Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 302  Temmuz 2009 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Ön bilgiler: Metanolün neden olduğu toplu zehirlenmeler ender olmasına rağmen gerek gelişmiş, gerekse geliş- mekte olan ülkelerde düzenli olarak görülür. Zehirlenme ataklarının verileri çoğu zaman yayınlanırsa da, bu ataklardan sonraki izleme verileri g

Metanol zehirlenmesi ve uzun dönemdeki sekelleri - büyük bir toplu halde zehirlenme olayının ardından 6-yıllık izleme sonuçları

Ön bilgiler: Metanolün neden olduğu toplu zehirlenmeler ender olmasına rağmen gerek gelişmiş, gerekse geliş- mekte olan ülkelerde düzenli olarak görülür. Zehirlenme ataklarının verileri çoğu zaman yayınlanırsa da, bu ataklardan sonraki izleme verileri genellikle çok azdır. Bu nedenle Eylül 2001'de Estonya'da metanolün neden olduğu büyük bir toplu zehirlenme kurbanlarını 6-yıl boyunca izlediğimiz bir çalışma yaptık. Yöntemler: Metanolün neden olduğu toplu zehirlenmenin ardından hayatta kalan ve temas kurulan kurbanlar, görüşme yapmak, ayrıca bir oftalmolog ve bir doktor tarafından muayene edilmek üzere davet edildi. Bu davete yanıt vermeyen hastalar, Estonya Nüfus İdaresi'ndeki kayıtlar ve pratisyen hekimleri aracılığıyla izlendi Bulgular: 2001 yılında metanolün neden olduğu toplu zehirlenme sırasında hastaneye yatırılan 86/111 hastanı n 66'sı sekel gelişerek, 20'si sekel gelişmeksizin hayatta kaldı (sırasıyla Grup I ve Grup II). 6-yıllık izleme dönemi tamamlandığında; bu 86 hastanın 26'sının ölmüş olması ve 33'ünün izlenememesi nedeniyle; Grup I'den 5, Grup 2'den 20 hasta olmak üzere yalnızca 27'si tüm çalışma boyunca izlenmiş ve muayene edilmişti. Taburcu olduktan sonra Grup I'deki 8/22 hastada yeni nörolojik bozuklukların ve 8/22'sinde yeni görme bozuklukları nın geliştiği saptandı. Grup II'deki görme bozuklukları (n=24) ve nörolojik bozukluklar (n=3), tüm hastalarda devam etmekteydi. Ölen 26 hastanın 19'u Grup I'de, 7'si Grup II'de yer alıyordu. Alkol entoksikasyonu, en sık (7/26 hastada) bildirilen ölüm nedeniydi. Sonuç: Zehirlenme olayından 6 yıl sonra tümünün devam ediyor olması bu sekelleri,, dönüşü olmayan hasar kimliğini taşıdıkları izlenimini verdi. ‹zleme dönemi boyunca hastaların %36'sında nörolojik, %36'sında görsel olmak üzere yeni gözüken komplikasyonlar saptandı. Başlangıçta taburcu edilen, sekel gelişmiş ve sekel gelişmemiş hastaların sırasıyla %35'e ve %29'u, altıncı yılın sonunda ölmüştü; bu ölümlerden %27'sinin nedeni, alkol intoksikasyonuydu.

Raido Paasma1, Knut Erik Hovda*2 ve Dag Jacobsen2

Kapak Resmi:
27 Mayıs 2009 BMC Clinical Pharmacology 2009

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH):Kanıta-Dayalı, Antikolinerjik Bronkodilatasyon Odaklı bir Tedavi Yaklaşımı KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), büyük bir toplumsal yükün eşlik ettiği, yaygın bir hastalıktır. Örne ğin A.B.D.’de tütün ürünlerini kullanma prevalansının azalmakta olmasına karşın, bu hastalığa eşlik eden morbidite ve mortalite oranlarının yükselmeye devam etmesi beklenmektedir. Uygun tedavi, kronik obstrüktif akci- ğer hastalığının birçok yönü üzerinde önemli etkiler sağlayabilir. Burada, 1 Ocak 2004 – 31 Aralık 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilen yayınların kronik obstrüktif akciğer hastalığı, epidemiyoloji, uygulama kılavuzu, klinik çalışma ve meta-analiz terimleri kullanılarak yapılan PubMed taramasında elde edilen kanıtlar incelenmektedir. KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), büyük bir toplumsal yükün eşlik ettiği, yaygın bir hastalıktır. Örne ğin A.B.D.’de tütün ürünlerini kullanma prevalansının azalmakta olmasına karşın, bu hastalığa eşlik eden morbidite ve mortalite oranlarının yükselmeye devam etmesi beklenmektedir. Uygun tedavi, kronik obstrüktif akci- ...
NICHOLAS J. GROSS,MD, PHD

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

HİV-1 Araştırmalarının 25 Yıllık Gelişimi ve Çeşitli Bakış Açıları İnsan immün yetersizlik virüsünün Fransız ve Amerikan bilim adamları tarafından keşfedilip izole edilmesinden yirmi beş yıl sonra edinsel immün yetersizlik sendromuyla ilgili temel bilimsel araştırmalar, klinik tedavi ve halk sağlığının korunmasına dair ölçütlerde pek çok gelişme kaydedilmiştir. Burada şimdiye kadar başarılmış olan ilerlemeleri kısaca özetlemekte ve gelecekte karşılaşılacak olan zorlayıcı etmenlere karşı çeşitli bakış açıları sağlamaktayız. İnsan immün yetersizlik virüsünün Fransız ve Amerikan bilim adamları tarafından keşfedilip izole edilmesinden yirmi beş yıl sonra edinsel immün yetersizlik sendromuyla ilgili temel bilimsel araştırmalar, klinik tedavi ve halk sağlığının korunmasına dair ölçütlerde pek çok gelişme kaydedilmiştir. Burada şimdiye kadar başarılmış olan ile ...
Mark A Wainberg1 ve Kuan-Teh Jeang*2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Yaşlı bireylerde akut poliartrit başlangıcı:Bu durum iz bırakan ödem sendromunun eşlik ettiği hafifleyen seronegatif simetrik sinovit sendromu mudur? Nadir görülen inflamatuar artrit tiplerinden biri olan iz bırakan ödem sendromu ile Hafişeyen Seronegatif Simetrik Sinovit genellikle ileri yaşlardaki kişilerde görülmektedir. Bu durum, akut poliartrit başlangıcına eşlik eden, ekstremitelerdeki iz bırakan ödem ile ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalar tam ve uzun süreli rahatlamalarla düşük steroid dozlarına mükemmel yanıt vermektedir. Bu durumun altta yatan gizli bir malign hastalığın paraneoplastik yolla açığa çıkması olasılığı da bulunabileceğinden bu koşullarda klinikte ayrıntılı değerlendirmesine gerek duyulmaktadır. olgusunu ele aldık. Burada hasta düşük steroid dozlarına çok iyi yanıt vermiştir. Nadir görülen inflamatuar artrit tiplerinden biri olan iz bırakan ödem sendromu ile Hafişeyen Seronegatif Simetrik Sinovit genellikle ileri yaşlardaki kişilerde görülmektedir. Bu durum, akut poliartrit başlangıcına eşlik eden, ekstremitelerdeki iz bırakan ödem ile ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalar tam ve uzun süreli rahatlamalarla dü ...
Abdul Salam*1, Rafik Henry1 ve Tom Sheeran2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Madde kullanım bozukluğu olan kişilerde psikiyatrik eş zamanlı hastalık ile acil servis kullanım birlikteliği: Gözlemsel bir grup çalışması Giriş: Psikiyatrik sorunlar ve madde kullanım sorunları sık Acil Servis (AS) kullanımına katkıda bulunan etmenlerdir, ancak madde kullanımı ile psikiyatrik eş zamanlı hastalık arasındaki birlikteliğe odaklanmış az sayıda araştırma vardır. Bu çalışmada, madde kullanım bozukluğu (MKB) olan hastalarda psikiyatrik eş zamanlı hastalığın AS kullanımıyla ilişkisini değerlendirdik. Yöntemler: Çalışma, ABD'nin güneyindeki büyük bir şehir hastanesi acil servisinde 1994 Ocak ve 1998 Haziran tarihleri arasında MKB tanısı konan 6,865 hastaya odaklanmıştır. Hastalar, madde kullanım bozukluğu tipine göre gruplandı. Tanıya göre başvuru sıklığını sınadıktan sonra, örnek aşağıdaki gruplara ayrıldı — alkol bağımlılığı (ICD9= 303), alkol kötü kullanımı (ICD9= 305.0), kokain bağımlılığı/kötü kullanımı (ICD9= 304.2,305.6), ve çoklu/karışık madde kullanımı (ICD9= 305.9). Giriş: Psikiyatrik sorunlar ve madde kullanım sorunları sık Acil Servis (AS) kullanımına katkıda bulunan etmenlerdir, ancak madde kullanımı ile psikiyatrik eş zamanlı hastalık arasındaki birlikteliğe odaklanmış az sayıda araştırma vardır. Bu çalışmada, madde kullanım bozukluğu (MKB) olan hastalarda psikiyatrik eş zamanlı hastalığın AS ...
Geoffrey M Curran*1,Greer Sullivan1, Keith Williams2, Xiaotong Han1, Elise Allee1 ve Kathryn J Kotrla3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Beta-alanin desteğinin yaşlılarda (52-92 Yaş) nöromüsküler halsizlik üzerindeki etkisi: Çift kör, randomize bir çalışma Ön bilgi: Yaşlanma, iskelet kası karnozin düzeyindeki ciddi azalma ile ilişkilidir; bu durum, kasın tamponlama kapasitesindeki azalmayla bağlantılıdır ve teorik olarak egzersiz sırasında halsizlik oranını artırabilir. Beta-alanin desteğinin iskelet kası karnozin düzeyini anlamlı derecede artırdığı gösterilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmanı n amacı, yaşlı erkeklerde ve kadınlarda 90 günlük beta-alanin desteğinin halsizlik eşiğinde fiziksel çalışma kapasitesi (PWCFT; physical working capacity at the fatigue threshold) üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Yöntemler: Çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma tasarımı kullanılarak toplam 26 erkek (n = 9) ve kadın (n = 17) (yaş ± SS = 72.8 ± 11.1), beta-alanin (BA: 800 mg x 3/gün; n = 12; CarnoSyn™) veya Plasebo (PL; n = 14) gruplarına randomize edilmiştir. Ön bilgi: Yaşlanma, iskelet kası karnozin düzeyindeki ciddi azalma ile ilişkilidir; bu durum, kasın tamponlama kapasitesindeki azalmayla bağlantılıdır ve teorik olarak egzersiz sırasında halsizlik oranını artırabilir. Beta-alanin desteğinin iskelet kası karnozin düzeyini anlamlı derecede artırdığı gösterilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışm ...
Jeffrey R Stout*1, B Sue Graves2, Abbie E Smith1, Michael J Hartman2,Joel T Cramer1, Travis W Beck1 ve Roger C Harris3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Düşük nikotinli Marlboro snus gerçek bir 'snus' mudur? İsveç snus'ü, solunum yoluyla içilen tütünden %90 oranında daha az zararlı olduğu tahmin edilen orta/yüksek nikotin ve düşük nitrozamin içerikli, nemli, dumansız bir tütün ürünüdür. İsveç'te erkeklerin çoğu sigara içmektense 'snus' kullanmayı tercih etmektedir ve erkek tütün tiryakilerinin dörtte biri 'snus'a geçerek sigarayı bırakmaktadır. Önde gelen çok uluslu sigara üreticileri, ABD ve diğer ülkelerde 'snus'a benzer ürünlerin deneme amacıyla pazarlanmasına başlamış durumdadır. ABD'de halen pazarlanmakta olan Philip Morris'in Marlboro 'snus' sürümü, İsveç 'snus'undan birçok yönden farklılık göstermektedir; nem ve pH düzeyi daha düşüktür, fakat asıl şaşırtıcı olanı çok daha az nikotin salıvermesidir. İsveç snus'ü, solunum yoluyla içilen tütünden %90 oranında daha az zararlı olduğu tahmin edilen orta/yüksek nikotin ve düşük nitrozamin içerikli, nemli, dumansız bir tütün ürünüdür. İsveç'te erkeklerin çoğu sigara içmektense 'snus' kullanmayı tercih etmektedir ve erkek tütün tiryakilerinin dörtte biri 'snus'a geçerek sigarayı bırakmakt ...
Jonathan Foulds1 ve Helena Furberg*2

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız