Yayımlanmış Sayılar:

 

Sayı: 299  Nisan 2009 

Makale Özetleri için Tıklayın.
Ön bilgi: Dermatomiyozit idiyopatik inşamasyonlu bir miyopatidir; sıklıkla altta yatan bir malign hastalı- ğa eşlik eder. Yaygınlık oranı toplum genelinde yaklaşık olarak 100,000’de 1’dir ve kanser bulgusu olmadı- ğında daha da nadir görülür

Dermatomiyozit ve supraventriküler taşikardi

Ön bilgi: Dermatomiyozit idiyopatik inşamasyonlu bir miyopatidir; sıklıkla altta yatan bir malign hastalı- ğa eşlik eder. Yaygınlık oranı toplum genelinde yaklaşık olarak 100,000’de 1’dir ve kanser bulgusu olmadı- ğında daha da nadir görülür. Dermatomiyozit nadiren miyokard kası lişerini tutar, bunun yanında kalp ritim bozuklukları ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Olgu sunumu: Sunulan genç kadın hastada dermatomiyozit öyküsü bilinmektedir ve hastalığı alevlendiği için hastaneye başvurmuştur. Aynı zamanda çarpıntı nöbetlerinden yakınmaktadır. Telemetri izleminde ortaya çıkan çeşitli supraventriküler taşikardi nöbetlerinde kalp hızı dakikada 220 atıma ulaşmaktadır. Sonuç: Kalp tutulumu dermatomiyozitte çok az görülür, ancak iyi bilinen bir durumdur. Çarpıntıları olan dermatomiyozit hastaları Holter monitörüyle izlemelidir ve anlamlı bir ritim bozukluğu bulunduğunda uygun tedaviye başlanmalıdır.

Abhijeet Dhoble*,Chethan Puttarajappa ve Alan Neiberg

Kapak Resmi:
13 Kasım 2008 International Archives of Medicine 2008, 1:25 doi:10.1186/1755- 7682-1-25

Diğer Tıp Dergilerimiz



 BU SAYIMIZDA

Diyabetik Böbrek Hastalığının Erken Dönemde Belirlenmesinin ve Yönetilmesinin Gerekçeleri ve Yöntemleri Diyabetik böbrek hastalığı (DBH) diyabetes mellitus tanısı konan hastaların yaklaşık olarak %20 ila %40’ında ortaya çıkmaktadır ve ABD’deki kronik böbrek hastalığının ve son evre böbrek hastalığının en önde gelen nedenidir. Amerikan Diyabet Birliği ve Ulusal Böbrek Vakfı diyabetik hastalarda yıllık tarama yapılmasını önermekle birlikte DBH diyabet topluluğunda hala yeterince tanı almamaktadır. Uygun bir yönetimin en yaşamsal gereği sağlık çalışanlarının diyabetik nefropatiye erken dönemde tanı koymasıdır. Diyabetik böbrek hastalığı (DBH) diyabetes mellitus tanısı konan hastaların yaklaşık olarak %20 ila %40’ında ortaya çıkmaktadır ve ABD’deki kronik böbrek hastalığının ve son evre böbrek hastalığının en önde gelen nedenidir. Amerikan Diyabet Birliği ve Ulusal Böbrek Vakfı diyabetik hastalarda yıllık tarama yapılmasını önerme ...
Brian Radbill, MD;Barbara Murphy, MD ve Derek Lerouth, MD,PHD*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Şiddetli Astım ve Omalizumab Seçeneği Atopik hastalıklar küresel ölçekte kayda değer bir hızla artmaya devam etmektedir. Bugün artık astı- mın, solunum yollarının bir kronik inşamatuar hastalığı olduğu iyi bilinmektedir. Birçok hastada inşamatuar süreç, immünoglobulin E (IgE) bağımlı bir olay tarafından yönlendirilir. Allerjene ve IgE’ye yanıt olarak mast hücresi aktivasyonu ve aracıların salınması, en sonunda B lemfosit, T lemfosit, eozinofil, fibroblast, düz kas hücresi ve endotel aktivasyonuna neden olan bir olaylar dizisiyle sonuçlanı r. Bu karmaşık hücresel etkileşim, sitokinlerin, kemokinlerin ve büyüme faktörlerinin salınması ve havayollarının inşamatuar yeniden biçimlenmesi kronik astıma yol açar. Atopik hastalıklar küresel ölçekte kayda değer bir hızla artmaya devam etmektedir. Bugün artık astı- mın, solunum yollarının bir kronik inşamatuar hastalığı olduğu iyi bilinmektedir. Birçok hastada inşamatuar süreç, immünoglobulin E (IgE) bağımlı bir olay tarafından yönlendirilir. Allerjene ve IgE’ye yanıt olarak mast hücresi akt ...
Christopher WT Miller1,Narayanas wamy Krishnaswamy2,Chambless Johnston1 ve Guha Krishnaswamy*

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Gebelikteki geçici osteoporoza bağlı olarak gelişen bilateral femoral boyun kırığı: bir olgu bildirimi Gebelikteki geçici osteoporoza ikincil olarak gelişen ve iyonizan radyasyondan gebelikte kaçınılması nedeniyle ancak doğumdan sonra tanı konulabilen bilateral femoral boyun kırığı olgusu anlatılmıştır. Bu kırıkları n gebelikteki geçici osteoporoza ikincil olarak geliştiği kabul edilmiş ve tedavisi gecikmiş tanıya rağmen internal fiksasyonla başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Gebelikteki geçici osteoporoza ikincil olarak gelişen ve iyonizan radyasyondan gebelikte kaçınılması nedeniyle ancak doğumdan sonra tanı konulabilen bilateral femoral boyun kırığı olgusu anlatılmıştır. Bu kırıkları n gebelikteki geçici osteoporoza ikincil olarak geliştiği kabul edilmiş ve tedavisi gecikmiş tanıya rağmen internal fiksas ...
Charles A Willis-Owen*, Jas S Daurka,Alvin Chen ve Angus

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Tütün Bağımlılığının Tedavisi Bu bildiriyi derledikten sonra okuyucu aşağıdakileri yapabilecektir (1) sigarayı bırakma için güdülendirme sağlamak ve bir tedavi planı geliştirmek hedefiyle hastalarla diyalog kurabilecek; (2) sistemik taramayı, davranış değişikliği güdülemesini, hastaların gereksinimlerini ve seçimlerini hedef alan ilaç tedavisini, sürekli destek sağlayan stratejileri ve hastalık tekrarlamasının etkin şekilde ele alınmasını kapsayan bir kronik hastalık modeline tütün bağımlılığı tedavisini dahil edebilecek ve (3) hastalar için ilaç tedavisi seçeneklerini tanımlayıp uygun kullanım, olası istenmeyen etkiler ve maliyet konularını tartışabileceklerdir. Bu bildiriyi derledikten sonra okuyucu aşağıdakileri yapabilecektir (1) sigarayı bırakma için güdülendirme sağlamak ve bir tedavi planı geliştirmek hedefiyle hastalarla diyalog kurabilecek; (2) sistemik taramayı, davranış değişikliği güdülemesini, hastaların gereksinimlerini ve seçimlerini hedef alan ilaç tedavisini, sürekli destek sağ ...
Michael V. Burke, EDD;Jon O. Ebbert, MD, Msc ve J. Taylor Hays, MD

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız

Salmeterol + Fluticasone Propionate Tedavisine Karşı Fluticasone Propionate + Montelukast: Astımda Hava Yolu İnflamasyonu Üzerindeki Etkilerin Araştırıldığı Randomize Kontrollü Bir Çalışma Ön bilgi: Bazı çalışmalarda düşük doz inhale kortikosteroitlerle yeterince kontrol altına alınamayan astım hastalarında tedavi stratejileri karşılaştırılmıştır ve farklı tedavilerin hava yolu inşamasyonu üzerindeki etkileri konusunda elimizde yeterince bilgi bulunmamaktadır. Bu çift kör, plasebo kontrollü, paralel grup çalı şmasında, salmeterol + şuticasone propionate (FP) (Seretide™; SFC) ve FP + montelukast’ın (FP/M) erişkin astım hastalarında balgam inşamasyon belirteçleri, hava yolu yanıtı, akciğer fonksiyonu ve belirtiler üzerindeki etkilerini karşılaştırdık. Yöntmler: Çalışmada 66 olgu 12 hafta boyunca SFC ya da FP/M tedavi gruplarına randomize edildi. Ön bilgi: Bazı çalışmalarda düşük doz inhale kortikosteroitlerle yeterince kontrol altına alınamayan astım hastalarında tedavi stratejileri karşılaştırılmıştır ve farklı tedavilerin hava yolu inşamasyonu üzerindeki etkileri konusunda elimizde yeterince bilgi bulunmamaktadır. Bu çift kör, plasebo kontrollü, paralel grup çalı şmasında, s ...
Ian Pavord*1,Ashley Woodcock2,Debbie Parker1,Leanne Rice3

Tam metni görmek için giriş yapmalısınız.
Yazının özetini görmek için tıklayınız