Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 307  Aralık 2009 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Amaç: Gözün Rosai Dorfman hastalığının klinik ve histopatolojik özelliklerini, yönetimini ve sonuçlarını anlatmak. Tasarım: Karşılaştırmalı olmayan olgu serisi. Bulgular: Gözün Rosai Dorfman hastalığı, enstitümüzde alınan bütün oküler spesimenlerin %0.0

Gözün Rosai Dorfman Hastalığı

Amaç: Gözün Rosai Dorfman hastalığının klinik ve histopatolojik özelliklerini, yönetimini ve sonuçlarını anlatmak. Tasarım: Karşılaştırmalı olmayan olgu serisi. Bulgular: Gözün Rosai Dorfman hastalığı, enstitümüzde alınan bütün oküler spesimenlerin %0.09'unu oluşturmaktaydı, olgular proptozise neden olan sert lastiksi bir kütle ile gelmişti; olguların 4'ünde (%57) hastalık heriki gözde idi. Orta değer başvuru yaşı 13 yıl (5 - 65); belirtilerin orta değer süresi altı yıldı, (3 - 15). Olguları n 4'ünde (%57) lemfadenopati; 3'ünde (%43) ekstranodal tutulum saptandı. Biyopsiden sonra üç olgu sistemik kortikosteroidlerle tedavi edildi, iki olguda sistemik kortikosteroid terapisine yanıt veren yerel yineleme gelişti. Polimorfoz popülasyonlu lenfosit, plazma hücreleri ve emperipolezis gösteren S-100 pozitif histiositler, tablonun özgün patognomonik histolojik özellikleriydi. Sonuç: Gözün Rosai Dorfman hastalığı, nadir de olsa, lastiksi kütlelerle kronik proptoz gelişmiş genç bireylerde düşünülmelidir. Eksizyon ve kortikosteroid terapisi olumlu bir sonuç sağlar.

Geeta K Vemuganti*1,Milind N Naik2 ve Santosh G Honavar2

Kapak Resmi:
28 Temmuz 2008 Journal of Hematology & Oncology 2008, 1:7 doi:10.1186/1756- 8722-1-7

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Bir Hemokromatoz Hastasında Metastatik Hepatoselüler Karsinomun Sorafenib ile Tedaviye Tam Klinik Yanıtı: Bir Olgu Sunumu Hepatoselüler karsinomu az karşılaşılan bir tümördür, ancak ABD'de prevalansı gittikçe yükselmektedir. Son çalış- malar bir multikinaz inhibitörü olan sorafenib'in bu tür kanseri olan hastalarda tümörün ilerlemesini geriletebilece ğini göstermiştir. Ancak, tam remisyon henüz izlenmemiştir. Aşağıda, cerrahi girişimle çıkarılamayan metastatik hepatoselüler karsinomu olan ve altı aylık sorafenib tedavisine hızlı ve tam bir klinik yanıt alınan 78 yaşında bir hasta sunulmuştur. Hepatoselüler karsinomu az karşılaşılan bir tümördür, ancak ABD'de prevalansı gittikçe yükselmektedir. Son çalış- malar bir multikinaz inhibitörü olan sorafenib'in bu tür kanseri olan hastalarda tümörün ilerlemesini geriletebilece ğini göstermiştir. Ancak, tam remisyon henüz izlenmemiştir. Aşağıda, cerrahi girişimle çıkarılamayan metast ...
Brian J So, Tanios Bekaii-Saab, Mark A Bloomston ve Tushar Patel*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Kök ve Öncü Hücre Aracılı Kalp Onarımı ve Doku Fibrozunda Parakrin Faktörlerin Rolü İskemik kalp hastalığı ve kalp yetersizliği tedavisinde yeni bir çağa girilmiştir. Kemik iliği, yağ dokusu, göbek kordonu kanı ve damar duvarı gibi çeşitli organ ve dokulardan elde edilen kök hücrelerin kalp fonksiyonunu geleneksel farmakolojik terapiden daha fazla iyileştirme olanağının olduğunun keşfiyle birlikte, kök hücre aracılı kalp onarımının kesin mekanizmalarını anlamayı hedeşeyen yeni bir araştırma alanı doğmuştur. Sadece en etkin kalp onarımı sağlayan hücre popülasyonunu belirlemek değil, aynı zamanda örtüşen, ortak mekanizmalar olup olmadığını belirlemek de önemlidir. İskemik kalp hastalığı ve kalp yetersizliği tedavisinde yeni bir çağa girilmiştir. Kemik iliği, yağ dokusu, göbek kordonu kanı ve damar duvarı gibi çeşitli organ ve dokulardan elde edilen kök hücrelerin kalp fonksiyonunu geleneksel farmakolojik terapiden daha fazla iyileştirme olanağının olduğunun keşfiyle birlikte, kök hücre aracılı k ...
Jana S Burchfield ve Stefanie Dimmeler*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Amebiyaz Eşlik eden belirtilere bakılmaksızın Entamoeba histolytica ile infeksiyona amebiyaz adı verilmektedir. Yeterli olanakları olan milletlerde bu parazitik protozoa endemik bölgelere seyahat edenler ve bu bölgelerden göç eden ki- şilerde görülür. İnfeksiyon, belirtisi olmayan kolonizasyondan amip koliti ve yaşamı tehdit eden apselere kadar değişmektedir. Önemli olan, infeksiyonun etken ile karşılaşmadan aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkabileceğidir. E histolytica'nın dünya populasyonunun % 10'unu infekte ettiği sanılmaktaydı fakat morfolojik olarak benzer, buna karşın genetik olarak farklı olan ve aslında patojen olmayan iki Entamoeba türünün belirtisi olmayan olguları n çoğundan sorumlu olduğu görülmektedir. Gereksiz ve zararlı olabilecek tedavileri önlemek için doktorların Dünya Sağlık Örgütü tanı ve tedavi klavuzlarına uymaları gerekmektedir. Eşlik eden belirtilere bakılmaksızın Entamoeba histolytica ile infeksiyona amebiyaz adı verilmektedir. Yeterli olanakları olan milletlerde bu parazitik protozoa endemik bölgelere seyahat edenler ve bu bölgelerden göç eden ki- şilerde görülür. İnfeksiyon, belirtisi olmayan kolonizasyondan amip koliti ve yaşamı tehdit eden apselere kadar ...
Bobbi S. Ppritt, MD ve C. Graham Clark, PHD

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Oslo'da akut intoksikasyonların hastane dışındaki tedavileri Ön bilgi: İntoksikasyon hastaları çoğunlukla hastane dışındaki sağlık birimlerinde tedavi edilmektedir ve hastalar buralardan taburcu edilmektedirler. Bu nedenle intoksikasyonla ilgili çalışmalar sadece hastane yatışı yapılmı ş hastaları içermemelidir. Amaçlar: Ambulans personeli tarafından ve hastane dışındaki bir klinikte akut olarak tedavi edilmiş olan hastaları n tanımlanması; ileri bir sağlık kuruluşuna transfer edilen hastaların transfer edilmeden taburcu edilen hastalarla karşılaştırılması; hastane dışı taburcularda bir haftalık ölüm oranının değerlendirilmesi. Ön bilgi: İntoksikasyon hastaları çoğunlukla hastane dışındaki sağlık birimlerinde tedavi edilmektedir ve hastalar buralardan taburcu edilmektedirler. Bu nedenle intoksikasyonla ilgili çalışmalar sadece hastane yatışı yapılmı ş hastaları içermemelidir. Amaçlar: Ambulans personeli tarafından ve hastane dışındaki bir klinikte akut olarak ...
Fridtjof Heyerdahl*1,Knut E Hovda1, Mari A Bjornaas1,2, Anne K Nore3,Jose CP Figueiredo4,Oivind Ekeberg1,2 ve Dag Jacobsen1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Mamografik Dansite, Meme Kanseri Riski ve Risk Öngörüsü Bu derlemede, meme kanseri için bağımsız bir risk etmeni olarak mamografik dansite bulgularını inceliyor, dansitenin hesaba katıldığı risk öngörü modellerini anlatıyor ve klinik uygulamada mamografik dansite kullanımı- nın günümüzdeki ve gelecekteki anlamlarını tartışıyoruz. Mamografik dansite, çeşitli topluluklarda ve yaşlarda mamogramda meme kanseri için tutarlı ve güçlü bir risk etmenidir. Son zamanlarda, bu risk etmeni kullanımda olan meme kanseri risk öngörü modellerine eklenmiş ve kullanıma girmesiyle birlikte hafif düzeyde de olsa öngörü kesinliğini artırmıştır. Geçerliliğin doğrulanması çalışmalarından sonra, bu modeller klinik risk değerlendirmesi için kullanılmakta olan Gail modelinin yerini alabilir. Bu derlemede, meme kanseri için bağımsız bir risk etmeni olarak mamografik dansite bulgularını inceliyor, dansitenin hesaba katıldığı risk öngörü modellerini anlatıyor ve klinik uygulamada mamografik dansite kullanımı- nın günümüzdeki ve gelecekteki anlamlarını tartışıyoruz. Mamografik dansite, çeşitli topluluklarda ve yaşlarda mamogra ...
Celine M Vachon1,Carla H van Gils2,Thomas A Sellers3,Karthik Ghosh1,Sandhya Pruthi1,Kathleen R Brandt1 ve V Shane Pankratz1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız