Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 300  Mayıs 2009 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Hiperkalsemi yaygın olarak granülomatöz süreçler ile ilişkilendirilmiştir. Bu kalsidiolün granülom içerisinde aktive olmuş makrofajlar tarafından böbrek dışında kalsitriole dönüştürülmesindeki artışa bağlıdır. Granülomatöz bozukluklara bağlı belirti olu

Kronik Tofüslü Gutu Olan Bir Hastada Belirti Oluşturan Hiperkalsemi: Bir Olgu Sunumu

Hiperkalsemi yaygın olarak granülomatöz süreçler ile ilişkilendirilmiştir. Bu kalsidiolün granülom içerisinde aktive olmuş makrofajlar tarafından böbrek dışında kalsitriole dönüştürülmesindeki artışa bağlıdır. Granülomatöz bozukluklara bağlı belirti oluşturan hiperkalsemi sık olmayıp, sarkoidozdaki insidansı % 10–20 arasında değişmektedir. Uzun süren kronik tofüslü gutu olan hastalarda monosodyum ürat kristallerinin büyük kümeleri granülom gelişimini teşvik edici antijen olarak hizmet edebilir, fakat hiperkalsemi bu bağ- lamda tanımlanmamıştır. Gut tofüsleri ile uyarılmış granülomatöz inşamasyona bağlı bir belirti oluşturan hiperkalsemi olgusu bildirilmektedir. Bifosfonatlar ile ürik asit düşürücü tedaviye ek olarak, immün baskı- layıcılar ile uzun süreli tedavi serum kalsiyum düzeylerinin ve granülomatöz yükün göstergesi diğer laboratuar parametrelerinin kararlı duruma getirilmesine yol açmıştır.

Alok Sachdeva*, Bruce E Goeckeritz ve Alyce M Oliver

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Tip 2 Diyabet Hastalarında Sitagliptinin Güvenilirliği ve Tolere Edilebilirliği:Bir Havuzlanmış Veri Analizi Giriş: Oldukça seçici bir dipeptidil peptidaz-4 inhibitörü olan sitagliptin, tip 2 diyabet hastalarının tedavisinde kullanılan yeni bir oral antihiperglisemik ajan sınıfının (AHA) ilk üyesidir. Tip 2 diyabet, yaşam boyu süren ve kronik tedavi ve yönetim gerektiren bir hastalıktır. Bu yüzden, daha yeni terapötik ajanların uzun dönemde güvenilirlik ve tolere edilebilirliğinin ayrıntılı değerlendirilmesi önemlidir. Bu analizin amacı, iki yıl süreli 12 büyük, çift-kör, Evre IIb ve III çalışmasından elde edilen verileri havuzlayarak sitagliptinin güvenilirlik ve tolere edilebilirliğini değerlendirmekti. Giriş: Oldukça seçici bir dipeptidil peptidaz-4 inhibitörü olan sitagliptin, tip 2 diyabet hastalarının tedavisinde kullanılan yeni bir oral antihiperglisemik ajan sınıfının (AHA) ilk üyesidir. Tip 2 diyabet, yaşam boyu süren ve kronik tedavi ve yönetim gerektiren bir hastalıktır. Bu yüzden, daha yeni terapötik ajanların uzun dönemde g ...
Debora Williams-Herman*, Elizabeth Round, Arlene S Swern,Bret Musser,Michael J Davies, Peter P Stein, Keith D Kaufman ve John M Amatruda

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Diyabette İleri Glikasyon Son Ürünlerinin Değerlendirilmesinin Klinik Önemi Diyabetin neden olduğu morbidite ve mortalitenin en önemli nedeni kardiyavasküler hastalıktır. İleri glikasyon son ürünlerinin (AGE’ler) özellikle diyabetteki aterosklerozda çok önemli bir rol oynadı- ğı ile ilgili kanıtlar giderek artmaktadır. AGE birikimi metabolik ve oksidatif stresin bir göstergesi oldu ğu için “metabolik belleği” de yansıtıyor olabilir. Ayrıca artmış AGE birikmesinin diyabetteki kardiyovasküler komplikasyonların ortaya çıkması ile yakın bağlantısı bulunmaktadır. Diyabetin neden olduğu morbidite ve mortalitenin en önemli nedeni kardiyavasküler hastalıktır. İleri glikasyon son ürünlerinin (AGE’ler) özellikle diyabetteki aterosklerozda çok önemli bir rol oynadı- ğı ile ilgili kanıtlar giderek artmaktadır. AGE birikimi metabolik ve oksidatif stresin bir göstergesi oldu ğu için “metabol ...
Robbert Meerwaldt *;Thera Links**, Clark Zeebregts***, Rene Tio****, Jan-Luuk Hillebrands***** ve Andries Smit******

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Otizm İçin Gen Terapisi Otizm yelpazesindeki bozukluklar (ASD: Autism spectrum disorders), bir grup nöregelişimsel durumları kapsar ve insidansı epidemik boyutlara ulaşmaktadır: Yaklaşık her 166 çocuktan biri etkilenmiştir. Otistik bozukluk ya da otizm, otizm yelpazesindeki bozuklukların en yaygın biçimidir. Hernekadar çeşitli nörofizyolojik değişiklikler otizmle bağlantılandırılmışsa da, immün bozukluklar ile nöral hipoperfüzyon geniş ölçüde ilgili görünmektedir. Bunlar nedensel gibi görünmektedir, çünkü değişen inşamatuvar yanıt ile hipoperfüzyon ve oluşan belirtiler arasında bir korelasyon bildirilmiştir. İki bozulmuş immün durum olan Crohn hastalı ğı ve grefte karşı konak hastalığının tedavisinde mezenkim kök hücreleri kullanılmasına yönelik klinik araştırmaların son evrelerine gelinmiştir. Otizm yelpazesindeki bozukluklar (ASD: Autism spectrum disorders), bir grup nöregelişimsel durumları kapsar ve insidansı epidemik boyutlara ulaşmaktadır: Yaklaşık her 166 çocuktan biri etkilenmiştir. Otistik bozukluk ya da otizm, otizm yelpazesindeki bozuklukların en yaygın biçimidir. Hernekadar çeşitli nörofizyolojik değişiklikler oti ...
Thomas E Ichim [1],Fabio Solano [2],Sduardo Glenn [2],Frank Morales [2],Leonard Smith [2],George Zabrecky [3]ve Neil H. Riordan* [1

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Travma Hastalarında Gözden Kaçan Yaralanmalar: Literatürün Gözden Geçirilmesi Giriş: Gözden kaçan yaralanmalar ve gecikmiş tanılar çoklu travması olan hastaların tedavisinde hala sık karşılaşılan sorunlardır. Bundan dolayı klinik olarak anlamlı gözden kaçan yaralanmaların, buna katkıda bulunan faktörler ve seyirlerinin insidansını bildiren devam etmekte olan bildirimler travma bakımının kalitesini geliştirmek için gereklidir. Yöntemler: Travmadan sonra gözden kaçan yaralanmalar ile ilgili olan yazılar gözden geçirildi. Giriş: Gözden kaçan yaralanmalar ve gecikmiş tanılar çoklu travması olan hastaların tedavisinde hala sık karşılaşılan sorunlardır. Bundan dolayı klinik olarak anlamlı gözden kaçan yaralanmaların, buna katkıda bulunan faktörler ve seyirlerinin insidansını bildiren devam etmekte olan bildirimler travma bakımının kalitesini geliştirmek iç ...
Roman Pfeifer* ve Hans-Christoph Pape

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Brachyspira Pilosicoli Kan Dolaşımı İnfeksiyonu:Olgu Sunumu ve Yayınların Gözden Geçirilmesi Brachyspira pilosicoli insan ve hayvanlarda barsak spiroketozu etkenlerinden biridir ve nadiren bakteriyemi nedeni olarak saptanmaktadır. Burada kardiyojenik şok tablosunda olan 53 yaşında bir erkek hastada B. pilosicoli spiroketemisini sunacağız. Bu bakteri olasılıkla barsaktan yer değişimi sonrası kanda saptanmı ştır. Beş gün inkübasyon sonrası kan kültürleri pozitişeşti (hastanın ölümünden bir gün sonra), bu durum bu tür bir bakterinin izole edilmesindeki güçlüğü göstermektedir. Moleküler yöntemlerle saptama yapılabilmiştir (16S rRNA dizini). Brachyspira pilosicoli insan ve hayvanlarda barsak spiroketozu etkenlerinden biridir ve nadiren bakteriyemi nedeni olarak saptanmaktadır. Burada kardiyojenik şok tablosunda olan 53 yaşında bir erkek hastada B. pilosicoli spiroketemisini sunacağız. Bu bakteri olasılıkla barsaktan yer değişimi sonrası kanda saptanmı ştır. Beş gün inkübas ...
Lilia Bait-Merabet1, Arnaud Thille2, Patrick Legrand1, Christian Brun-Buisson2 ve Vincent Cattoir*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız