört yaşında başvurdu. Altı aylıkke ...
Maria Raissaki, MD;Martha Spilioti, MD;Panagiota Kalaidopoulou, MD;Olga Iliaki, MD; Maria Mavrokosta; Nikolaos Nikolaidis ve Athanasios Evangeliou, MD

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız